Kapat

Hediye (Aysel Güney)

KONU: Hediye bir sevgi gösterisidir.

HEDEF KİTLE: 7-12 Yaş

ANA FİKİR: Hediyenin amacı hediye verdiğimiz kişiyi düşünmemizdir.

KARAKTERLER: Arzu, Cem, Cansu, Panda Manton.

PERDE 1 SAHNE 1

Sahne ikiye bölünmüş olmalı.

Sahnenin bir yanında hediye dükkanı bulunmalı. Raflarda hediyeler, oyuncaklar ve hediye kutuları. Rafların önünde üç masa ve sandalye. Tabelasında Panda Manton Hediye Dükkanı yazılı.

Sahnenin diğer yanında üç yatak.

Çocuklar yataklarında uzanmakta. Panda şarkı söylerken, çocuklar uyumakta ve komik hareketlerle yataklarında dönmektedir.

Günlerce düşünmüş

Uğraşmış çabalamış

Sevindirmek için kaç fikir

Geçmiş aklından

Sonunda bunda karar kılmış

Onun adı hediye

Gelince elime

Benden mutlusu yok

Adı üstünde

Çam sakızı çoban armağanı

Yoktur bunun başka bir anlamı

Parıldayan paket

Kim bilir ne var içinde

Paketin boyu küçük ya da büyük

Önemli olmamalı bizim için.

Onun adı hediye

Gelince elime

Benden mutlusu yok

Adı üstünde

Çam sakızı çoban armağanı

Yoktur bunun başka bir anlamı

PANDA: (Seyircilere dönerek konuşur) Ay bu şarkı beni yordu. Şarkı söylemeyi çok seviyorum ama bir yandan da yoruluyorum. Tabii sizin gibi artık genç değilim. Gerçi hala çok yakışıklıyım ama birazcık (parmaklarıyla küçücük anlamında kısarak) gençlikten çıktım sanırım. Ayy. Bu arada biraz da dinlenmiş oldum. Şarkımızdan da anlaşılacağı üzere konumuz: hediye. (Heceleyerek) He di ye. Ne kadar kısa değil mi. Kısa ama anlamı çok büyük. Sevdiğimiz insanlara, bizim için değerli insanlara onları düşündüğümüzü hissettirmek için hediyeler veriyoruz. Kendimizi iyi hissetmemizi sağlayan hediyeler de alıyoruz. İster annemiz, babamız, ister akrabalarımız, ister mahalleden arkadaşlarımız, ister okul arkadaşlarımız kim ama kim verirse versin hediye almanın ve vermenin bize kattığı şey: mutluluk. Peki ya hediyemiz beğenilmezse. İşte en çok buna üzülüyorum.

(Çocukların yanına gider. Üçü de uyanır. Fondan sihir sesi verilir. Pandanın elinde fener vardır. )

ARZU: Ne oluyor. bu ses de ne. Bu bu bu ışık da ne?

CEM VE CANSU:  Neredeyiz biz?

PANDA: Korkmayın çocuklar ben sizin Rüya Pandanızım.

CEM: Rüya pandası mı (gülerek). Yahu Türkiye’de panda yok ki.

PANDA: İstersen Rüya Ayı’sı olarak karşınıza çıkabilirim.

CEM: Yok yok. Böyle iyi. Özür dilerim. Düşünmeden konuştum.

PANDA: Çocuklar bir rüyadasınız.

CANSU: Üçümüz de mi?

ARZU: Halimize baksana Cansu. Hepimiz buradayız. Günaydın.

CANSU: Rüya da Günaydın mı olurmuş abla.

CEM: Aaaaa susun durumu anlamaya çalışalım. Neden rüyadayız Pandacı Amca?

PANDA: Rüyanızdayım. Çünkü birilerini çok üzdünüz.

(İki kız şaşırma anlamında ellerini yüzlerine getirirken)

CEM: Biz kimi üzmüş olabiliriz ki?

PANDA: Beni rüya perisi görevlendirdi çocuklar. Birilerini üzdünüz ve bu yüzden sizin rüyanızdayım. Üzülen her çocuk rüya perisini de üzer. Rüya perisi üzüldüğü zamanda mutlaka ama mutlaka bunun bedelini ödettirir. Kimi zaman rüyada, kimi zaman da hayatta üzdüğünüz kişinin üzüntüsü kadar da başınıza bir şeyleri getirir.

CANSU: Yani başımıza kötü bir şeyler geliyorsa bunların hepsinin sorumlusu bizim birilerini üzmemiz mi?

PANDA: Hayır. Yaşayan herkesin başına iyi ya da kötü bir şeyler gelebilir. Bütün bunlar yaşamanın doğal sonuçlarıdır. Ama bir kısmının da nedeni rüya perisidir.

ARZU: Burada olduğuna göre cezamızı rüyada çekecek olmamız mı!

PANDA: Evet. Eğer hazırlanırsanız dükkanıma gidebiliriz. (Panda arkasını döner ve onların yataktan çıkmasını bekler)

CEM: (Kısık bir sesle) Bizim rüyamız değil mi? Yataktan çıkmazsak bir yere de gitmek zorunda olmayız. (Diğer iki kız kardeşi de gülerek yatakta kımıldamadan beklemeye başlarlar. Panda arkasını döner ve onların yataktan çıkmadığını görünce)

PANDA: Siz bilirsiniz (der ve ellerini iki defa şıklatır. Çocuklar aynı anda üzerindeki örtüyü kaldırır. Yataktan çıkar. Yatağını düzeltir hızlıca ve Panda’nın arkasına geçerler robot gibi. Çocuklar arkalarına geçtikten sonra Panda yeniden parmaklarını iki defa şıklatır ve çocuklar robot gibi davranmaktan vazgeçerler)

CANSU: Cem en azından bu rüyada bir daha bizi yönlendirme.

CEM: Töbee.

ARZU: Biz kimi üzdük ki acaba.

CEM: İnan ki bilmiyorum.

CANSU: Bu nasıl rüya arkadaş!

(Panda önde çocuklar arkada sahneden çıkarlar)

PERDE 1 SAHNE 2

(Panda ve çocuklar birlikte sahneye gelir.)

ARZU: Çok ilginç bir yer.

CANSU: Bence harika!

CEM: Filmlerdeki gibi. Rüyadan çıkınca arkadaşlarıma burayı anlatmalıyım.

PANDA: Çocuklar kendinize bir masa seçin ve lütfen oturun. (çocuklar masalarına geçerler) Evet çocuklar dükkanıma hoş geldiniz.

CEM: (ilk önce tabelaya bakıp sonra pandaya dönerek) Neden buradayız Panda Manton?

ARZU: Bu rüya için neden biz?

CANSU: Nedense neden bence harika bir yer burası çok eğlenceli.

ARZU: Bence hiç de eğlenceli değil.

CANSU: Seninle aynı fikirde olmak zorunda değilim ta mam mı? (tamam mı’yı vurgulayarak)

ARZU: Annemin sözlerini taklit edince çok komik oluyorsun.

CEM: Off susun ya evde değiliz. Tartışmayı kesin. Sorumun cevabını bile alamadım.

PANDA: Bittiyse Cem’in sorusunu yanıtlayabilirim.

HEPSİ: Bitti.

PANDA: Neden buradasınız. Bunun cevabını şimdi verirsem rüya perisinin vermeye çalıştığı doğru mesajı alamayacaksınız. Bu yüzden ilk önce onun istediği şeyi yapacağız sonra da cevabı öğreneceksiniz. Anlaştık mı?

CEM: Sıkıysa anlaşmayalım. Hemen elini şıklatırsın. Kim bilir bu sefer hangi robot oluruz.

PANDA:  Gördüğünüz üzere elimizdeki malzemeler bunlar. İsteyen istediği malzemeyi kullanabilir. Bu malzemelerden sizi mutlu eden bir hediye yapacaksınız.

ARZU: Nasıl başlayalım ki? Böyle malzeme mi olur.

CEM: Çöp bunlar yahu.

PANDA: O zaman bunların çöp olmadığını düşündüğünüz an başlayabilirsiniz.

CANSU: Bence yapabiliriz.

ARZU: Ya Cansu bi sus ya! Panda bunlar birbirleriyle çok alakasız parçalar. Niye anlamıyorsun.

PANDA: Ben anlıyorum. Sadece sizin de anlamanızı bekliyorum.

CEM: Panda madem rüyamıza gelecektin niye böyle bir rüya ile geliyorsun ama gerçekten istediğin zor bir şey.

ARZU: Evet madem rüyamıza gelecektin. Bize burayı gezdirip bir de hediye verseydin sonra da biz uyansaydık. Bir rüya pandası olarak sana bu yakışırdı.

CANSU: Ayyy keşke şuradaki bebek benim olsaydı. Onu hediye etseydin Panda, abim ve ablamdan daha çok sevinirdim inan.

PANDA: Rüyanıza bilerek geldim çocuklar ama rüyanızdaki davranışlarınız sizin buradaki huzur veya huzursuzluğunu da belirleyecek. Sizler iyi birer çocuk olursanız bu rüyada işiniz kolaylaşır. (Panda sahneden çıkar)

ARZU: Biz iyi birer çocuk değil miyiz!

CANSU: Panda’yı bile üzdük.

ARZU: Haklısın.

(Sahne kararır)

PERDE 1 SAHNE 3

Arzu hediyesini tasarlamak için sahnede gezinir. Cem masasında deneme yanılma yoluyla bir şeyler yapmaya çalışır. Cansu ise çalışmaya başlamıştır bile. Arzu bir şeyler tasarlayamayınca sıkılır ve Cansu’nun masasına gider.

ARZU: Ne o Cansu küreye kumaşlar yapıştırarak modacı mı olacaksın

CANSU: Evet ablacığım. Beni buna layık görmen ne güzel.

ARZU: Cem bak kardeşimiz çoktan büyük bir modacı olmuş bile! Küreyi giydiriyor.

CEM: Arzu Cansu’yla uğraşma. Bak ne güzel hediyesine odaklanmış. Sen de bir şeyler yapmaya çalış,

ARZU: Aaaa iyi ki bir şaka yapayım dedim.

CEM: Şaka yapsan iyi dalga geçiyorsun.

CANSU: Canım abiciğim.

ARZU: Aaaa sizinle eğlenmek isteyen de kabahat. (masasına geçer, hediye malzemelerini incelemeye başlar, sonra sinirle ayağa kalkar) Hayır ama hayır ben bu rüyadan çıkmak istiyorum. Burası bana göre değil.

CEM: Arzu sakin ol biraz.

ARZU: Evime dönmek istiyorum.

CANSU: Burası zaten evimiz sadece rüya diye böyle.

ARZU: Çok komiksin. (dalga geçerek söyler) Cem bir şey yapalım ne olur evimize dönelim, bu rüyadan çıkalım artık.

CEM: Sakin ol nasıl bir hediye yapabileceğini düşün tek yol bu hediye yapmak. Hadi istersen yaparsın. Bak ben de uğraşıyorum. Hala bir şey bulamadım ama bulacağım.

ARZU: Tamam deneyeceğim. (sarılırlar, Cansu da koşup onlara sarılır)

PANDA: (Sahne arkasından seslenir) Hadi çocuklar yemek hazır.

CANSU: (Gülerek) Ya bu Panda’da çok komik. Sanki rüyada yemek olur.

PANDA: Olur olur bu benim rüyama özel. Hımmm çok nefis yemekler yaptım size. Yarışmaya katılsam kesin birinci olurum.

HEPSİ: Panda çok komiksin (gülerek sahneden çıkarlar)

PERDE 1 SAHNE 4

Konuşarak birbirlerine sarılmış vaziyette üçlü olarak sahneye girerler.

CEM: Yemekler gerçekten nefisti.

ARZU: Abartma Cem altı üstü rüya.

CEM: Evet çıkmak isteyip de çıkamadığımız basit bir rüya!

ARZU: Şu kaleme gol atmasan olmaz mı Cem.

CEM: Rüyadan çıkınca bana bol çikolatalı dondurma ısmarlarsan ablacığım bunu düşünebilirim.

ARZU: Neden olmasın seve seve bu rüyadan çıkalım ilk iş size bol çikolatalı dondurma ısmarlamak. Kumbaramda bunun için birikmiş param var nasıl olsa.

CANSU: Abla keşke hep böyle mutlu davransan.

ARZU: Böyleyken tadını çıkarın öyleyse.

CEM: Hadi hadi işe koyulalım.

Çocuklar ilk denemelerini gerçekleştirirler. Arzu kartondan kalemlik, Cansu küreye yapıştırdığı desenli bez ile hediyesini bitirir. Cem ip ve pamuktan bir kardan adam yapar.

CEM: Sanırım başaramadık.

ARZU: Haklısın benim içime sinmedi.

CANSU: Ama uğraştık işte. Neden olmuyormuş. Hem hediyenin iyisi kötüsü olmaz mı demişti Panda.

CEM: Tam olarak öyle değil Cansu. Bu yaptıklarımıza yeterince özenmedik. Karşımızdaki kişiye değer verdiğimizi anlatmıyor. Yaptığımı ben beğenmedim ki hediye edeyim.

CANSU: Haklısın abi. Yeniden deneyelim.

(Panda sahneye gelir)

PANDA: Çocuklar ben bugün yokum. Başka bir rüyada bulunmam gerekecek.

CANSU: Bizi bu rüyada yalnız bırakma lütfen korkarız biz.

CEM VE ARZU: Kendi adına konuş.

CANSU: Tamam tamam ben korkarım. Onlar korkmaz.

CEM VE ARZU: Ha şöyle.

PANDA: Korkmanıza gerek yok. Çünkü birincisi bu bir rüya ve bu rüyada bütün kuralları ben koyarım. Bu yüzden hiçbir zaman bir sıkıntı yaşamazsınız ama sizi mutlu edecekse ben gelene kadar istediğiniz zaman şu gördüğünüz çanı çalabilirsiniz. Hemen yanınıza gelirim. (çocuklar sevinçle başlarını sallarlar)

CEM: Güle güle.

CANSU: Bol şans Panda Manton.

ARZU: Bol şans mı? Cansu Panda yeni bir rüyaya gidiyor, yarışmaya değil.

CANSU: Aaa evet. Güle güle hemen gel Panda. (Masalarına geçerler)

CANSU: Bakalım hangisi daha çok içime sinecek. İkisi arasından karar verebilirim.

ARZU: Ne dedin Cansu!

CANSU: Yok bir şey düşünüyordum.

ARZU: İçinden lütfen. Dikkatimiz dağılıyor.

(Arzu ayağa kalkar yine düşünmeye başlar. Sahnede yürür. Cem’de bir süre ona eşlik eder ve ‘- yaşasın buldum’ hareketini yaparak masasına geçer Cem. Arzu dolaşmaya devam eder.)

ARZU: Offf ya offf bir ben kaldım bulamayan. Çıldırmak üzereyim. Daha ne yapacağıma bile karar veremedim. İlk denememiz de kötüydü. Malzemeler çok kötü. Bir şey çıkmaz diyorum.

CEM: Düşün bulacaksın.

ARZU: Yok ya düşünmeyeceğim. Bırakıyorum. Hediye yapmayacağım. Belki beni rüyadan kovar.

CEM: Unut bunu. Panda ne dedi, hediye bitince rüyadan uyanacaksınız.

ARZU: Beğeneceğimiz ve içimize sinen, güzel diye de maddeleri var o şartın Cem. Üstelik o söylüyor. Malzemeleriniz kötü ama hediye güzel olacak. Böyle bir şey nasıl olabilir ki. Yok ya olmayacak bu iş. Ben ne olursa olsun yapmayacağım. (Yatağına geçer uzanır)

CANSU: Abi

CEM: Efendim kardeşim.

CANSU: Ablam için üzülüyorum.

CEM: Ben de üzülüyorum.  Aslında benim bir fikrim var. Biz ikimiz hediyelerimizi yaptık. Geriye sadece Arzu’nun kaldı. Geri kalan bütün parçaları toplayıp güzel bir şey ortaya çıkarabiliriz.

CANSU: Panda kızarsa abi.

CEM: Sonuçta kötü malzemelerden güzel bir hediye dedi. Malzemelerinizi paylaşamazsınız demedi.

CANSU: Haklısın.

CEM: Arzu ile de konuşayım o zaman netleştiririz. Hadi yatalım biraz.

CANSU: Abi zaten rüyadayız.

CEM: Ama benim uykum geldi. Hem biliyor musun rüya içinde rüya görülebilirmiş. Babam bununla ilgili izlediği filmi anneme anlatırken dinlemiştim. Yorulduk bence uzanalım sonuçta bu da rüyanın bir parçası bence.

(Yataklarına geçip uzanırlar)

PERDE 1 SAHNE 5

(Çocuklar yataklarında uyurken Panda Manton gelir ve onları uyandırır)

ARZU: Ne o yoksa rüyadan mı çıktık.

PANDA: Hayır. Rüyanızda uyumuşsunuz. Benim olmamamdan kaynaklanmış olabilir bu. Rüya perisi bunu ayarlamış olmalı.

ARZU: O peri değil olsa olsa rüya cadısı. Peri olsa bizi buradan kurtarır.

PANDA: Aaaa hayır. Ona cadı diyemezsin.

ARZU: Ne yapar beni rüyadan mı atar. Çok sevinirim.

PANDA: Hayır o başka bir şey yapmaz. Ama tabi çok kızdırırsak belki bir şeyler yapar.

ARZU: Neee

PANDA: Annenizin yaptığı sevmediğiniz yemeğin adını söyler misiniz çocuklar.

HEPSİ: Pırasa

PANDA: Periyi kızdırırsanız belki burada bol bol pırasa yiyebilirsiniz.

HEPSİ: Iyyyyy

ARZU: Panda inan olmuyor. Lütfen anla biraz.

PANDA: Cem ve Cansu zaten yapmış gördüğüm kadarıyla bir sen kalmışsın. İnanıyorum ki sen de çok kısa bir zamanda yapacaksın

(Cem ve Cansu üzülerek masalarının başına geçerler. Hediyeleri bittikleri için Arzu’ya bakarlar.)

CANSU: Hadi Arzu. Paylaşarak yapamayız diye bir kural yok. Üçümüz birleşip bizim yaptığımız hediyelerden bile daha güzel bir hediye yapabiliriz. Biz kardeşiz. Hangimizin hediyesinin en iyi olacağı diye bir şey yok. İstersen hediyeyi bitirdikten sonra beğenmezsen benim hediyemi sen alabilirsin.

(Arzu bu sözler üzerine mutlulukla kardeşlerinin yanına gider ve birlikte paylaşarak hediyelerini yaparlar. Hediye bitince Arzu sevinçle bağırır)

ARZU: Yaşasın hepsi bitti (birlikte şarkı söylemeye başlarlar)

Günlerce düşünmüş

Uğraşmış çabalamış

Sevindirmek için kaç fikir

Geçmiş aklından

Sonunda bunda karar kılmış

Onun adı hediye

Gelince elime

Benden mutlusu yok

Adı üstünde

Çam sakızı çoban armağanı

Yoktur bunun başka bir anlamı

Parıldayan paket

Kim bilir ne var içinde

Paketin içinde ne var ne yok

Önemli olmamalı bizim için.

Onun adı hediye

Gelince elime

Benden mutlusu yok

Adı üstünde

Çam sakızı çoban armağanı

Yoktur bunun başka bir anlamı

CANSU: Ayyy hediyelerimiz bitti. Yaşasın!

ARZU: Evet bitti. Artık rüyadan çıkabiliriz. Hepimiz içimize sinen hediyeler yaptık.

(Panda sahneye gelir)

PANDA: Evet hediyeleriniz bitti. Tebrik ederim. Rüyadan çıkmak size bağlı demiştim. Yine size bağlı.

ARZU: Tamam işte Panda Manton biz hediyelerimizi bitirdik. Neden hala yine bize bağlı?

CEM: Evet bu kısmı ben de anlamadım.

PANDA: Neden burada olduğunuzu hediyeleriniz bittiğinde size anlatacağıma söz vermiştim hatırladınız mı?

CANSU: Evet açıklayacaktınız. Ve şu an heyecandan kalbim duracak.

CEM: Sizi dinliyoruz Panda.

PANDA: Size bir ders vermek istedi Rüya Perisi.

HEPSİ: Neden ama biz ne yaptık!

PANDA: Hatırlarsanız geçen hafta Arzu ablanızın hediye çekilişi vardı. (Çocuklar başlarını sallarlar)

CEM: Evet Arzu ablam anlattı bize o olayı.

PANDA: Ona bir hediye verildi ve ‘böyle hediye mi olur’ diyerek arkadaşının yüzüne bağırdı ve size akşam ağlayarak bu olayı anlattı. Her biriniz o hediyeyi veren kişi için olmadık laflar söylediniz. (çocuklar başlarını eğerler) Hatta Arzu ablanızın öğretmenine şikayet etmesi için onu teşvik bile ettiniz.

CEM: (boynu bükük bir şekilde) Şikayet ettin mi abla. (Cansu’da ablasına bakar Cem’de ama Arzu yüzünü yerden kaldırmaz.

PANDA: Etti. Bu yüzden bir de okulda tartışma yaşandı. Arkadaşınız günlerce üzüldü ve ağladı.

ARZU: (kimsenin yüzüne bakmadan konuşmaya başlar) Ben o gün hiç mutlu olmamıştım ve bunun onunda bilmesini istemiştim sadece)

PANDA: Hediye sorgulanmaz, yargılanmaz. Beğenmiyorsan ona yansıtmadan o şarkıları dinlemezsin olur biterdi. Böyle bir anıyı hatırlamak üzere bir kenarda sadece saklayabilirdin. Ya da verdiğin hediyeyi senden daha çok sevecek birine verebilirdin. Ama bu o arkadaşını bu şekilde üzmeni gerektirmezdi.

ARZU: Bu hiç aklıma gelmedi

PANDA: Burada bulunmanızın nedeni de bu. İçinizde kötülük yok. Sadece ilk aklınıza gelen şeyi yaptınız. Oysa arkadaşlık, dostluk, sevgi denilen şey ilk akla gelen şeylerle olmaz. Sevgi emek ve çaba ister.

ARZU: Peki bunu nasıl düzeltebiliriz.

PANDA: Onu ilk gördüğünde ondan özür dileyerek.

CEM: Ya kabul etmezse.

CANSU: O zaman onun da rüyasına girer (gülerler)

PANDA: Çocuklar siz üzerine düşen şeyi yapın. İnsanlar yapmış olduğunuz şeyi belki hemen anlayamazlar ama bu sizlerin doğru davranmanız gerçeğini ortadan kaldırmaz.

CEM: Peki bu yaptığımız hediyeler.

CANSU: Ben bunlardan ayrılamam ki.

PANDA: Bu raflardaki hediyeleri görüyor musunuz? Bu hediyelerin hepsi sizler gibi gelen çocuklara ait. Şu en üst raftaki boşluğu görüyor musunuz?İşte sizin hediyeleriniz de buraya yerleşecek. Sizden sonra gelen tüm çocuklara örnek olacak. (çocuklar koşarak Panda’ya sarılar.) Hadi bakalım yatağa. Uyanmayı hak ettiniz. (Çocuklar yavaş yavaş yatağa giderler, birden dönüp Panda’ya yeniden sarılırlar. Sahne kararır)

“Hediye (Aysel Güney)” üzerine 2 yorum

  1. AYSEL GÜNEY says:
  2. AYSEL GÜNEY says:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir