İlk Müslüman Türk Devletlerinde Dil ve Edebiyat (Prof. Dr. Ahmet B. Ercilasun)

‘Hiç Kimselerin İlgilenmediği Bazı Olayların Tarihçisi’ Olarak Edip Cansever (Baki Asiltürk)

Telefon Çaldı (Fikret Kemal Tekin)

Adnan Varınca

Sinemada Kurgu (Mehtap Akbulut)

Sinema 22 Haziran 2016
854

Kurgu Nedir?
Belli bir filmin yapımı sırasında elde edilen görüntülerin, senaryoda ki ya da metinde ki sıraya göre bir anlatım ifade etme amacıyla düzenlenmesidir. Kurgu henüz işlenmemiş ve ham halde ki görüntülerin göstermek istediği anlatıyı içermekte ve filmin tamamına yön vermektedir. Kurgunun kesinlikle duygulara değil yapılan filmin tarzına uygun olması gerekmektedir. Kurgunun temel işlevlerini şu şekilde sıralamak mümkündür: Anlatımı düzenlemek, elde edilen görüntüleri en uygun biçimde seçmek ve yerleştirmek, planlar arası geçişi sağlamak, ritmi yakalamak…
Sergey Eisenstein’ın Kurgu Kuramı
Kurgu, Sergey Eisenstein’ın kuramında en önemli yere sahiptir, tıpkı filmlerinde olduğu gibi. Sinema tarihinde özellikle kurgunun yükselişe geçtiği dönemde, Eisenstein’ın çok büyük rolü vardır. Sessiz sinema’nın son yıllarında Eisenstein ‘’Potemkin Zırhlısı’’ (1925) filmi ile adeta doruk noktasına ulaşmıştır. Film ilk dönem rus sinemasının en güzel örneklerinden biridir. Kurguyu zirveye taşıyan bu film sinema tarihinin başyapıtı olmuştur. Eisenstein bu film ile gelecek kuşaklara değerini hiçbir zaman yitirmeyecek bir sinema yapıtı sunmuştur.

0015648

Eisenstein için kurgu çatışmaya dayanır. İki farklı çekimin birleştirilmesi sonucu ortaya çıkan yeni bir çatışmadır. Oluşan bu görüntü ikisinin toplamı yada birbirini tamamlaması değil ikisinin çatışmasından doğan farklı ve bağımsız olan yeni bir kavramdır. Eisenstein’ın bu kurgu kavramının ortaya çıkması Japon ideogramlarına dayanır. Tümüyle sembolik bir dil olan bu ideogramlarda, bir kuş + ağız “şakımak” anlamına gelirken, bir çocuk + ağız “ağlamak” bir köpek + bir ağız ‘’havlamak’’ anlamına gelir. Her iki anlatımda ‘’ağız’’ sembolü ortak iken, anlam ikinci kavram ile değişir ve farklı bir anlatım ortaya çıkarır, yani iki farklı anlatım sonucu yeni bir kavramın ortaya çıkmasını sağlar.

Potemkin Zırhlısı filminin ‘’Odessa Merdivenleri’’ usta bir kurgu yöntemi ile bir araya getirilmiştir. Bu sahnede çarlık rejimi askerlerinin merdivenlerden inerek, insanlara ateş açmaları ve merdivenden inmeye çalışan insanların düzensiz bir biçimde etrafa kaçışmalarının görüntüleri vardır.

battleship-potemkin-2-copy (1)Sahnede genellikle yakın plan ölçekler kullanılmştır, böylece halkın üzerinde oluşan korku ve kaçış daha net bir şekilde izleyiciye aktarılmıştır. Eisenstein’ın filminde yakın plan, bir hareketin devamı olarak kullanılmaz, devamlılığı bozar ve görsel açıdan doğal bir değişim yaratır. ‘’Odessa Merdivenleri’’ sahnesinde askerlerin bitmek bilmeyen bir şekilde inişi halkın etrafa kaçışı ve adeta nefes nefese birbirini izleyen bir ritim vardır. Montaj hileleriyle bir dakikalık sahneyi filmde 5 dakika olarak gösteren Eisenstein belki de sinema tarihinin en akılda kalıcı sahnesini yaratmış oldu.

 

odessa merdivenleriEisenstein’ın kurgu kuramındaki temel özellik bireyleri etkilemek, görüntüyü çekici kılmak amacı taşımaktaydı. İzleyiciyi ‘’şok edebilmek’’ amacı vardır. Rastlantısal olarak seçilmiş farklı görüntüler sayesinde izleyici üzerinde farklı psikolojik etkiler yaratma duygusu vardır. Çok kısa, içerikli çarpıcı olan çekimlerin hızla birbiri ardına gelmesiyle izleyici de vurucu bir etki yaratma amacı vardır. Eisenstein’a göre ‘’makine parçaları nasıl montajla bir araya getiriliyorsa bu atraksiyonlar da montajla birleştirilecektir. Böylece bir yanda, sirkten, müzikholden gelen atraksiyon sözcüğü öte yanda endüstriden gelen montaj sözcüğü, izlenim birimlerinin bir araya getirilişini tanımlamak üzere eşleştirilmiş oluyordu. Eisenstein tüm elemanlara atraksiyon diyordu ve ona göre yönetmen bunları anlamlı bir bütün elde etmek için düzenlemek zorundaydı.’’
Potemkin Zırhlısında kullanılan yakın plan çekimler dikkat çekmektedir. Estetik olarak yakın plan, izleyicinin odak noktasını belirler, dikkatini belli bir noktada toplar. Entelektüel anlamda ise görüntüyle aktarılan anlamı vurgular. İzleyiciye farklı çağrışımlar yaratarak olduğundan daha güzel, etkileyici ve çekici gelmektektedir. Filmde özellikle yakın plan çekimleri ‘’Odessa Merdivenleri’’ sahnesinde görebiliriz. Eisenstein’ın filminde yakın plan, hareketin devamı olarak kullanılmaz, devamlılığı bozar ve görsel açıcan doğal bir değişim yaratır. Ancak bu durumun asıl amacı yakın planların daha sonradan çekilip filme eklenmesidir. Bunlar çoğunlukla filmlerde mekansal farklılıklar yaratır, ondan önce gelen görüntülerden bağımsız ayrı bir dünyanın parçaladır. İzleyici üzeride entelektüel bir anlam bırakır ve seyirciye anlam aktarmak için kullanılır. Eisenstein Potemkin Zırhlısı filminde kuru aracılığıyla izleyicide çeşitli etkiler yaratmayı amaçlamıştır. Filmde bir çok sahnede gerçek zaman akışını bozarak görüntüde gerçekleşen eylemin etki gücünü artırmak amacıyla gerçekleştirilen eylemi süresini uzatmıştır. Bu sahneleri farklı açılardan vererek eylemin süresini uzatmıştır.

potemkin

 

 

 

 

 

 

Ölçümlü (Metrik) Kurgu
Bu kurgunun çekimlerin salt uzunluğuyla belirlenir. Bu parçalar birbirine bir müzik ölçüsüne uygun kalıp içinde, uzunluklarına göre eklenir. Bir başka deyişle resimlerin yan yan getirilmesinin en basit örneğidir. İzleyici görüntüleri eşit ağırlıkla algılayarak çatışma oluşur, bu çatışma basit orantılı bir çatışma tarafından frenlenir.
Tartımlı (Ritmik) Kurgu
Metrik kurgunun tersine görüntünün metrik uzunluğu üstüne değil bu kurgu tekniğinde zamanın niteliği çerçevenin ritmi tarafından belirlenir. Hareket yönlerinin, çakışmaların etkili olduğu bir kurgudur.
Titremsel (Tonal) Kurgu
Ton ve ahenklerden oluşan, baskın olan görüntünün yanında diğer unsurlarında baskın görünmesidir. İki farklı çerçevenin üst üste gelmesine olan sağlamak için görüntülerde temel bir ton benimsenir. ‘’Potemkin Zırhlısı’’ filminde bu tür kurguya örnek olarak matem sahnelerinde gri ve sis kullanılmıştır.
Üsttitremli (overtonal) Kurgu
Müzik yoğunluğu olan bir kavramdır. Bu türde genel olarak film içinde yüksek tonların bir araya gelmesi sonrası oluşan parçalardaki yüksek tonlarla çatışma içerisinde bulunabileceği biçimde kurgulanmalıdır. Eisenstein bu durumu ‘’en güçlülerin toplamı’’ diye adlandırmıştır.
Anlıksal (Entellektüel) Kurgu
Bu kurgunun en belirgin özelliği izleyicinin zihninde özel duygusal etkiler uyandıran düşünceler çağrıştırmaktır. Resimlerin içinde saklı bulunan entelektüel çekiciliğin ortaya çıkartılması sonucu elde edilir. Bu şekilde film, izleyicinin zihninde belirli kavram ve duyguları uyandırır.

Kaynak: Sinemada Kurgu Ve Eisenstein; Bülent Küçükerdoğan.

Yazan : Mehtap Akbulut

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.