Pazar, Ağustos 1, 2021

Türk Edebiyatı Tarihi Bibliyografyası (Hikmet Altunçizme)

Edebiyat Tarihi Nedir?
Edebiyat tarihi; bir milletin ya da topluluğun içerisinde, edebî bir faaliyet sonucunda oluşturulan edebî eserleri; o eserlerin yazıldığı toplumun ve dönemin zihniyetini, siyasi, sosyo-ekonomik ve psikolojik mahiyetlerini dikkate alarak, nesnel-tarihçi bakış açısı ve tenkitçi-tahlilci metotla; edebi eserin ana malzemesi olan dili, varsa eserin dâhil olduğu yahut etkilendiği edebi akımların eser üzerindeki etkisini; eserleri üreten sanatçıların şahsi ve edebî hayatlarını merkeze yerleştirerek ve tarihî süreç içerisinde kronolojiyi esas alarak, ele alınan edebiyatın duygu ve düşüncede izlediği yolu, geçirdiği evreleri tanıtmak amacıyla; bir yöntem ve disiplin çerçevesinde inceleyen ve tasniflendiren bilim dalıdır.

Türk Edebiyatında “Edebiyat Tarihi” Bibliyografyası

Ferhan OĞUZKAN, Türk Edebiyatı Tarihi (Tanzimat’a kadar), İstanbul, Şaka Basımevi, 1949.
Abdülhalim MEMDUH, Tarih-i Edebiyat-ı Osmâniye, İstanbul, Ohennes Matbaası, H.1303/M.1888.
Agâh Sırrı LEVEND, Edebiyat Tarihi Dersleri (Birinci cilt Tanzimat’a kadar), İstanbul, Maarif Matbaası, 1932.

Agâh Sırrı LEVEND, Edebiyat Tarihi Dersleri (İkinci cilt Tanzimat Edebiyatı), İstanbul, Kanaat Kitabevi, 1934.

Agâh Sırrı LEVEND, Edebiyat Tarihi Dersleri (Üçüncü cilt Servet-i Fünûn Edebiyatı), İstanbul, Kanaat Kitabevi, 1938.

Agâh Sırrı LEVEND, Türk Edebiyatı Tarihi, İstanbul, Dergâh Yayınları, 2014

Ahmet ATİLLA- Ahmet KARTAL, Eski Türk Edebiyatı Tarihi, İstanbul, Dergâh Yayınları, 2007.
Ahmet Hamdi TANPINAR, XIX. Asır Türk Edebiyatı Tarihi, İstanbul, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınları, 1956.
Ahmet KABAKLI, Türk Edebiyatı 5 cilt, İstanbul, Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları, 2002.
Ahmet OKTAY, Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı 1923-1950, Ankara, Kültür Bakanlığı, 1993.
Alemdar YALÇIN, Meşrutiyette Tiyatro Edebiyatı Tarihi, Akçağ Yayınları, 2002
Ali Ekrem BOLAYIR, Türk Edebiyat Tarihi (Devr-i Cedit), İstanbul, Darülfünun Matbaası, 1923.
Ali İhsan KOLCU, Tanzimat Edebiyatı 1 Şiir, Erzurum, Salkımsöğüt Yayınları, 2013.
Ali İhsan KOLCU, Tanzimat Edebiyatı 2 Hikâye ve Roman, Erzurum, Salkımsöğüt Yayınları, 2013.
Ali İhsan KOLCU, Servet-i Fünûn Edebiyatı, Erzurum, Salkımsöğüt Yayınları, 2013.
Ali İhsan KOLCU, Cumhuriyet Devri Edebiyatı 1 Şiir, Erzurum, Salkımsöğüt Yayınları, 2013.
Ali İhsan KOLCU, Cumhuriyet Devri Edebiyatı 2 Hikâye ve Roman, Erzurum, Salkımsöğüt Yayınları, 2014.
Ali İhsan KOLCU, Çağdaş Türk Dünyası Edebiyatı, Erzurum, Salkımsöğüt Yayınları, 2013.
Cafer ŞEN, Fecr-i Âti Edebiyatı Tespit, Tahlil, Tenkit, Ankara, Gazi Kitabevi, 2006.
Celal Tahsin BORAN, Edebiyat Tarihi Dersleri.
Cevdet KUDRET, Örnekli Türk Edebiyatı Tarihi, Ankara, Kültür Bakanlığı Başvuru Kitapları, 1995.
Faik REŞAT, Tarih-i Edebiyat-ı Osmaniye, İstanbul, Dersaadet Kitabevi, 1911.
Gıyasettin AYTAŞ, Tanzimatta Tiyatro Edebiyatı Tarihi, Akçağ Yayınevi, 2002
Faruk Kadri TİMURTAŞ, Tarih İçinde Türk Edebiyatı, Ankara, Akçağ Yayınları, 2005.
Hıfzı Tevfik GÖNENSAY- Nihat Sami BANARLI, Türk Edebiyatı Tarihi (Başlangıcından Tanzimat’a kadar), İstanbul, Remzi Kitabevi,1942.
Hıfzı Tevfik GÖNENSAY, Türk Edebiyatı Tarihi (Tanzimat’tan zamanımıza kadar) İstanbul, Remzi Kitabevi, 1944.
Hürriyet Gazetesi Yayınları, Türk Edebiyatı Tarihi.
Hüseyin Nihal ATSIZ, Türk Edebiyatı Tarihi ( En eski çağlardan başlayarak Büyük Selçukluların sonuna kadar), İstanbul, Işık Basımevi, 1943.
Hüseyin TUNCER, Arayışlar Devri Türk Edebiyatı 1 Tanzimat Edebiyatı, İzmir, Akademi Kitabevi, 1996.
Hüseyin TUNCER, Arayışlar Devri Türk Edebiyatı 2 Servet-i Fünûn Edebiyatı, İzmir, Akademi Kitabevi, 1998.
İbrahim Necmi DİLMEN, Tarih-i Edebiyat Dersleri 2 cilt, İstanbul, Matbaa-ı Âmire, 1922.
İbrahim Necmi DİLMEN, (Toplayan: Zeynep Dengi),Tanzimat Edebiyatı Tarihi Notları, Ankara, Alâeddin Kıral Basımevi, 1942.
İnci Enginün, Yeni Türk Edebiyatı Tanzimat’tan Cumhuriyet’e (1839-1923), İstanbul, Dergâh Yayınları, 2012.
İnci ENGİNÜN, Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı, İstanbul, Dergâh Yayınları, 2014.
İsmail ÇETİŞLİ vd, İkinci Meşrutiyet Dönemi Türk Edebiyatı, Ankara, Akçağ Yayınları, 2007.
İsmail Habip SEVÜK, Türk Teceddüt Edebiyatı Tarihi, İstanbul, Matbaa-ı Âmire, 1924.
İsmail Habip SEVÜK, Edebi Yeniliğimiz, İstanbul, Remzi Kitabevi, 1939.
İsmail Habip SEVÜK, Yeni Edebi Yeniliğimiz, İstanbul, Remzi Kitabevi, 1940.
İsmail Habip SEVÜK, Avrupa Edebiyatı ve Biz, İstanbul, Remzi Kitabevi, 1940.
İsmail Hikmet ERTAYLAN, Azerbaycan Edebiyat Tarihi, Bakü, Âzer-neşir, 1928.
İsmail Hikmet ERTAYLAN, Çağatay Edebiyatı.
İsmail Hikmet Ertaylan, Türk Edebiyatı Tarihi (XIX. Yüzyıldan Meşrutiyet Devrinde Hececilere Dek 4. cilt), Bakü, Âzer-neşir, 1925-1926.
İsmail PARLATIR vd, Servet-i Fünûn Edebiyatı, Ankara, Akçağ Yayınları, 2006.
İsmail PARLATIR vd, Tanzimat Edebiyatı, Ankara, Akçağ Yayınları, 2006.
Kenan AKYÜZ, Modern Türk Edebiyatının Ana Çizgileri, İstanbul, İnkılap Yayınları, 1995.
KOMİSYON, Türk Dünyası Edebiyat Tarihi 9 cilt, Ankara, Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı Yayınları, 2007.
KOMİSYON, Türk Dünyası Edebiyatçıları Ansiklopedisi 8 cilt, Ankara, Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı Yayınları, 2010.
Köprülü-zâde Mehmed FUAT, Türk Edebiyatı Tarihi, İstanbul, Millî Matbaa, 1926.
Köprülü-zâde Mehmed FUAT, Türk Tarih-i Edebiyat Dersleri, İstanbul,1913.
Köprülü-zâde Mehmed FUAT, Türk Tarih-i Edebiyat Derslerinden, İstanbul, 1913.
Köprülü-zâde Mehmed FUAT, Şahabettin SÜLEYMAN, Yeni Osmanlı Tarih-i Edebiyatı, İstanbul, Tefeyyüz Kitabevi, 1913.
Mahir ÜNLÜ-Ömer ÖZCAN, Yüzyıl Türk Edebiyatı, İstanbul, İnkılap ve Aka Yayınları, 1987.
Mehmet HAYRETTİN, Tarih-i Edebiyat Dersleri, Konya, Vilâyet Matbaası, 1912.
Mehmet Öcal OĞUZ vd, Türk Halk Edebiyatı El Kitabı, Ankara, Grafiker Yayınları, 2005.
Mine MENGİ, Eski Türk Edebiyatı Tarihi, Ankara, Akçağ Yayınları, 2007.
Mustafa Nihat ÖZÖN, Metinlerle Muasır Türk Edebiyatı Tarihi, İstanbul, Devlet Basımevi, 1934.
Mustafa Nihat ÖZÖN, Son Asır Türk Edebiyatı Tarihi, İstanbul, Maarif Matbaası, 1941.
Muvaffak Hüsnü BENDERLİ, Edebiyat ve Edebiyat Tarihi El Kitabı, İstanbul, Cumhuriyet Kütüphanesi,1937.
Necla PEKOLCAY, İslami Türk Edebiyatı, İstanbul, İrfan Yayınevi, 1975.
Nihat Sami BANARLI, Resimli Türk Edebiyatı Tarihi 2 cilt (Destanî devirlerden zamanımıza kadar),İstanbul, Yedügün Yayınları, 1947-1948.
Orhan OKAY, Batılılaşma Devri Türk Edebiyatı, İstanbul, Dergâh Yayınları, 2012.
Orhan Rıza AKTUNÇ, Türk Edebiyatı Tarihi, İstanbul, Suhulet Basımevi, 1934.
Önder GÖÇGÜN, Belgelerle Yeni Türk Edebiyatı Tarihi, Ankara, Nisan Kitabevi, 2007.
Ramazan KORKMAZ vd, Yeni Türk Edebiyatı El Kitabı 1839-2000, Ankara, Grafiker Yayınları, 2012.
Rauf MUTLUAY, 50 Yılın Türk Edebiyatı, İstanbul, İş Bankası Yayınları, 1976.
Saadettin Nüzhet ERGUN, Tanzimata Kadar Muhtasar Türk Edebiyatı Tarihi ve Numuneleri,İstanbul, Suhulet Kitabevi, 1931.
Seyit Kemal KARAALİOĞLU, Resimli Motifli Türk Edebiyatı Tarihi 4 cilt, İstanbul, İnkılap ve Aka Yayınları, 1982.
Şahabettin SÜLEYMAN, Tarih-i Edebiyat-ı Osmâniye, İstanbul, Sancakyan Matbaası, 1911.
Şükran KURDAKUL, Çağdaş Türk Edebiyatı 4 cilt, Ankara, Bilgi Yayınevi, 1994.
Tahir OLGUN, Türk Edebiyatına Dair Manzum Bir Muhtıra (1931’de tamamlanmış olan bu eser, basılmamış, el yazısıyla kalmıştır.)
Talat Sait HALMAN vd, Türk Edebiyatı Tarihi, Ankara, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları, 2006.
Vasfi Mahir KOCATÜRK, Büyük Türk Edebiyatı Tarihi (Başlangıçtan bugüne kadar), Ankara, Edebiyat Yayınevi, 1964.

 

Türk Edebiyatı Tarihi Çalışmalarında Bazı Eserlerin İncelenmesi

Agâh Sırrı LEVEND – Türk Edebiyatı Tarihi

İlk baskısı Türk Tarih Kurumu Yayınları tarafından 1973 yılında yapılmıştır.

İçindekiler kısmından sonra ise Agâh Sırrı Levend’in kitap için yazdığı “Ön söz” bulunmaktadır. Bu bölümde eserin müellifi eserin toplamda altı cilt olacağını belirtmiş ancak ömrü yetmediği için eserin ancak birinci cildini yayımlayabilmiştir. Yine bu ön sözden müellifin altı cilt olarak tasarladığı bu çalışmayı bitirdikten sonra dört ciltlik bir antoloji yazmayı tasarladığını da öğreniyoruz. Eserdeki bu ön söz bölümünden sonra bir de kısaltmalar bölümü mevcuttur.

Eser tarihi dört bölümden oluşmaktadır:

Birinci bölüm: “Edebiyat Tarihimizin Başlıca Sorunları”

İkinci bölüm: “Edebiyat Tarihçisi Gözüyle Edebî Eserlerimiz”

Üçüncü bölüm “Arap ve Fars Edebiyatları”

Dördüncü bölüm ise “Edebiyat Tarihimizin Kaynakları” adını taşımaktadır.

Eserin birinci bölümü “Edebiyat Tarihimizin Başlıca Sorunları” başlığını taşımaktadır. Bu bölümde öncelikle edebiyat tarihi kavramının tanımı yapılmış daha sonra ise edebiyat tarihine yardımcı olan bilim dalları tanıtılmıştır. Türk edebiyatının başlangıcı olarak Orhun Abidelerini gören müellif Türk edebiyatının “İslamlığın kabulüne dek Türk edebiyatı”, “İslam uygarlığı etkisi altında gelişen Türk edebiyatı”, “Batı uygarlığı etkisi altında gelişen Türk edebiyatı” olmak üzere üç büyük döneme ayrıldığını söylemiştir. Bu bölümünde işlenen alt başlıklar şunlardır: “Edebiyat Tarihi: Yaratıcı Kişiler”, “Edebiyat Tarihinin Yardımcıları: Biyografya –Bibliyografya – Filoloji-Metin Şerhi”, “Edebiyat Tarihinde Yöntem: Yöntem Ayrılığı -Eleştirme Yöntemleri”, “Türk Edebiyatı Tarihi: Türk Edebiyatı Tarihi Nereden Başlar? – Türk Edebiyatı Tarihi Nasıl Meydana Gelebilir? – Karşımıza Çıkacak Güçlükler – Türk Edebiyatı Tarihinin Devirlere Ayrılması – Ara Bölümler – Edebî Türler – Edebî Meslekler ve Yeni Zevkler”, “Ümmet Çağı Edebiyatının Üç Kolu: Halk – Sınıflar ve Tabakalar – Havas, Avam – Kümeler ve Çevreler – Ortak Esaslar – Küme Edebiyatları – Halk Edebiyatı ve Folklor”, “Ulusal Edebiyatların Sınırları”, “Kıyaslamalı Edebiyat”, “Türk Toplum Hayatı: Toplum ve Edebiyat”, “Toplumbilim Işığı Altında Türk Edebiyatı: Karşılıklı Etkiler – Esasda ve Sistemde Birlik”, “Ruhbilimin Işığı Altında Türk Edebiyatı”, “Yazarla Eser Arasındaki İlişkiler”, “Nazîre ve Cevap”, “Tercüme”, Türk Lehçeleri”, “Bibliyografya”.

Eserin “Edebiyat Tarihçisi Gözüyle Edebî Eserlerimiz” başlıklı ikinci bölümünde ise yazar Türk edebiyatındaki nazım biçimlerinden ve türlerinden ayrı ayrı başlıklar hakkında bahsetmiş ayrıca tarih ve tezkire gibi nesir türleri hakkında da bilgi vermiştir.

Eserin “Arap ve Fars edebiyatları” adını taşıyan üçüncü kısmında ise Arap ve Fars edebiyatındaki şiir ve nesrin gelişimi üzerinde durulmuş daha sonra bu edebiyatlarda ön plana çıkan edebi türler hakkında bilgiler verilerek açıklanan türde eser kaleme almış müelliflerin isimleri zikredilmiştir.

Eserin dördüncü bölümü “Türk Edebiyatı Tarihine Giriş: Edebiyat Tarihimizin Başlıca Kaynakları” adını taşımaktadır. Bu bölüm eserin en hacimli bölümüdür. Aslında buraya kadar hakkında söz söylenilen konular doğrudan Türk edebiyatı tarihi ile ilgili hükümleri içermemekteydi. Buraya kadar anlatılanlar adeta bizi bu bölümde anlatılanlara hazırlayıcı bir özelliğe sahiptir. Bu bölümde ise “Ümmet Çağı Edebiyatının Kaynakları” başlığı altında şuara tezkireleri hakkında bilgiler verilmiştir. Daha sonra ise padişahlar, sadrazamlar, şeyhülislamlar, kaptan paşalar, reisülküttablar, darüsseâde ağaları için yazılmış eserler tanıtılmıştır. Bundan sonra ise başlıca Osmanlı tarihleri tanıtılmış sonrasında ise enderunda ve illerde yetişen şairler tanıtılmıştır. Eserin son kısmında ise “Edebiyat Tarihi” başlığı altında Türk edebiyatı tarihi olma özelliğini taşıyan eserler tanıtılmış ve haklarında detaylı bilgiler verilmiştir. Eserin bu bölümünde en son 1969 yılına ait Hürriyet gazetesi yayınları tarafından çıkarılan ve yazarı bilinmeyen bir edebiyat tarihi tanıtılmış bu tarihten sonra yayımlanmış edebiyat tarihlerine değinilmemiştir.

Eserin önemli olmasının asıl sebebi bir kültür tarihi niteliğinde olması ve eserleri, şahsiyetleri kültür dairesinde işlemesidir.

Ahmet Hamdi Tanpınar – Asır Türk Edebiyatı Tarihi
“Giriş” bölümünde Tanpınar’ın Divan edebiyatı hakkındaki görüşlerini görmekteyiz. Tanpınar bu bölümde Divan sanatçılarının tercih ettiği dil yüzünden edebiyatımızda Tanzimat’a kadar bir zevk ve dil ikiliğinin doğduğunu söylemiştir. Tanpınar ayrıca divan şiirindeki hayal dünyası anlayışından bu arada saray istiaresinden de bu bölümde bahsetmiş ve edebiyatımızdaki nesir alanındaki eksikliklere de vurgu yapmıştır.

“Garplılaşma Hareketine Umumî Bir Bakış” bölümünü yazarımız üç alt başlıkta incelemiştir: Başlangıçtan 1789’a Kadar, İkinci Safha:1789-1807, XIX.Asırda Garplılaşma Hareketi:1826-1839.

“Başlangıçtan 1789’a Kadar” başlıklı alt bölümde Avrupa ile ilk temaslarımıza değinilmiş bu ilk temasların siyasi hadiseler dışında memleketimize gelen Avrupalılar tarafından idare edildiği ve Avrupa’yı alt üst eden Rönesans hareketlerine meçhul kaldığımız vurgulanmıştır.

“İkinci Safha 1789-1807” başlıklı alt bölümde Osmanlı coğrafyasındaki müesseselerin Avrupalılaştırma fikrinin bu dönemde ortaya çıktığı vurgulanarak tarihi hadiselere genişçe yer verilmiştir.

“XIX. Asırda Türk Edebiyatı” bölümü kendi içinde iki alt bölüme ayrılmıştır. XIX. Asrın İlk Yarısında Türk Edebiyatı adını taşıyan bu ilk alt bölümde Divan şiiri ile ilgili değerlendirmeler yapılmış ayrıca Vâsıf-ı Enderûnî, İzzet Molla ve Âkif Paşa gibi sanatçılar tanıtılmıştır. Tanpınar buradaki değerlendirmelerine halk şiiri ile devam etmiş burada da Emrah, Dertli, Zihnî, Seyranî, Dadaloğlu gibi halk sanatçılarını tanıtmış. Şiirle ilgili değerlendirmeler yaptığı bu bölümde nesir anlayışını da unutmamış bu kısımda da Mustafa Sâmi Efendi’yi tanıtmıştır.

“Tanzimat Seneleri” bölümünde ise tarihi olaylar hakkında yeniden detaya girilmiş Tanzimat Fermanı ve bunun Osmanlı Devleti’ne kazandırdıkları üzerine İstanbul’da hayatın değişmesi üzerine, Reşit Paşa ve dairesi üzerine ayrıntılı açıklamalarda bulunulmuş, tiyatro türlerinin ve diğer Batılı türlerin edebiyatımızda görülmesinden bahsedilmiştir.  Osmanlı Devleti’nin kurtuluşuna çare olarak düşünülen Osmanlıcılık, İslamcılık, Medeniyetçilik gibi fikir akımları da bu bölümde anlatılmıştır.

“Yeniliğin Üç Büyük Muharriri” başlığı altında Ahmet Cevdet Paşa, Münif Paşa ve İbrahim Şinasi Efendi’nin hayatı, edebiyatımızdaki önemi ve eserleri üzerinde geniş açıklamalar yapılmıştır.

“Şinasi’den Sonra Yeni Osmanlılar Cemiyeti” başlıklı bölümde tarihi hadiselere yeniden ağırlık verilmiş, Abdülaziz Devri Türkiye’si hakkında açıklamalar yapılmış, Mustafa Fâzıl Paşa’dan, Yeni Osmanlılardan ve siyasi muhitlerden, Avrupa’da yapılan mücadelelerden, Ali Suavi Efendi’den, Rejim meselesi ve Hilâfet müessesesinden, Ali Suavi’nin Türk tarihi ve dil meselesine yaklaşımından bahsedilmiştir.

“Şinasi’den Sonra Nevilerin Gelişmesi 1851-1885” başlıklı bölümde ise şu konular ele alınmıştır: Gazete ve gazete okuyucusu, Şiir, Tiyatro Nevinin Girmesi ve Gelişmesi, Hikâye ve Roman, Tenkit ve deneme. Bu bölümdeki göze çarpan değerlendirmelerden biri tiyatro üzerine olanıdır. Tanpınar bizde Batılı anlamda tiyatro eserlerinden önce bu ihtiyacı karşılayan ortaoyunu gibi eserlerin hakiki tiyatro ile hiçbir alakasının olmadığını söylemiştir.

“Şinasi’nin Yanı Başında Ziya Paşa” başlıklı bölümden itibaren artık Tanpınar edebi değerlendirmelerini şahsiyetler üzerinden yapacaktır. Bu bölümde Ziya Paşa’nın hayatı şiirleri, mensur eserleri, Şiir ve İnşa makalesi, Harâbat Mukaddimesi eserlerden örnekler de verilerek detaylı bir şekilde anlatılacaktır. Ancak söylemek durumundayız ki Tanpınar sanatçıların hayatını verirken bize göre çok fazla detaya inmiştir.

“Şinasi’den Sonra Nâmık Kemal” bölümünde Nâmık Kemal’le ilgili değerlendirmeler yapılmış Namık Kemal’in hayatı, Avrupa macerası, gazetecilik faaliyetleri, şiirleri, tiyatroları, romanları, biyografileri, tarih çalışmaları, fikirleri ve üslubu hakkında geniş açıklamalarda bulunulmuştur.

“Namık Kemal’in Yanı Başında Ahmed Midhat Efendi” başlıklı bölümde Ahmet Midhat’ın hayatı, romancılık anlayışı, Felatun Bey’le Rakım Efendi romanı ve tiyatroları değerlendirilmiştir.

“Namık Kemal’den Sonra Recâizâde Mahmud Ekrem Bey” bölümünde Recâizâde’nin hayatı, şiirleri ve şiir anlayışı, hikâye ve tiyatroları ve Zemzeme mukaddimesi hakkında geniş bilgiler verilmiştir. Tanpınar burada Recâizâde’nin şiir anlayışı konusunda “Recâizâde bazı his dalgalanmalarını şiir zannetmiştir.” diyerek Recâizâde’nin şiir anlayışını beğenmediğini ortaya oyacaktır.

“Namık Kemal’den Sonra Abdülhak Hâmid” başlıklı bölümde ise sanatçının hayatının şiirlerinin ve tiyatrolarının detaylarıyla işlendiğini görmekteyiz.

“Eski ile Yeni Arasında Muallim Naci Efendi” bölümünde Muallim Naci’nin hayatı, şiirleri ve mensur eserleri değerlendirilmiştir.

Kitabın sonunda kaynakça ve dizin bulunmaktadır.

Eserin başarılı olmasının esas nedeni; olayların, bağlantıların ve değerlendirmelerin nitelikli olarak sunulması, yazarın sübjektif kalma endişesini ortadan kaldırarak eserler hakkında açıklayıcı yorumlar yapması ve yine buna bağlı olarak bir çok meselenin iç yüzünü aktarmasıdır. Öte yandan Tanpınar’ın yalnıza Türk edebiyatına değil, Dünya edebiyatlarına; hatta diğer sanat dallarına ve estetiğe de hakim olması dış tesirleri saptayabilmesini ve disiplinler arası yaklaşımlarda bulunabilmesini sağlamıştır.

Kenan AKYÜZ, Modern Türk Edebiyatının Ana Çizgileri
Eser ilk olarak Türk kültürü üzerine Batı’da yayımlanan “Philologia Turcicae Fundamenta”da Fransızca olarak yer almış, Türkçe tercümesi ise aynı sene, Dil Tarih Coğrafya Fakültesi yayınlarının çıkardığı Türkoloji dergisinde yayımlanmıştır. Bu konuda Kenan Akyüz’ün oğlu olan R.A. eserin içerik ve kapsam olarak bir dergi sınırını aştığını belirterek eserin üçüncü baskıdan itibaren kitap halinde yayımlandığını belirtmiştir. Biz incelememizde eserin İnkılâp Yayınevi tarafından basılan 18. baskısını göz önünde bulundurduk. Elimizdeki kitap 270 sayfadır. Eserde Modern Türk edebiyatının tasnifi yapılırken devirler ve o devirlerde etkili olan edebi anlayışlar merkeze alınmıştır. Burada esere yönelik tarafımızdan bir eleştiri olacaktır. Eser anlatmak istediği konularda edebiyat tarihinden beklenen detaya fazla inmemekte bu özelliğiyle adeta lise öğrencilerinin ders kitabı şeklinde görünmektedir.

Eserde şu bölümler yer almaktadır: Ön Söz, Giriş, Tanzimat Devri Edebiyatı (1860-1896), Servet-i Fünûn Devri (1896-1901), Servet-i Fünûn Dışındaki Edebiyat, Fecr-i Âti Devri (1909-1913), Milli Edebiyat Devri (1911-1923). Görüldüğü üzere eser, Türk edebiyatının 63 yıllık edebi faaliyetlerini ortaya koymaya çalışmıştır. Ancak burada tarafımızdan itiraz edilen bir durum vardır. Servet-i Fünûn’dan ya da Fecr-i Âti’den bahsederken “Devir/Dönem” ifadelerini kullanmak bize göre yanlıştır. Çünkü Servet-i Fünun Dönemi dediğimizde 1896-1901 arasında edebi faaliyetleri olan tüm sanatçılar Servet-i Fünûn sanatçısıymış gibi görünmektedir. Oysa Servet-i Fünûn Edebi anlayışının egemen olduğu yıllarda yaşayan Hüseyin Rahmi, Mehmet Akif, Rıza Tevfik Bölükbaşı gibi sanatçılar eserlerini Servet-i Fünun anlayışından farklı bir anlayışla ortaya koymuşlardır. Bu sebeple Servet-i Fünûn Edebiyatı ya da Fecr-i Âti Edebiyatı demek daha tutarlı bir yaklaşım olacaktır.

“Ön Söz” bölümünde Kenan Akyüz’ün oğlu R.A. bu eserin geçmişe dönük olarak yayımlanma serüvenini anlatmıştır.

“Giriş 1718-1860” bölümünde Lale Devri’nden itibaren Osmanlı Devleti’ndeki Avrupalılaşma hareketlerine genişçe yer verilmiş bütün bunlarla yeni bir edebi anlayışın ülkemize hangi aşamalardan geçerek geldiği anlatılmak istenmiştir.

“Tanzimat Devri Edebiyatı 1860-1896” adlı bölümde Tanzimat edebiyatının başlangıcı olan 1860’tan Servet-i Fünun’un kurulduğu yıl olan 1896 yılları arasında edebi faaliyetlerini sürdüren edipler şiir, tiyatro, roman ve hikâye, mizah ve hiciv, edebi tenkit gibi türlerle ilişkilendirilerek anlatılmıştır. Yazar bu noktada ediplerin tüm eserlerini liste halinde vermeye de dikkat etmiştir.

“Servet-i Fünûn Devri 1896-1901” başlıklı bölümde Servet-i Fünûn edebiyatçılarının bir araya gelme serüveni anlatılmış daha sonra Servet-i Fünûn sanatçılarının şiir, tiyatro, roman ve hikâye, mizah ve hiciv, edebi tenkit anlayışları açıklanmış ve bu türlerde eser veren sanatçı her bir türün altında ayrı ayrı anlatılmıştır. Doğrusu bunun bir sıkıntı ve dağınıklık yarattığını da söylemek gerekir. Çünkü bu tercih yüzünden bir sanatçı hem şiirde hem hikâyede hem romanda ayrı ayrı anlatılmakta bundan ötürü sanatçı hakkındaki bilgiler dağılmaktadır. Öte yandan edebiyatımızda tenkidin Servet-i Fünûncular döneminde Batılı bir forma ulaştığını ve Servet-i Fünûncuların tenkit türünde önemli çalışmalar yaptığını göz önünde bulundurursak eserin Servet-i Fünûncular için ayrılmış olan tenkit bölümünün daha detaylı işlenmesi gerektiğini söylememiz gerekir.

“Servet-i Fünûn Dışındaki Edebiyat” bölümünde ise Servet-i Fünûn yıllarında yaşamış olmasına rağmen zevk ve edebi anlayış bakımından onlardan ayrılan Rıza Tevfik Bölükbaşı, İsmail Safa, Mehmet Celâl, Nigar Hanım, Mehmet Emin gibi müstakil sanatçılar yine şiir, roman, hikâye, tiyatro gibi edebi türlere bağlı kalınarak anlatılmıştır.

“Fecr-i Âti Devri 1909-1913” bölümünde de Fecr-i Âti edebiyatını hazırlayan siyasi ve sosyal şartlarla birlikte Fecr-i Ati Beyannâmesinin önemi üzerinde durulmuş son olarak da Ahmet Haşim, Tahsin Nahit, Şahabettin Süleyman, Müfid Ratip, İzzet Melih Devrim, Cemil Süleyman Alyanakoğlu gibi Fecr-i Âti sanatçıları yine edebi türler göz önünde bulundurularak ayrı ayrı anlatılmıştır.

“Milli Edebiyat Devri 1911-1923” bölümünde Milli edebiyatı hazırlayan siyasi ve sosyal şartlar anlatışmış, Milli edebiyatın edebi anlayışı ortaya koyulduktan sonra Ömer Seyfettin, Ali Canip Yöntem, Ziya Gökalp, Yahya Kemal Beyatlı, İbrahim Alaeddin Gövsa, Halid Fahri Ozansoy, Orhan Seyfi Orhon, Enis Behiç Koryürek, Yusuf Ziya Ortaç, Faruk Nafiz Çamlıbel, Aka Gündüz, gibi Milli edebiyat anlayışına bağlı sanatçılar edebi türler göz önünde bulundurularak anlatılmıştır.

Kitabın sonunda bibliyografya ve indeks bölümleri bulunmaktadır.

 

Eseri başarılı kılan önemli ili özelliği vardır:

Derli toplu olması ve düzenli bir şekilde tasnif edilmesi.
Eser künyelerine kolaylıkla ulaşma imkanı sağlayan, eserin sonuna eklenen bibliyografya bulunması.
Mehmet Fuat KÖPRÜLÜ – Türk Edebiyatı Tarihi
Köprülü’nün asıl eseridir. Bilimsel ve akademik ilk edebiyat tarihi olarak kabul görür ve hala önemini korumaktadır. Edebiyat tarihi anlayışı bu eserle değişmiş, Türk edbeiyatı ve Türk dilini Azeri ve Çağatay sahalarını kuşatacak şekilde bir bütün olarak ele alma geleneği bu eserle başlamıştır. Bu eser daha sonra genişletilerek yeniden basılır. Bu eser yöntem bilgisi açısından oldukça önemlidir. Eser 215 sayfadan oluşur. İki ciltten oluşur. “Edebiyat tarihi medeniyet tarihinin bir cüzü, şubesidir.” cümlesi onun yöntemine belirler.  Bu eseri edebiyat tarihi yöntem bilgisi veren önemli bir eserdir. Yazar edebiyatı üç devire ayırarak kendinden önceki tarihçilerin Osmanlı sahası dışına çıkamamalarını eleştirir. Fuat Köprülü’ye göre İslamiyet’ten önceki dönemi anlamadan İslamiyet’ten sonraki edebiyat anlaşılamayacağını söyler. Mihver olarak dil ve millet ölçü almıştır. Fuat Köprülü Türk edebiyatını üç ana devreye ayırarak inceler: “İslamiyet’ten Evvel Türk Edebiyatı”, “İslam Medeniyeti Tesiri Altında Türk Edebiyatı”, “Avrupa Medeniyeti Tesiri Altında Türk Edebiyatı”. Tür olarak en çok şiir üzerinde durmuştur. Kaynak gösterme konusunda titiz bir çalışma gösteren Köprülü bu eserinde yerli kaynakların yanında kendinin daha önceki çalışmalarını da kullanmış. Bu eserinde daha önceki kitaplarındaki eksiklerini tamamlayarak son şeklini vermiştir. Yerli kaynakların dışında yabancı kaynaklardan da yararlanmıştır. Bu çalışma daha sonraki edebiyat tarihi çalışmalarına kaynak eser özelliği taşımıştır.

Nihat Sami BANARLI – Resimli Türk Edebiyatı Tarihi
Köprülü ekolünün diğer önemli bir eseri de öğrencisi Nihat Sami Banarlı (1907-1974)’nın 1948’de ve ilâvelerle 1971-1979 arasında yayımlanan Resimli Türk Edebiyatı Tarihi’dir. 2. basımın “Önsöz”ünde Köprülü’ye bağlılığını vurgulayan yazar, yöntem bahsinde üç esası takip ettiğini söyler:

Genetikyani herhangi bir edebî hadiseyi, zamanımızdaki görünüşüyle değil, başlangıçtan zamanımıza kadarki oluşuyla incelemek.
Mukayeseyani herhangi bir edebî hadiseyi yalnız bir tek edebiyattaki macerası ile değil, bu hadisenin görüldüğü diğer edebiyatlardaki benzerleriyle karşılaştırarak mütalâa etmek.
Edebî hadiselerin meydana geldiği devirlerdeki sosyal ve psikolojik hayatın tetkik ve edebiyat alanına tesirini ortaya koymak. Üçüncü sıradaki maddeyi, Hippolyte Taine, Gustave Lanson, Köprülü çizgisinin “zaman/devir” terimiyle ifade ettiğini belirtelim.
Resimli Türk Edebiyatı Tarihi’nin kolay okunabilirliği sağlamak için yer yer sohbet üslûbuyla kaleme alındığını yazarın kendisi de kabul ediyor.

Banarlı, XX. yüzyıla kadarki Türk Edebiyatını, Türkiye dışındaki lehçelerle birlikte resmederken; XX. yüzyılda sadece Türkiye’deki edebî hareketliliği işler. Yazar ayrıca bir de “fiş metodu”ndan bahsediyor ki biz bunu edebiyat tarihi için bir yöntem değil, çalışma tarzıyla ilgili kabul ediyoruz.

İsmail Hikmet Ertaylan, Türk Edebiyatı Tarihi
1925-1926’da Bakü’de bastırdığı Türk Edebiyatı Tarihi –Osmanlı Kısmı adlı 4 ciltlik eserine XIX. yüzyıldan başlıyor. “Bir İki Söz” başlıklı kısımdan anlaşılıyor ki yazar İslâm Medeniyeti dairesindeki yılların birikimini toptan reddedecek kadar ön yargılıdır. Bu durumu, kitabın Sovyet rejiminde yayımlanabilmesi için düşünülmüş bir çıkış yolu olarak kabul edebiliriz. Batı tesirinin henüz tam hissedilmediği 1800 başlarından Tanzimat’a kadarki yılların “Giriş”kısmını teşkil ettiği bu eser, Cumhuriyet’in ilk yıllarına kadar gelir. Ertaylan, daha önceki edebiyat tarihlerinde artık genel kabul görmüş usûlün dışına çıkarak, alt devreler, edebî topluluklar ve cereyanların hususiyetlerini ön planda tutan izahlar yerine, edebiyat tarihini doğrudan şahıslar etrafında toplamıştır. Kitapta ediplerin hayatı, dili, üslûbu ve sanatı anlatılmış, örnek metinler sunulmuştur. İsmail Hikmet’in üslûbu, İsmail Habip’in üslûbuna çok yakındır.

Vasfi Mahir KOCATÜRK – Büyük Türk Edebiyatı Tarihi
Cumhuriyet yıllarında yazılan önemli edebiyat tarihlerimizden biri de Vasfi Mahir Kocatürk (1907-1961) imzasını taşır. Kocatürk, kaleme aldığı Yeni Türk Edebiyatı adlı acemilik dönemi eserini Tekke Şiiri Antolojisi (1955), Saz Şiiri Antolojisi(1963), Türk Edebiyatı Antolojisi(1961), Hikâye Defteri ( //// ), Şiir Defteri ( /////) gibi hazırlayıcı kitaplarından sonra çokça olgunlaştırarak “Başlangıcından Bugüne Kadar Türk Edebiyatının Tarihi, Tahlili ve Tenkidi”, açıklamasıyla Türk Edebiyatı Tarihi’ni kaleme aldı. Fakat ne yazık ki kader ona en olgun eserini son şekline kavuşturma fırsatı vermemiştir. Vefatından 2 yıl sonra oğlu Dr. Utkan Kocatürk tarafından birleştirilen dosyalarla oluşturulup 1964’te basılan Türk Edebiyatı Tarihi; daha önceki benzer eserlerde kabullenilmiş olan “ Müslümanlıktan Önce Türk Edebiyatı”, “Müslüman Türk Edebiyatı” ve“Modern Türk Edebiyatı” olarak üç devir tasnifini kullanır. Fakat yazar bu tasnifi kabul etmekle birlikte kitabına “Türkiye Edebiyatı manasında Türk Edebiyatını esas alarak”, “bunun kaynağı ile intikal ve takarrür safhalarını göstermek üzere, tarihî ve coğrafî realiteye dayanarak I. Orta Asya’da Türk Edebiyatı, II. Orta Asya ile Anadolu Arasında Türk Edebiyatı, III. Anadolu’da Türk Edebiyatı tertibine uymuş”tur (s. 3-4). Yazar bu bölümlerden ilk ikisine, üçüncüsünü aydınlatacak kadar yer verdiğini söylemektedir. (s. 4). Bu eserin tasnif sisteminde “Modern Türk Edebiyatı” terimine yüklenen anlamın, diğer edebiyat tarihlerindekinden farklı olarak “Cumhuriyet’ten sonra” yı ifade ettiğini belirtelim. Diğer edebiyat tarihleri (meselâ Kenan Akyüz Modern Türk Edebiyatının Ana Çizgileri) bu terimi, Batıya yönelen edebiyatımız için kullanırlar.

Kocatürk’ün kitabının özellikle saz şiiri, manzum dinî destanlar gibi halk edebiyatı konularında zengin malzeme ve bilgilerle donandığını söyleyebiliriz.

Kocatürk’ün eseri, edebiyat tarihini biyografi değil, edebî eser ve tahlile ayrılmış tür olarak ele almak bakımından da önemlidir.

Ahmet KABAKLI- Türk Edebiyatı Tarihi
5 Cilt olarak kaleme alınan bu eseri yayımlandığı dönemlerdeki içeriği ile ayrı ayrı ele alacağız:

Türk Edebiyatı I, Türk Edebiyatı Vakfı Yayıncılık, İstanbul, 2002. (İlk baskı 1987)

Eserin adından da anlaşılacağı üzere mihver olarak Türk milleti kabul edilmiş bu çerçeveyle eserler kaleme alınmıştır. Bu eser ders kitabı olarak okutulacak bir eserin eksikliğinden kaynaklanmıştır. Bu nedenle oluşturulan eser Türk edebiyatı için bir kaynak teşkil edecek şekilde düzenlenmiştir. Eserin birinci cildinde Türk edebiyatındaki mansur ve mensur edebiyat tür ve şekilleri, üslup ve anlatım türleri, konular üzerinde durulduktan sora Türk ve dünya sanatçıları edebiyat tarihi sırasınca ele alınmıştır. Mesela destan türüne bakmak isteyenler bu türün kural özelliklerini, teşekkül ve amaçları vb. gördükten sonra ilk çağlardan günümüze kadar yazılı ve sözlü Türk ve Dünya destanları zaman sıralaması içinde tanımak mümkündür. Roman, hikaye, deneme, diğer konular, romantizm, sürrealizm ve başka edebi akımlar incelenmiştir. Hepsinde tarih sıralaması gözetilmiştir. Doğu ve Batı örnekleriyle edebiyat terimleriyle karşılaştırılmıştır. Eser önce üç cilt olarak tasarlanmıştır. Ancak üçüncü ciltten sonra eser beş cilt olarak yeniden düzenlenerek bir antoloji özelliği kazanmıştır.

Türk Edebiyatı II, Türk Edebiyatı Vakfı Yayıncılık, İstanbul, 2002. (İlk baskı 1987)

Eser mihver olarak Millet kavramı etrafında oluşturulmuştur. Bu eser destanlar çağından Tanzimat devrine kadar Türk edebiyatı içine almaktadır. Eserde “İslamlık Öncesi edebiyat”, “İslamlık etkisinde (Divan, halk ve tekke edebiyatı)” devirleri birbiriyle ilişkileri verilirken birbiriyle de karşılaştırılmıştır. Divan edebiyatı ile ilgili kavramlar, temalar, dil anlayışları, kafiye anlayışları, mitolojiler vb. işlenmiştir. Divan şairleri kendi dönemleri içinde değerlendirilerek anlatılmış böylelikle sosyal ve tarihçi edebiyat tarihleri çerçevesinde anlatılmıştır.

Türk Edebiyatı III, Türk Edebiyatı Vakfı Yayıncılık, İstanbul, 2002. (İlk baskı 1987)

Eser hem millet hem de tarih mihveri esas alınarak hazırlanmıştır. Eserde Tanzimat, Servet-i Fünun, Milli Edebiyat dönemlerini içine almaktadır. Her dönem birbirinden bağımsız olarak incelenmiştir. Batı edebiyat kaynakları eski edebiyat kaynakları birbiriyle olan benzerlikleri ve ayrılıkları gösterilmiştir. Dönemin politik ve sosyal olayları çerçevesinde incelenmiştir. Sanat akımları, fikir akımları ve sanatçılar bu akımlar ve değişimler karşısındaki tutumlarına önem verilmiştir. Eserde Beş Hececiler ayrı bir başlık altında değerlendirilmesi yanında “İlk Sosyalist Şairler”, İlk Sosyalist Roman-Hikaye Yazarları” başlıklarında incelenmiş. “Türkçü Milliyetçiler” ayrı bir başlıkta incelenmişlerdir.

Türk Edebiyatı IV, Türk Edebiyatı Vakfı Yayıncılık, İstanbul, 2002. (İlk baskı 1987)

Eser millet ve tarih mihverini esas alarak hazırlanmıştır. Üç cilt olarak tasarlanan eser beş cilt olarak devam ettirilmiştir. Bu eser “Yeni Edebiyat” ile ilgili fikir akımlarıyla Cumhuriyet devri Türk edebiyatını oluşturan kavramlar üzerinde durulmuştur. Bu kavramalar: Atatürkçülük, milliyetçilik, sosyalizm, yeni İslamcı akım. Bu fikir akımlarından sonra 1940’tan sonra şiir ve Garipçiler hakkında bilgi verilmiştir. Eser daha sonra Cumhuriyet dönemini tarihi bir sıralama ile şu başlıklarla devam eder: “1940 sonrasında başlıca şairler”, “Garip Şiirine ek”, “Bağımsız Şairler”, “Yeni Gelenekçi şiir”,  “Hisarcılar”, “Türk Edebiyatı Dergisi”, “Aruzu Devam Ettirenler”, “İkinci Yeni”, “1980’li yılların Şiiri”, “Toplumcular”, “Yeni İslamcı Akım”, “Yirmici Yüzyıl Halk Şairleri”, “20. Yüzyıl Türk Edebiyatı” ve Türk dünyasının edebiyatını anlatan dönemleri de içini aldığı “20. Yüzyıl Azarbaycan Şiiri”ni anlatmıştır. Edebi türlerden şiir üzerinde durmuştur.

Türk Edebiyatı V, Türk Edebiyatı Vakfı Yayıncılık, İstanbul, 2002. (İlk baskı 1987)

Eser milleti ve tarihi mihveri esas almıştır. Beşinci ciltte eser yazarları sınıflandırma yoluna giderek şu sınıflandırmalara yer vermiştir: “Yüzyılın Başında Doğanlar”, “1993’e kadar Hikaye Roman Yazarları”, “Bağımsızlar”, “Sosyal Gerçekçi ve Köycüler”, Sosyal Gerçekçiler”, “Köy Romanları yahut Köye Dönük Romanlar”, “Yeni Gelenekçi Roman”, “Yeni İslami Roman”, “Soyutçular”, “Dış Türklerden İki Yazar”. Bu eserde sadece Türkiye sınırları içinde kalmamış Türkiye dışında bulunan roman ve hikaye yazarlarından da söz edilmiştir. Bu ciltte eser roman ve hikaye yazarları incelenmiştir.

Abdülhalim Memduh –Tarih-i Edebiyat-ı Osmaniye
Türk edebiyatında edebiyat tarihinin eksikliğini hisseden Abdulhalim Memduh edebiyatımızdaki ilk edebiyat tarihi çalışmasıdır. 134 sayfadan oluşan bu eserdir. Tezkirecilik anlayışıyla yazdığı, şairleri bir sınıflandırmayla verdiği eserdir. Eser mihver olarak Osmanlı dönemi ile sınırlı kalmıştır. Bu dönemi iki bölümde inceler: “XV. Yüzyıldan XIX. Yüzyıla Kadar”, “Devr-i Teceddüt” (Akif Paşa ile başlayan bölüm. Bu tasnif günümüze de uygundur. Edebi türleri şiir ve nesir olarak sınıflandırır ki bu o dönemde verilen eserlerin özelliklerine uygundur. Kaynak olarak tezkirelerden faydalanmış ancak düzenli bir kaynakça gösterimi yapmamıştır.

Edebiyat tarihi niteliğindeki ilk eser olması açısından önemlidir.

Ramazan KORKMAZ (editör), Yeni Türk Edebiyatı El Kitabı 1839-2000
Ramazan Korkmaz’ın editörlüğünde hazırlanan eser, Tanzimat’tan günümüze uzanan bu sürece, kısa ve işlevsel bir yolculuk yapmayı amaçlar. Dönemsel bir kronoloji izlenmiştir. Bir ekip olarak çalışıldığı için de ortak bir bakış açısı ve söylem birliği sağlanmaya çalışılmıştır. Üniversite öğrencilerinin pratik ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla ve onları düşündürerek daha farklı kaynaklara göndermeyi amaçlanmıştır. Eser tarih (1839-200) ve millet mihverinde hazırlanmıştır. Eser ön dört bölümden oluşmuştur. Yeni Türk edebiyatını hazırlayıcıları ve ortamı anlatan birinci dönemde “Tanzimat Edebiyatının Arka-Plan Kültürü” kısmında anlatılmıştır. İkinci bölüm “Yenileşmenin Başlangıcı ve Öncüleri” başlığında Şinasi, Namık Kemal, Ziya Paşa ve Ahmet Mithat Efendi’den bahsedildikten sonra türlerin (şiir, yeni nesir, hikaye-roman, tiyatro, edebiyat teorisi ve eleştiri) gelişmesi bakımından incelenmiştir. Üçüncü bölüm “Yenileşmenin İkinci Kuşağı” başlığı altında Ekrem, Hamid, Sezai Mektebi’nden söz edilmiş. Bundan sonraki bölümler şunlardır: “Geçiş Dönemi: Ara Nesil”, Servet-i Fünun Edebiyatı”, “Milli Edebiyat”, Cumhuriyet Dönemi Türk Şiiri”, “Cumhuriyet Dönemi Türk Hikayesi”, “Cumhuriyet Dönemi Türk Tiyatrosu”, “Cumhuriyet Dönemi Türk Romanı”, “Tanzimat’tan Günümüze Türk Mizahı ve Hicvi”, “Türkiye’de Çocuk Edebiyatının Gelişimi”, “Edebi Eleştiri”, “Küçürek Öykü Türü”. Devirleri “Yenileşme Dönemi”, “Geçiş Dönemi: Ara Nesil”, “Servet-i Fünun Edebiyatı”, “Milli Edebiyat”, “Cumhuriyet Dönemi” şeklinde sınıflandırmıştır. Türlerin (şiir, hikaye-roman, tiyatro, eleştiri, edebiyat teorileri) devirlerdeki gelişimi hakkında bilgi verilmiştir. Ayrıca akımlar da ve akımların edebiyatımızdaki yansımaları anlatılmıştır. Metin içi kaynakça gösterimi yapılmış bölümü hazırlayan Türkolog bölüm sonunda kaynakça vermiştir. Yerli ve yabancı kaynaklardan faydalanılmıştır.

Mustafa Nihat ÖZÖN – Son Asır Türk Edebiyatı Tarihi
1941’de yayımlanan ve on bölümden oluşan bu eser Türk edebiyatının yaklaşık 1860 ile 1930’lara kadarki edebi faaliyetlerini kapsamaktadır. Eser Türk edebiyatı tarihini ortaya koyarken edebi türleri merkeze almış ve değerlendirmelerini buna göre yapmıştır. Eserde önem arz eden başka bir husus ise yazarın, edebiyat tarihi olan bu eserin içerisine felsefe, tarih ve coğrafya çalışmalarını birer edebi tür olarak kabul edip bu türlere eserinde yer vermesidir. Yazar kitabın başındaki “Birkaç Söz” başlıklı giriş bölümünde bu eserin Metinlerle Muasır Türk Edebiyatı Tarihi esas alınarak ve 1930’dan eserin yazıldığı 1941’e kadar elde edilen tecrübelerle birtakım değişiklikler ve ilaveler yapılarak yazıldığını belirtir.

Eser “Kitabın İçinde Bulunanlar” başlıklı giriş kısmıyla başlamaktadır. Bu bölümde yazar “Başlangıç” adlı alt başlıkta Türk edebiyatını İslâmiyet’ten evvel Türk Edebiyatı, İslâm medeniyeti tesiri altındaki Türk edebiyatı ve Garp medeniyeti tesiri altındaki Türk edebiyatı olmak üzere üç büyük döneme ayırır. Kitabın bu giriş bölümünde ilk yenilik hareketlerinin ortaya çıkmasında etkili olan kurumlar ve kişilerden bahsedilmiştir. Giriş bölümünün alt başlıkları şunlardır: İlk Yenilik Hareketleri, Yenilik Mübeşşirleri (Mütercim Asım, Hoca İshak Efendi), Yeniliğin Başlangıcı (Muhitler, Tezahürler, Gazeteler, Kitaplar, Mücadeleler).

Eserdeki birinci kısım “Nazım” başlığını taşır. Bu başlık altında Tanzimat döneminden başlanarak Milli edebiyatı da kapsayacak şekilde nazım türündeki yenilikler ve türün sanatçıları şiirlerinden örnekler de alınarak anlatılmıştır. Birinci kısmın alt başlıkları şunlardır: İlk Nazım Yenilikleri (Şinasi, Ziya Paşa, Namık Kemal, Recaizade Ekrem, Abdülhak Hâmit), Bu Devrin Diğer Şairleri (Ethem Pertev Paşa, Sadullah Paşa, Muallim Naci, Nabizade Nâzım, Menemenlizade Tahir, Ali Ferruh, Leyla Hanım, Şeref Hanım, Nigar Hanım, Makbule Leman Hanım, Yaşar Nezihe Hanım), Eskiliğin Devamı (Reşit Paşa, Âli Paşa, Fuat Paşa, Sami Paşa, Suphi Paşa, Yusuf Kamil Paşa, Mahmut Nedim Paşa, Cevdet Paşa, İrfan Paşa, Mustafa Eşref Paşa) Edebiyat-ı Cedide (Tarihi ve Yaptığı, Tevfik Fikret, Cenap Şahabettin, Edebiyat-ı Cedide’nin Diğer Şairleri, Edebiyat-ı Cedide tesirleri ve devamı) Milli Edebiyat Mücadelesi ve Bugünkü Nazım.

İkinci kısım “Tiyatro” başlığını taşımaktadır. Bu başlık altında Batılı anlamdaki tiyatronun Türk edebiyatındaki seyrine bakılmıştır. Bu kısım şu alt başlıklardan oluşur: Türkçede Tiyatro ve Tiyatro Eserleri, Tiyatroda İkinci Devir ( Ahmet Vefik Paşa, Namık Kemal, Abdülhak Hamit, 1883’ten Sonra Tiyatro), 1908’den Sonra ve Bugünkü Tiyatro, Manzum Tiyatro. Bu bölümde sanatçılar hakkında bilgiler verilirken tiyatro eserlerinden de sıklıkla alıntılar yapılmıştır.

Üçüncü kısım “Roman” başlığını taşımaktadır. Yazar bu bölümde edebiyatımızdaki ilk roman tercümelerinden ilk romancılarımızdan başlayarak kronoloji önderliğinde romanın Cumhuriyet dönemine kadarki serüvenini eserlerden örnekler de vererek değerlendirmiştir. Bölümün alt başlıkları şunlardır: İlk Romanlar ve Romancılar (Ahmet Midhat, Namık Kemal, Samipaşazâde Sezaî, Recaîzâde Ekrem, Bu Devrin Diğer Hikâyecileri), Tercümeler, Edebiyat-ı Cedide Romanı (Halit Ziya Uşaklıgil, Mehmet Rauf, Edebiyat-ı Cedide’nin Diğer Hikâyecileri), Edebiyat-ı Cedide Zamanında Başka Romancılar, Bugünkü Roman.

Dördüncü kısım “Tarih” başlığını taşımaktadır. Bu bölümde tarihin tanımı yapılmış, Osmanlı Devleti’ndeki tarih alanında yapılan çalışmalara ve çalışmaları yapan kişilere değinilmiş ve Cumhuriyet döneminde de Türk Tarih Kurumunun açılmasından ve o günkü tarih çalışmalarından bahsedilmiştir. Eser şu alt başlıklardan oluşmaktadır: Vak’anüvisler, 1908’e Kadar Tarih, 1908’den Sonra Tarih, Tarih Kurumu ve Bugünkü Tarih.

Beşinci kısım “Coğrafya ve Seyahat” başlığını taşımaktadır. Bu bölümde Tanzimat edebiyatının da gerisine gidilerek Türk edebiyatındaki coğrafya ve seyahat alanında yapılan çalışmalara ve bu çalışmaları yapan kişilere yer verilmiştir.

Altıncı kısım “Edebiyat Tarihi ve Tenkit” başlığını taşımaktadır. Bu bölümde önce tezkirecilikten ve bu alanda çalışma yapmış kişilerden eserleriyle birlikte bahsedilmiş sonrasında ise Türk edebiyatındaki edebiyat tarihi çalışmaları cumhuriyetin ilk yıllarını da kapsayacak şekilde anlatılmıştır. Bu kısım sonunda da edebiyatımızdaki tenkide yönelik çalışmalar anlatılmıştır. Bölüm şu alt başlıklardan oluşmaktadır: Edebiyat Tarihi, Tenkit (Şinasi, Namık Kemal, Recaîzâde Ekrem, Belâgatçiler, Edebiyat-ı Cedide, 1908’den Sonraki ve Bugünkü Tenkit).

Yedinci kısım olan “Mektup ve Hatırat” bölümünde ise bu türlerin edebiyatımızdaki gelişimi yazarlar ve eserlerinden verilen örnekler üzerinden anlatılmıştır.

Sekizinci kısım “Felsefe” başlığını taşımaktadır ve bu bölüm şu alt başlıklardan oluşmaktadır: Umumî Felsefe, Felsefe Tarihi, İlmî Felsefe, Psikoloji, Ahlâk, Estetik, Sosyoloji, Pedagoji.

Dokuzuncu kısım “Hitabet ve Gazetecilik” başlığını taşımaktadır. Bu bölümde önce hitabet konusunda ön plana çıkmış kişiler tanıtılmış ve konuşma metinlerinden örnekler verilmiştir. Sonrasında ise Osmanlı Devleti’ndeki gazetecilik faaliyetleri Cumhuriyet dönemine kadar olan süreci kapsayacak şekilde anlatılmıştır.

Onuncu ve son kısım “Dil Meselesi” başlığını taşımaktadır. Bu bölümde Osmanlı Devleti’nde Tanzimat’la başlayan dilde sadeleşme çabaları ve yapılan çalışmalar dile getirilmiştir. Bölümün sonunda son yüzyılın kronoloji cetveli verilmiştir. Yine bu kısmın sonunda muhtelif yıllarda vekillikçe okullara gönderilen edebiyat sorularına yer verilmiştir. Eserin en sonunda ise kitabın içinde geçen adların alfabe sırasıyla cetveli verilmiştir.

İsmail Habib SEVÜK – Edebî Yeniliğimiz
Bu eser aslında yazarın eski harflerle yazılan “Türk Teceddüt Edebiyatı Tarihi” adlı kitabın Latin harfleriyle yeniden isimlendirilerek meydana getirilen kitabıdır. Yazar Latin harflerinin kabulünden sonra eserini yeni harflerle yazmayı uygun görmüş bu sırada eserin de ismini değiştirmeyi uygun bulmuş ve eserin adı “Edebî Yeniliğimiz” olmuştur. Hatta yazar 1940 yılında eserin adını bir kere daha değiştirecek ve esere “Yeni Edebî Yeniliğimiz” adını verecektir. Edebî Yeniliğimiz’in ilk baskısı 1932’de olmuştur. Biz çalışmamızda eserin 1939 yılında basılan üçüncü baskısını göz önünde bulundurduk. 560 sayfa olan ve liselerin son sınıf talebeleri için hazırlandığı kitabın üstüne düşülen notla da belirtilen bu eserde, adından da anlaşıldığı üzere edebiyatımızda yeniliğin başlangıcı olan Tanzimat’tan Milli edebiyat dönemi de kapsayacak şekildeki edebi faaliyetleri değerlendirilmiştir. Bu edebiyat tarihi edebi faaliyetleri değerlendirirken merkeze şahsiyetleri almıştır.

Eser “Liselerin Son Sınıf Talebeleriyle Hasbihal” başlıklı yazıyla başlamaktadır. Bu bölümde yazar sohbet üslubunu tercih ederek edebiyatın öneminden, Avrupalıların öteden beri edebiyata gereken önemi verirken Doğu toplumlarımda edebiyata önem verilmediğinden, edebiyatın birleştirici ve toplayıcı özelliği olduğundan, yeni edebiyatla eski edebiyat arasındaki farklardan, insanların eski edebiyatla yaşamaması ama yeni bir edebiyat için de eski edebiyatı unutmaması gerektiğinden bahsetmiştir.

Eserdeki birinci bölüm “ Tanzimat Devrinde Hayata Bakış” başlığını taşımaktadır. Yazar bu bölümde Tanzimat yıllarındaki siyasi ve sosyal hayata ve özellikle Tanzimat Fermanı’na değinmiş bu bölümde edebiyata ait değerlendirmeler yapmamıştır. Bu bölüm şu alt başlıklardan oluşmaktadır: Tanzimat-ı Hayriye, Tanzimat’tan Evvel İnhilâldeki Azamet, Devletin Kurunuvustaîliği, Tanzimat’ın Getirdiği Yenilikler, Kahramanın Vasiyetnâmesi, Doğmadan Ölen Âbideler, Tanzimat’ın Hayırlı Neticeleri, Tanzimat’ı İnfazdaki Müşkülat, Paşa ve Padişah, Tanzimat’ın Hüsranları, Tanzimat’ın Bilançosu.

Eserin ikinci bölümü “Yenilik Başlangıçları” adını taşımaktadır yazar bu bölümde yeniliğin başlangıcı olan ediplerden (Mütercim Asım, Mustafa Behçet Efendi, Hoca İshak Efendi, Abdurrahman Sami Paşa, Yusuf Kamil Paşa, Hoca Tahsin Efendi), ilk gazete ve mecmualardan (Tercümân-ı Ahval, Ruznâme-i Ceride-i Havadis, Mecmua-i Fünûn, Tasvir-i Efkâr, Hazine-i Evrak) nesir ve nazımdaki sadeliklerden ve buna yönelik çalışmalardan bahsedilmiştir.

Eserin üçüncü bölümü “Tanzimat Edebiyatı”dır. Bu bölüm doğrudan doğruya sanatçılar üzerinden değerlendirilmiş bunun için Tanzimat’ın öne çıkan isimleri merkeze alınarak hem kendileri hem de eserleri tanıtılmış bölümün sonunda da şahıslardan bağımsız olarak Tanzimat edebiyatına için genel bir değerlendirme yapılmıştır. Bölüm şu alt başlıklardan oluşmaktadır: Şinasi, Ziya Paşa, Namık Kemal, Recaîzâde Ekrem, Abdülhak Hâmit, Muallim Naci, Diğer Simalar (Cevdet Paşa, Ahmet Vefik Paşa, Ebuzziya Tevfik Bey, Ahmet Midhat Efendi, Şemsettin Sami Bey, Sezai Bey), Tanzimat Edebiyatının Umumî Vasıfları (Tanzimat Edebiyatında ve Nazımda Yenilikler, Tanzimat Devrinde Gazetecilik, Tanzimat Devrinde Temaşa, Tanzimat Devrinde İlk Romanlar.

Eserin dördüncü bölümü “Servet-i Fünûn Edebiyatı”dır. Bu bölümde de merkeze sanatçılar alınmış, Servet-i Fünûn sanatçıları hayatı, edebi kişiliği açısından detaylı bir şekilde tanıtılmış, eserlerinden örnekler verilmiş daha sonra Servet-i Fünûn edebiyatının genel özellikleri verilmiştir. Bölümün sonunda da Servet-i Fünûn haricindeki romancılar da tanıtılmıştır. Eser şu alt başlıklardan oluşmaktadır: Tevfik Fikret, Halit Ziya, Cenap Şahabettin, Servet-i Fünûn Edebiyatının Diğer Simaları (Mehmet Rauf, Hüseyin Cahit, Süleyman Nazif, Hüseyin Siret, Faik Âli, Süleyman Nesip, Hüseyin Suat, Ali Ekrem Bey, Celâl Sahir Bey, H. Nazım, Muallim Naci), Servet-i Fünûn Haricindeki Romancılar (Hüseyin Rahmi, Ahmet Rasim, Mehmet Celal, Vecihi, Saffet Nezihi, Ebubekir Hâzım), Servet-i Fünûn Edebiyatının Umumî Vasıfları.

Eserin beşinci bölümü “Meşrutiyetten Sonra” başlığını taşımaktadır. Bu bölümde yazar kısaca II. Meşrutiyet dönemindeki sosyal hayata değinmiş sonrasında Fecr-i Âti edebiyatını yine sanatçılar üzerinden tanıtmıştır. Ancak bölümde sadece Ferc-i Âti sanatçıları da tanıtılmamıştır. Bu noktadan bakıldığında bu bölüm biraz dağınık bir görüntü arz eder.  Bölümün alt başlıkları şunlardır: Meşrutiyet Devri ve Fecr-i Âti, Mehmet Akif, Ahmet Haşim, Yakup Kadri, Halide Edip, Yahya Kemal.

Eserin altıncı bölümü “Türkçülük Cereyanı”dır. Yazar bu bölümde sadece II. Meşrutiyet yıllarındaki Türkçülük faaliyetlerini ele almamış, Türkçülük faaliyetlerini Tanzimat’tan itibaren sistemli bir şekilde anlatmıştır. Ayrıca yazar eserde ilk defa ülke dışına çıkarak vatan dışındaki Türkçülük faaliyetleri hakkında da bilgiler vermiştir. Bölüm şu alt başlıklardan oluşmaktadır: Mukaddeme, Birinci Devre: Tanzimat Türkçülüğü, Harici Türklerden İki Sima, İkinci Devre: İstibdat Türkçülüğü, Vatan Haricindeki Türkçülük Hareketleri, Üçüncü Devre: Meşrutiyet Türkçülüğü, Ziya Gökalp ve Genç Kalemlerden İki Sima, Son Devre: Millî Türkiye.

Eserin yedinci ve son bölümü “Son Fasıl” başlığını taşımaktadır. Yazar bu bölümde II. Meşrutiyet ve sonrasındaki edebi türlerin gelişimine kısaca değinmiş ve her edebi türü yine merkeze sanatçıyı alarak anlatmıştır. Bölüm şu alt başlıklardan oluşmaktadır: Edebî Nevilere Umumî Bakışlar, Nazım (Abdullah Cevdet, Rıza Tevfik, Mithat Cemal, Samim Rifat, İbrahim Alâeddin, Orhan Seyfi, Yusuf Ziya, Enis Behiç, Halit Fahri, Faruk Nafiz, Nazım Hikmet, Necip Fazıl, Necmettin Halil Bey, Halide Nusret, Şükûfe Nihal, Ömer Bedrettin Bey, Ahmet Kutsi, Cahit Sıtkı, Yaşar Nabi, Sabri Esat, Behçet Kemal, Kemalettin Kamu), Nesir ve Muhasebe (Refik Hailt, Fâzıl Ahmet, Falih Rıfkı, Ruşen Eşref), Roman ( Aka Gündüz, Reşat Nuri, Mahmut Yesari, Peyami Safa, Sadri Ethem Bey, Samih Fethi Bey, Hakkı Süha Bey, Güzide Sabri, Suat Derviş, Müfide Ferit, Burhan Cahit, Esat Mahmut Karakurt), Tiyatro, Seyahat Edebiyatı, Hitabet, Mizah, Gazetecilik, Tarih, Edebiyat Tarihi ve Tenkit.

Eserin sonunda Lügatçeye yer verilmiştir.

Talat Sait HALMAN, Osman HORATA vd., Türk Edebiyatı 4 cilt
Talat Sait Halman editörlüğünü yaptığı eserde Türk edebiyatının başlangıçtan günümüze kadar farklı yazarların makalelerinden oluşan kaynak bir eserdir. Herkesin üzerinde görüş birliğine vardığı bir Türk Edebiyatı Tarihi olmaması nedeniyle hazırlanmıştır.  Ancak yazarlar arasında bir yöntem ve söylem birliği yoktur. Her bölüm birbirinden farklı yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bölümün gereği konun aydınlatılması için gerekli bilgiler alanında uzman Türkolog kişilerce hazırlanmıştır.  Türk Edebiyatı Tarihi çalışması, geçmişi geleceğe taşıyan değil geleceği taşıyan değil geleceği kuran bir çalışma olarak planlanmıştır. Kaynakça gösterim metin içinde gerçekleştirdikten sonra makalelerin sonunda yararlanılan kaynaklar verilmiştir. Yerli ve yabancı kaynaklara yer verilmiştir.

İbrahim Necmi DİLMEN, Tarih-i Edebiyat Dersleri
İki cilt olarak basılan eser Türk edebiyatını bilimsel usullerle araştırılmasının ilk meyvesi olmuştur. Siyasi olayları azaltıp edebiyata ağırlık vermesi ve başlangıçtan Servet-i Fünun sonuna kadar olan dönemi incelemiştir. Edebiyat tarihçiliğini geleneksel şairler tezkiresi olmaktan kurtarmaya çalışan eserlerin yolunu açan bir eserdir. Fuat Köprülü’nün edebiyat tarihinin nasıl yazılması gerektiğiyle ilgili görüşlerinin uygulamaya çalışıldığı eserdir. Edebiyat tarihinin siyasi tarihle bağlantılı olduğunu ancak edebiyat tarihinin bir milletin fikir hayatının tarihi olarak kabul eder. Yöntem bakımından her şaire aynı şekilde incelemesi, bazı şairlerden kısaca söz edip şiirlerinden birkaç örnek vermesi yöntem bakımından eserin değerini düşürmektedir. Kadın şairlere bazen ayrı bir bölümde incelemiş bazen de ayrı bir bölüm açma gereği duymadan bilgi vermiştir. Dil ve millet mihveri içinde eserini kaleme alır. Necmi Dilmen her ne kadar dil ve millet kavramı üzerinde dursa da devirleri sınıflandırırken Osmanlı devletinin oluşumuna göre bir sınıflandırma yapması onun bu sınırı çok iyi çizemediğini de gösterir. İncelediği dönemi devir olarak önce iki ana başlık altında toplar ardından da bu ana başlıkları yüzyıl yüzyıl olarak inceler: “Şark Mekteb-i Edebisi veya Edebiyat-ı Kadime”, “Garp Mekteb-i Edebisi veya Edebiyat-ı Cedide”. Ayrıca Osmanlının kuruluşu esnasında edebiyatın üç farklı şekilde devam ettiğini belirtmiştir: “Saray edebiyatı”, “Tasavvuf veya tekke edebiyatı”, “Halk edebiyatı”. Yeni Türk edebiyatına geniş bir bölüm ayırmıştır. Tanzimat dönemini sosyal muhtevalı, halkçı akımın temsilcileri Şinasi- Ziya Paşa- Namık Kemal, estetiğe yönelen Hamit- Ekrem- Sezai şeklinde sınıflandırmasını ilk o kullanmıştır. Tür olarak şiiri esas almıştır. Gustave Lanson ve Taine’in metotlarından faydalanarak kaleme aldığı bu eserde şairlerin hayatlarını anlatırken tezkirelerden faydalanmış. Kaynak gösterimine önem vermiş. Gerekli gördüğü yerlerde dipnotlara bilgi vermiştir.

Mehmet Fuat KÖPRÜLÜ, Türk Tarih-i Edebiyatı Dersleri
“Türk” ibaresinin bulunduğu ilk edebiyat tarihidir. Bundan önce Osmanlı sınırlarını alan eserlerden çıkarak Türklüğü bir bütün olarak ele alınmıştır. Böylece bütüncül, yeni ve modern bir edebiyat tarihi çığırı açmıştır.Bu eser Fuat Köprülü’nün “Türk Edebiyatı Tarihinde Usul” makalesinin uygulama alanı olarak kabul edilir. Eser iki cilt olarak basılmış. İlk cildinde “Türk Lisanı ve taksimatı, Yazı, Türklerde esatir ve efsane, Türklerde din ve adet, medeniyetleri, Türk edebiyat-ı kadimesi”. İkinci ciltte “Garp Türklerinde Edebiyat ve Şekl-i Tekamülü” başlıklı bölümle başlar. “Fuat Köprülü’nün edebiyat tarihi alanındaki ilk eseri Darülfünun’a müderris olarak atandıktan sonra 1912-1913 ve1913-1914 ders yıllarında hazırladığı Türk Tarih-i Edebiyatı Derslerinden adlı notlarıdır. “Türk Edebiyatında Usul” makalesinde Gustave Lanson’un görüşlerine katılır ve edebiyat tarihini medeniyet tarihinin bir cüzü olarak kabul eder. Ders notlarında da bu görüşü kabul ederek siyasi sosyal hayatı, lisanı, edebiyatı, yaşam tarzını, din, adetler ve ahlakı başlangıçtan itibaren bir bütün olarak alıp edebiyat tarihinin medeniyet tarihindeki yerini anlatmaya çalışmıştır (POLAT: 2013, 182). Mihver olarak milleti esas alır.

Cafer ŞEN, Fecr-i Ati Edebiyatı
Fecr-i Ati topluluğunu daha ayrıntılı bir şekilde anlatmak ve Fecr-i Ati topluluğunu Servet-i Fünun edebiyatının gölgesinden kurtarmak için yapılmış bir çalışmadır. Zaman olarak dar bir dönem incelenmiş. Tarih mihver alınmış bir kaynaktır. Fecr-i Ati dönemi tüm detayları ve o dönemde verilen bütün edebi türleriyle anlatılmaya çalışılmış bir eserdir. Kaynakça dipnot olarak verildiği gibi eserin sonunda da bir kaynakça verilmiştir.

İsmail PARLATIR vd. – Tanzimat Edebiyatı
Tanzimat dönemi ile Türk fikir hayatına yeni bir ruh kazandıran zihniyetin yarattığı yeni bir edebiyatın oluşum sürecini ve bu süreçte emeği geçenleri irdelemek ve değerlendirmek için hazırlanmış bir çalışmadır. Tanzimat dönemi şu başlıklar altında işlenmiştir: Tanzimat Döneminde Dil, Tanzimat Edebiyatının İlk Kuşağı, Tanzimat Edebiyatının İkinci Kuşağı, Türk Romanının İlk Emekçisi, Eski Edebiyat Geleneği Çizgisinde Yeni. Eser daha çok kişilerin sınıflandırması ve kişilerin yaptıklarıyla bağlı olarak anlatılmış her kişi farklı yazar tarafından incelenmiştir. Kaynakça metin içinde verilmiştir.

Hüseyin Nihal ATSIZ – Türk Edebiyatı Tarihi (En Eski Çağlardan Başlayarak Büyük Selçukluların Sonuna Kadar)
Edebiyat tarihi bilim dalını “tarihin bir kolu” olarak vasıflandırarak Köprülü ekolüne dayandığını ortaya koyduktan sonra, Türk tarihini şu üç kısma ayırıyor ve edebiyat tarihimizi de aynı paralelde işlemeye başlayıp ancak Selçuklular (Atsızın ifadesiyle Selçükîler) devrinin ortalarına kadar geliyor: 1. Uzak doğu medeniyeti çerçevesinde (İslâmiyetten önceki) Türk tarihi; 2. Yakın doğu medeniyeti çerçevesinde (İslâmiyetten sonraki) Türk tarihi; 3. Batı medeniyeti çerçevesinde Türk tarihi.

Hıfzı Tevfik GÖNENSAY, Nihat Sami BANARLI – Türk Edebiyatı Tarihi (Başlangıcından Tanzimat’a Kadar)
Köprülü etkisinin açık biçimde görüldüğü diğer bir eser  “Başlangıçtan Tanzimata Kadar”ki 1. cildini Hıfzı Tevfik Gönensay ile Nihat Sami Banarlı’nın birlikte kaleme aldıkları; “Tanzimat’tan Zamanımıza Kadar” ön adlı 2. cildini ise tek başına Gönensay’ın hazırladığı Türk Edebiyatı Tarihi(1941, 1944)’dir. 1. cildin başında, “milletlerin edebiyat sahasında yetiştirdikleri büyük şahsiyetleri ve onların meydana getirdikleri edebî eser ve hareketleri tanıtmak için yazılan tarihe edebiyat tarihi denir. Edebiyat tarihi, bir milletin geçmiş zamanlardaki tabiat ve cemiyet olayları karşısında neler duymuş ve neler düşünmüş olduğunu göstermeye çalışır.” şeklinde bir tanımlamaya gidildikten sonra, “edebiyat tarihinde usûl, sanatkârı ve sanat eserlerini, vücuda geldikleri muhit ve zamanın şartları arasında tetkik ederek, onların hakikî derecelerini göstermek yoludur.” deniyor. Bu ifadelerin, bazı kelime değişiklikleriyle Köprülü’ye kadar gittiğini izaha lüzum yoktur. Ayrıca Köprülü’nün “zamanımıza yaklaşıldıkça, (…) hükümlerimiz afakî (objektif) olmaktan ziyade enfüsî (subjektif) mahiyette yani ‘tarihî’ olmaktan ziyade ‘tenkidî’ bir şekilde olur”yargısı, Gönensay ve Banarlı’nın ortak eserinde şöyle yeni bir kılığa bürünmüştür:

“Edebiyat tarihinin doğru olarak ortaya koyulması için o edebî ve içtimaî hadiseler üzerinden epey zaman geçmiş olması lâzımdır.

Çünkü edebiyat tarihi zamanımızdan uzaklaştıkça daha doğru ve vesikalara dayanan bî-taraf hükümler verir. Yeniye yaklaştıkça bu hükümlere şahsî duygular karışabilir. Bu sebeple günün edebiyatı üzerinde tetkikler yapmak işi tarihten ziyade tenkit adını alır”.

Ayrıca, bu ortak eserde, Türk Edebiyatının tasnifi yapılırken Köprülü’nün medeniyet değişmelerini esas alan sınıflandırması tekrarlanıp “1908 Meşrutiyeti’nden sonra şuurlu bir cereyan hâlini alan” tanımlamasıyla, 4. devir olarak “Millîleşme Devri Türk Edebiyatı” varsayılır. Bu terim, daha önce Agâh Sırrı Levend’in Edebiyat Tarihi Desleri –Tanzimat Edebiyatı (1934)’nda da yer almıştır.

Bu eserin Türk Edebiyatının üç ayrı lehçe ve zümre anlayışı çerçevesinde şekillenmesi de Köprülü’ye bağlanması gereken taraflardandır.

Faruk Kadri TİMURTAŞ – Tarih İçinde Türk Edebiyatı
Bir edebiyat tarihi değil, Türk edebiyatının tarih içindeki görünüşünü yazdığına inanan Faruk K. Timurtaş’ın, Tarih İçinde Türk Edebiyatı (1981) adlı kitabını, kendi ifadesiyle tanıyalım:“Tarih İçinde Türk Edebiyatı” yeni ve değişik bir metotla yazılmıştır. Türk Edebiyatının tarihî gelişmesi, alışıla gelen kronolojik sıralamadan ayrı olarak edebî türlere ve ‘tema’lara göre işlenmiş ve açıklanmıştır. Belli başlı devirler, şahıslar ve eserler ana çizgileriyle derli toplu verilmiş; eski edebiyatımızın kadrosu ve çerçevesi çizilmiştir. Çok geniş tutulan giriş bölümünde tarihî Türk edebiyatının dayandığı dil ve edebiyat temelleri, gerekli sınıflandırma ve açıklamalarla etraflı şekilde belirtilmiştir”.

Orhan Rıza AKTUNÇ – Türk Edebiyatı Tarihi
1934’de Orhan Rıza’nın yine liseler için hazırladığı Türk Edebiyatı Tarihi ise o güne kadar bu vadide yazılan bütün eserlerin dağınık, noksan yahut metinlerle şişirilmiş olduğu iddiasıyla kaleme alınmış ve Türklerin İslâmiyet’ten önceki kaynaklarından eserin yazıldığı döneme kadar geçen edebî süreç 189 sayfa içinde özetlenmiştir.

İnci ENGİNÜN – Yeni Türk Edebiyatı Tanzimat’tan Cumhuriyet’e (1839-1923)
Tanzimat’ın ilan edildiği dönemde 1923’e kadar olan dönemi ele almıştır. Mihver olarak tarih ve millet esas alınmıştır. Türlere göre bir sınıflandırma yapılırken yeni sınıflandırmalar da yapılmıştır. Kaynak kullanımı eserin sonunda bir kaynakça yer aldığı gibi gerekli görülen yerlerde dipnot olarak kaynakça gösterilmiştir.

 

İnci ENGİNÜN – Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı
Ağırlıklı olarak eserlere yer verilmiş, dönem ve yazarların özelliklerine eserlerin gerektirdiği kadar yer verilmiştir. Üniversite öğrencilerinin faydalanması için kaleme almıştır. Eserde mihver olarak tarih ve millet esas alınmıştır. Türlere göre bir sınıflandırma yapılırken yeni sınıflandırmalar da yapılmıştır. Kaynak kullanımı eserin sonunda bir kaynakça yer aldığı gibi gerekli görülen yerlerde dipnot olarak kaynakça gösterilmiştir.

HABERLER
HABERLER

Cevap Bırakın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz