Pazartesi, Ekim 18, 2021

Üçüncü Sinema (Mehtap Akbulut)

Üçüncü Sinema, Üçüncü Dünya’dan kaynaklanan belki de tek sinema teorisidir. Kökleri II.Dünya Savaşı sonrası Üçüncü Dünya ülkelerinin gerçekleştirdikleri anti emperyalist mücadeleye dayanır. Çıktığı 1960’lı yıllardan bu yana sinema çevrelerince büyük ilgi görmüştür.
Üçüncü Sinemacılar, Hollywood’un eğlenceye yönelik, Avrupa’nın ise birey odaklı sinemasını işlevsiz hatta zararlı gördüklerinden bunun yerinde daha politik ve militan bir sinemayı savunmuşlardır. İlk başlarda çok dikkat çekmemelerine rağmen 1980’lerden sonra sinemanın politik işlevine yaptıkları vurgu ile daha çok dikkat çekmeye başlamışlardır.
II.Dünya Savaşı sonrası Avrupa’da Hollywood tarzının dışına çıkabilen filmleri savunan İtalya’da Yeni Gerçekçilik, Fransa’da Yeni Dalga gibi çeşitli akımlar ortaya çıkmıştır. Bu akımlar, özellikle Yeni Gerçekçilik Üçüncü Sinema üzerinde önemli etkilerde bulunmuştur.
Üçüncü Sinema ile Yeni Gerçekçilik arasında pek çok benzer ilişki vardır. Öncellikle bir çok Latin Amerika sinemacısı İtalya’da bulunmuş Yeni Gerçekçilik akımını tanımıştır. Bir diğer ortak yanları ise İtalya’da benimsenen sinema tarzı ve üretim biçimi Üçüncü Dünya yönetmenlerine çekici gelmiştir. Yeni Gerçekçi sinema genellikle dış mekanlar da amatör oyuncularla çekilen filmlerdir bununla beraber filmler de ki işsizlik, yoksulluk gibi konular işlenir. Üçüncü Dünya yönetmenlerinin bu akımdan farklı olarak, ulusal bağımsızlık, halk savaşı gibi sorunlara sahip olmasıdır.
Üçüncü Sinema kavramının öncüsü olarak Brezilya kökenli Yeni Sinema hareketini gösterebiliriz. Glauber Rocha, Ruy Gerra ve Nelson Pereira dos Santos gibi yönetmenler Yeni Dalga’nın üslup ve teknik özelliklerinden etkilenmekle birlikte kırsal hayat, köylülerin yaşam tarzı gibi konularda filmler çekmişlerdir.
Akımın önemli temsilcilerinden Glauber Rocha ‘’Açlığın Estetiği’’ – 1965 ile bir çok kişi tarafından Üçüncü Sinema manifestolarını başlatan kişi olarak görülmüştür. Rocha’ya göre film, gerek işleyiş gerek ele aldığı konu olarak geleneksel kalıpların dışına çıkmalıdır. Latin Amerika’nın özgünlüğü onun açlığıdır ve açlığın en büyük simgesi şiddetir. Bu şekilde filmin odak noktasını açlık ve şiddet oluşturur.
Rocha’ya göre film sadece konu olarak açlığı ele almamalıdır kısıtlı üretim araçlarının kullanılmasıyla da ‘’aç’’ olmalıdır. Böyle filmin konusu olan açlık, yoksulluk biçiminde de görülmeli ve filmin kendisi Üçüncü Dünya’nın yoksulluğunun bir davranış biçimi haline gelmelidir.
la_hora_de_los_hornos_-_edicion_especial_-_region_4_por_solens_vanÜçüncü Sinema terimi, ilk olarak Solanas ve Getino’nun ünlü ‘’Üçüncü Bir Sinemaya Doğru’’ adlı manifestolarında kullanılır. Manifestoya, henüz yeni tamamladıkları ‘’Kızgın Fırınların Saati’’ (La Hora De Los Hornos – 1968)filminden yola çıkmışlardır. Üçüncü Sinema manifestosunu tetikleyen bu film, Arjantin’de 1966’daki askeri darbenin ardından gelen baskıcı dönem sonrası 2 yıl içinde gizlilik içinde çekilmiş ve takip eden yıllar boyunca gizli olarak gösterilmiştir. Getino’ya göre bu film ‘’özgür olmayan bir ülkede, özgürlürük için siyasal mücadeleyi destekleyen bir filmin üretenin ve dağıtıma sokmanın mümkün olduğunu göstermiştir.’’
Solanas ve Getino, Üçüncü Dünya Sineması’nın en belirleyici özelliği olarak, Hollywood sinemasında ki seyirci pasifliği yerine seyirciyi aktif bir katılımcı haline getirmiştir. Hollywood sinemasını Birinci Sinema olarak tanımlarken, İkinci Sinemayı Avrupa’daki Yeni Dalga, Yeni Sinema gibi akımları koyar. Bunlar Hollywood sinemasından farklı olarak sinemaya yeni bir dil katmıştır. Üçüncü Sinema ise sistemden tamamen ayrılarak gerçek bir muhalefet yaratmış ve devrimci mücadelenin bir parçası olarak İkinci Sinema’dan ayrılır. Üçüncü Sinema’da seyirci tamamen gösterimin bir parçasıdır. Bu doğrultuda ‘’Kızgın Fırınların Saati’’ filminde seyirciyi aktif katılmaya itecek yöntemler izlenmiştir. Filmde yer yer gösterim durup ve perdede sorular belirir, bu şekilde seyirciler tartışmaya davet edilir.

Manifestoların savunduğu bu sinema 1960’ların Avrupa Sinemasına göre çok daha militan bağımsız bir sinemadır. Sonuç olarak Üçüncü Sinema, filmi politik ve militan güçlerin yönetiminde kitleleri bilinçlendirmeyi ve harekete geçirmeyi amaçlamaktadır.

1213kl.7669

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak: Prof. Dr. Esra Biryıldız ve Doç. Dr Zeynep Çetin Erus ”Sinemaya Giriş” Ders Notları.

2,600BeğenenlerBeğen
popüler kategoriler
son yorumlar
HABERLER

Cevap Bırakın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz