Kapat

Resim-İş Eğitiminde İlkokul Öğrenci Resimlerinin Değerlendirilmesi (Araş. Gör. Çiğdem Doğan)

Anasayfa
-----SANAT KÜTÜPHANESİ----- Resim-İş Eğitiminde İlkokul Öğrenci Resimlerinin Değerlendirilmesi (Araş. Gör. Çiğdem Doğan)

 

Sanat Eğitimi

Bir çeşit sistemli çalışma etkinliği olan sanat, insana özgüdür. “Hayatın yerini tutması, insanla çevresi arasında
bir denge sağlaması sanatın niteliğini ve gerekliliğini önemli kılar” (Fischer, 1995: 9). Fischer’in sözünü ettiği
sanat kavramı, birey ile çevresi arasındaki denge, doğayı, nesneleri, evreni anlama, görme, tanımlama, farklı
bakış açıları geliştirme, duyu organlarını kullanabilme gibi etkililiğinden bahsettiğini söylemek mümkündür.
Sanatın bireyler arasında etkili olabilmesi ancak iyi bir sanat eğitimi almaları ile mümkün olacağı
düşünülmektedir.

Söylemez’e (2004) göre, sanat eğitimi; var olan yapıcı, yaratıcı, yorumlayıcı yetenekleri uyandıran, geliştiren,
bireyin kendini değerlendirmesi ve kendini tanıması yönünde bilinçlenmesini sağlayabilmek gibi önemli
sayılabilecek hedeflere varmada yardımcı olan bir alandır (393-401 ).

Doğan’a (2004) göre, Sanat eğitimi; bireyin özgün yaratıcılık yönünü geliştiren, bu yetinin kaybolmaması için
çabalayan bir amaç taşımalıdır. Sanat eğitiminin bir toplumun düşüncesini, yeteneğini, duygularını, kişiliğini
biçimlendiren, renklendiren, güçlendiren bir olgudur (398-391).

Artut (2001) ise, sanat eğitimi; bireyin tüm ruhsal ve bedensel eğitimi bütünlüğü içinde estetik duygularının
geliştirilmesi, yetenek ve yaratıcılık gücünün olgunlaştırma çabası olarak tanımlamaktadır (89).

Sanat eğitimi, insanın genel eğitimi içerisinde önemli bir yere sahiptir. Yaygın bir biçimde düşünüldüğü gibi,
sanat eğitimi doğru bir eğitim yaşantısından geçen, amaçları iyi tespit edilmiş sanat eğitimi alan birey, dünyayı
daha anlamlı yaşar, maddeyi değiştirir ve yeniden biçim verir, yaratıcı olmanın özgürlüğünü ve insan olmanın
yüceliğini yaşar (Baler, 1990: 93).

İnsandaki yaratıcı gücü ortaya çıkarmak, onu özgür, yapıcı, araştırıcı kılan, düşünen, üretken bireyler haline
getiren en önemli derslerden birisi bilinçli yapılan sanat eğitimidir (Aykaç, 2004: 221). Bilinçli sanat eğitiminin
en önemli elemanı öğretmendir ve aynı derece önemli olanın, öğretmenleri yetiştiren akademisyenlerin olduğu
düşünülmektedir. Bireylerin tüm yaşantıları boyunca, kendilerini ifade etmelerinde önemli bir yere sahip olan
çocukluk dönemi oldukça dikkat çekici olduğu söylenebilir. Bu dönemde eğitimcilerin yaklaşımları, çocuğun bilgi
ve becerilerine uygun yöntemlerin ve değerlendirmelerin belirlenmesi açısından fazlasıyla önemli olabilir.
İçinde yaşanılan toplumun ve toplumu oluşturan bireylerin yetiştirilmesinde birinci derecede sorumlu kişiler
öğretmenler olduğu söylenebilir. Böylesine önemli bir misyonu bulunan ve bu bağlamda toplumun sanatsal ve
kültürel gelişiminde etkin rol oynayan resim-iş öğretmenlerinin nitelikli bireyler yetiştirilmesinde büyük bir
önem taşıdığı düşünülebilir. Ancak nitelikli resim-iş öğretmenlerinin yetiştirilmesinde büyük önem taşıyan ana
sanat atölye derslerinin uygulanmasında çeşitli sorunların olduğu görülmektedir.

Eğitim Fakültelerinin resim-iş öğretmenliği programı incelendiğinde eğitim derslerinin yanı sıra, alan dersleri
teorik ve uygulama olarak kendi içinde ayrılır. Alan derslerinin uygulama kısmında dersin öğretim elemanıyla
öğrenci arasında usta çırak ilişkisi gibi dersin yürütülmesi önemlidir. Öğretim elemanı bilgi ve tecrübesini
öğrenciye aktarır, öğrencide aldığı sanat bilgisinin üzerine eğitim derslerinden öğrendiği formasyon bilgilerini de
katarak iyi bir öğretmen veya akademisyen olarak yetişir. Ancak 1997 yılında yeniden yapılandırma gereği
Eğitim Fakültelerinin resim-iş öğretmenliği programında, alan derslerinin uygulaması 8-16 saatken, 6 saatle
sınırlandırılmış ve bu sebepten dolayı da alan derslerinin uygulama aşamasında yetersiz bilgi ve deneyime sahip
öğrenciler yetişmesi yapılan araştırmalarla ortaya çıkmıştır. Lisans öğrencisi, sanat eğitiminde temeli oluşturan
sanatsal düzenleme elemanları ve ilkelerini bile tam olarak öğrenemeden mezun olmaktadır ( Şahan, 2010:
256). Alanında uzman olan öğretim elemanlarınca yetiştirilmesi gereken lisans öğrencisinin, öğretmen veya
akademisyen olduğu zaman öğrencilerine iyi bir eğitim verebilmesi için öncelikle kendi alanının uygulama
kısmında yeterli olması gerekmektedir.

Sanatsal Düzenleme Elemanları Ve İlkeleri

Artut’a (2006) göre; Sanatçının öznel yapısının dışında, sanat ürününü oluşturan veya ürünün sanatsal bir nitelik
taşımasında etkili ve önemli olan bazı unsurlar vardır. Bunlar sanatsal düzenleme elemanları ve ilkeleridir.
Aşağıda bu eleman ve ilkelere kısaca değinilmiştir.

Çizgi: Görsel bir anlatımda, ilk anlatım öğesidir. Temel sanat eğitimi çalışmalarında ele alınması gereken ilk konu
çizginin anlatım olanakları bakımından araştırılmasıdır diyebiliriz.

Renk: Fiziksel olarak renk, güneş ışığından çıkan bir enerji yayılımı olarak düşünülür. Dolayısıyla renk, ışığın
cisimlere çarptıktan sonra yansıyarak görme duyumuzda bırakmış olduğu etkidir. Renk özel bir dildir. Bazen bir
gölge, bazen bir form elemanı olarak ifade gücünü yükseltir ( Artut, 2006: 145).

Biçim-Form: Üç boyutlu bir nesnenin doğal yapısını, varlığını tanımlar. Yani bir sanat eserinin yapı bakımından
kuruluşudur. Bir sanat yapıtının biçim, çizgi, renk, leke ve dokudan oluşan son halidir (Artut, 2006: 151).

Doku: Aynı anda iki duyu organımızı harekete geçirir. Bir anda obje hakkında fikir sahibi olmamızı ve yüzeyi
plastik açıdan daha etkili olmasını sağladığını söyleyebiliriz.

Mekan: Her türlü form çalışması bir mekan düzenlemesi olarak niteleyebiliriz.

Denge: Sanat ürününü oluşturan bütün sanat elemanlarının kompozisyon oluşturacakları şekilde dağılımlarıdır
diyebiliriz. Doğanın içinde de bulunan denge formlar arasındaki birlikteliği, bütünlüğü oluşturduğunu
söyleyebiliriz.

Ritim: Birbirini izleyen düzenli tekrarlardır diyebiliriz. Doğadaki var olan ritmik hareketlilik nasıl ki bir uyum
içinde ise, sanat yapıtını güçlendiren, uyum sağlayan da bu hareketliliğin oluşturduğu ritimlerin olduğunu
söyleyebiliriz.

Zıtlık: Evrende her şeyin karşıtlıklar dengesi içinde oluştuğunu görürüz. Zıtlıkla beraber hareket, varlık, süreç
vardır diyebiliriz. Sanat açısından değerli görülen her yapıtta çok iyi çözümlenmiş zıtlık bir denge vardır
diyebiliriz.

Oran: Nesnenin kendi içinde veya başka nesnelerle renk, biçim, leke anlamında ya da boyutlar arasında dengeli
bir bütünlük oluşturulmasına yönelik estetik ilişkilerdir(Artut, 2006: 152).

Bütünlük: Çalışma yüzeyi üzerinde, tasarım elemanlarının tümünün, tasarım ilkeleri doğrultusunda estetik bir
bütünlük oluşturmasıdır(Buyurgan, 2001: 70).

Çeşitlilik: Değişiklikler ve zıtlıklarla durağan, sürekli olanı değiştirmeye ve hareket kazandırmaya yönelik tasarım
ilkesidir.

İlkokul 4. Sınıf (9-12 Yaş) Çocuğunun Resimsel Özellikleri

Bu araştırmada ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin resimlerinin değerlendirilmesinde, akademisyenler ve onların
yetiştirdiği son sınıf lisans öğrencilerinin yaptıkları puanlamaların tutarlı olup olmadığının karşılaştırılması
amaçlandığından, rastlantısal olarak ilkokul 4. Sınıf öğrencileri seçilmiştir bu sebeple araştırmanın gereği olarak
ilkokul 4. Sınıf çocuğunun resimsel gelişim ve özelliklerini bilmek faydalı olacaktır.

Bu yaş çocuğunun dil gelişimi artmış ve duygularını anlatma yolu olarak resmin yerini sözel anlatma yolu
almıştır. Resimlerindeki heyecan azalmış ve bir kuruluk söz konusudur. Bu yaş çocuğunda gruplaşma ve
başkaldırma gözlemlenmektedir.

Derinlik, perspektif ve oran algıları gelişmiştir. Sert bir gerçekçi (realist) bir anlayış içerisine girerler ve sık sık
resimlerinin “Nasıl olduğunu, benzeyip benzemediğini” sorarlar. Bu yaş çocuğunda cinsiyet ayrımı başlar kızlar erkeklerden erkekler kızlardan nefret eder görünürler bu resimlerine de yansır, erkek çocuklar genelde
resimlerinde süper kahramanlar, otomobiller vb. konular seçerken kız çocukları dekoratif ögeler, çiçekler,
bebekler duygusal şeyleri konu olarak seçerler. Mekan algıları gelişmiştir. Her şey amacına uygun resimlenir.

Bu dönemde çocuklar, gerçekliğe bakış açıları değiştiği için, yaptığı resmi benzemediğinden dolayı resim
yapmaktan soğuyabilir. Bu durumu engellemek için çocuğu cesaretlendirmek gereklidir. Bu yaş çocuğu
duygusaldır negatif bir eleştiri çocuğun resim yapmasını engelleyebilir.

Çocuk Resimlerinin Değerlendirilmesi

Öğretim açısından değerlendirme; öğretim sürecinin öğrencinin bilgi, kavram ve değer bağlamında elde
ettiklerinin saptanması ve ölçülmesidir( Kırışoğlu, 2009; 137). Değerlendirme yıl içerisinde yapılan eğitim ve
öğretimin verimliliğin ölçülmesi denebilir. Yapılan bütün uğraşların ödüllendirilmesidir.

Alakuş ve diğerlerine (2011) göre, dört şekilde değerlendirme söz konusudur, bunlar;

· Sürece dayalı değerlendirme-gözlem
· Eser odaklı değerlendirme
· Süreç dosyası değerlendirmesi
· Bilişsel değerlendirme (255-261)

Bu araştırmada katılımcıların bütününe süreci gözlemleme ve öğrencileri tanıtma fırsatı bulunamadığından
dolayı eser odaklı değerlendirme yapılmıştır.

Değerlendirme neden yapılır ve neden önemlidir? Öğrencinin belirlenen hedeflere ulaşıp ulaşmadığının ve
eğitim öğretimin gerektirdiği, öğrenci, öğretmen ve ders programına yönelik amaçların gerçekleşip
gerçekleşmediğinin göstergesidir.

YÖNTEM

Araştırmanın Modeli

Bu araştırmada ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin resimlerinin değerlendirilmesinde, akademisyenler ve onların
yetiştirdiği son sınıf lisans öğrencilerinin yaptıkları puanlamaların tutarlı olup olmadığının karşılaştırılması
amaçlanmıştır. Bu amaç çerçevesinde yapılan araştırma ilişkisel araştırma modeli niteliğindedir. Bu araştırma
türü durumları ve olayları betimlemenin ötesinde olası ilişkileri araştırarak olguyu daha iyi anlayabilmek aradaki
farklı özellikleri ortaya çıkarmak için yapılmaktadır( Büyüköztürk ve diğ., 2011: 22).

Katılımcılar

Niğde İl Milli Eğitim Müdürlüğüne Bağlı Cumhuriyet İlk Okulu 4. Sınıf düzeyinde öğrenim gören ve erişilebilir
örnekleme yöntemi ile belirlenen 10 öğrenci çalışmanın amacına uygun olarak belirlenmiştir.

Veri Toplama Aracı

Araştırmanın amacı kapsamında belirlenen ve öğrencilerin resimlerini değerlendirmek için kullanılan “Yeterli”,
“Kısmen Yeterli” ve “Yetersiz” şeklinde 3’lü likert dereceli puanlama anahtarı olarak tasarlanmıştır.

Değerlendirme kriterleri olarak sanatsal düzenleme elemanları ve ilkeleri adı altında literatürde geçen özellikler
göze alınarak maddeler oluşturulmuştur(Buyurgan, 2001; 53-70). Kapsam geçerliği, Resim Öğretmenliği
bölümünde görev yapan alanında uzman 3 akademisyenin görüşü alınarak sağlanmıştır. Puanlama anahtarının
güvenirliğini ise deneme uygulaması kapsamında puanlayıcı güvenirliğini hesaplamak için uygulama yapılmış ve
alanında uzman 2 akademisyenlerin aynı resimleri puanlamaları sonucu elde edilen puanlar arasındaki
korelasyon ilişkisine bakılmıştır. Sonuç olarak iki uzmanın değerlendirme kriteri arasında r=,84, p<,05’e göre çok
yüksek düzeyde anlamlı bir uyum olduğu görülmektedir. Bu bağlamda puanlama anahtarı yüksek düzeyde
güvenirliğe sahiptir.

Verilerin Analizi

Araştırma kapsamında belirlenen örneklemeden toplanan resimler puanlama anahtarı ile “Yeterli=3”, “Kısmen
Yeterli=2” ve “Yetersiz=1” şeklinde puanlanmış ve en yüksek puan alabilecek öğrenci resmi 36, en düşük puan
alabilecek öğrenci resmi 12 olarak hesaplanmıştır. Örnekleme dahil edilen resimlerin puanlanması sonucu
verilerden elde edilen toplam puanların ortalaması, “12-19=yetersiz”, “20-27=kısmen yeterli” ve “28-
36=yeterli” kriterler göz ününde bulundurularak yapılan analizlerden elde edilen sonuçlar yorumlanmıştır.
Akademisyenler ve lisans öğrencilerinin puan dağılımlarının düzeylerini tespit etmek için ortalama ve standart
sapma değerleri incelenmiş, puanları arasındaki ilişkiye Pearson Korelasyon analizi , puanları arasındaki farka ise
bağımsız örneklem t-testi ile bakılmıştır.

BULGULAR

Birinci Alt Problem: Resim öğretmenliği bölümünde bulunan akademisyen ve lisans öğrencilerinin ilköğretim 4.
sınıf düzeyinde öğrenim gören 10 öğrencinin resimlerine ilişkin değerlendirme puanları ne düzeydedir?

Tablo-1’e bakıldığında akademisyenlerin 1. resme vermiş oldukları ortalama puan (X=23,40, s=7,50, kısmen
yeteli), öğrencilerin 1. Resme vermiş oldukları ortalama puandan (X=27,20, s=4,66, kısmen yeterli) küçük olduğu
görülmektedir. 1. Resmi, öğrenciler akademisyenlere göre daha yeterli olarak görmektedir.

2. Resme bakıldığında akademisyenlerin 2. resme vermiş oldukları ortalama puan (X=20,20, s=4,49 kısmen
yeterli), öğrencilerin 2. Resme vermiş oldukları ortalama puandan (X=26,80, s=4,76 kısmen yeterli) küçük
olduğu görülmektedir. 2. Resmi, öğrenciler akademisyenlere göre daha yeterli olarak görmektedir.

3. Resme bakıldığında akademisyenlerin 3. resme vermiş oldukları ortalama puan (X=13,40, s=2,07 yetersiz),
öğrencilerin 3. Resme vermiş oldukları ortalama puandan (X=18,20, s=2,78 yetersiz) küçük olduğu
görülmektedir. 3. Resmi, öğrenciler akademisyenlere göre daha yeterli olarak görmektedir.

4. Resme bakıldığında akademisyenlerin 4. resme vermiş oldukları ortalama puan (X=28,80, s=6,69 yeterli),
öğrencilerin 4. Resme vermiş oldukları ortalama puandan (X=31,80, s=3,77 yeterli) küçük olduğu görülmektedir.
4. Resmi, öğrenciler akademisyenlere göre daha yeterli olarak görmektedir.

5. Resme bakıldığında akademisyenlerin 5. resme vermiş oldukları ortalama puan (X=14,00, s=1,87 yetersiz),
öğrencilerin 5. Resme vermiş oldukları ortalama puandan (X=18,20, s=1,92 yetersiz) küçük olduğu
görülmektedir. 5. Resmi, öğrenciler akademisyenlere göre daha yeterli olarak görmektedir.

6. Resme bakıldığında akademisyenlerin 6. resme vermiş oldukları ortalama puan (X=24,80, s=7,05 kısmen
yeterli), öğrencilerin 6. Resme vermiş oldukları ortalama puandan (X=26,80, s=4,15 kısmen yeterli) küçük
olduğu görülmektedir. 6. Resmi, öğrenciler akademisyenlere göre daha yeterli olarak görmektedir.

7. Resme bakıldığında akademisyenlerin 7. resme vermiş oldukları ortalama puan (X=31,00, s=5,00 yeterli),
öğrencilerin 7. Resme vermiş oldukları ortalama puandan (X=30,40, s=6,11 yeterli) büyük olduğu görülmektedir.
7. Resmi, öğrenciler akademisyenlere göre daha yetersiz olarak görmektedir.

8. Resme bakıldığında akademisyenlerin 8. resme vermiş oldukları ortalama puan (X=28,20, s=6,26 yeterli),
öğrencilerin 8. Resme vermiş oldukları ortalama puandan (X=29,80, s=2,77 yeterli) küçük olduğu görülmektedir.
8. Resmi, öğrenciler akademisyenlere göre daha yeterli olarak görmektedir.

9. Resme bakıldığında akademisyenlerin 9. resme vermiş oldukları ortalama puan (X=25,00, s=5,66 kısmen
yeterli), öğrencilerin 9. Resme vermiş oldukları ortalama puandan (X=28,80, s=4,76 yeterli) küçük olduğu
görülmektedir. 9. Resmi, öğrenciler akademisyenlere göre daha yeterli olarak görmektedir.

10. Resme bakıldığında akademisyenlerin 10. resme vermiş oldukları ortalama puan (X=29,40, s=4,93 yeterli),
öğrencilerin 10. Resme vermiş oldukları ortalama puandan (X=30,20, s=2,95 yeterli) küçük olduğu
görülmektedir. 10. Resmi, öğrenciler akademisyenlere göre daha yeterli olarak görmektedir.

İkinci Alt Problem: Resim öğretmenliği bölümünde bulunan akademisyen ve lisans öğrencilerinin ilköğretim 4.
sınıf düzeyinde öğrenim gören 10 öğrencinin resimlerine ilişkin değerlendirme puanları arasında ilişki var mıdır?

Tablo 2’ye bakıldığında Resim Öğretmenliği bölümünde görev yapan akademisyenlerin ilköğretim 4. Sınıf
düzeyinde öğrenim gören öğrencilerin resimlerine vermiş oldukları puanlar ile Resim Öğretmenliği bölümünde
öğrenim gören öğrencilerin ilköğretim 4. Sınıf düzeyinde öğrenim gören öğrencilerin resimlerine vermiş
oldukları puanlar arasında r=,45, p<,05’e göre pozitif yönde orta düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu
görülmektedir. Lisans öğrencileri ile Akademisyenler arasındaki öğrenci resimlerini değerlendirme kriterleri
açısından orta düzeyde bir tutarlılık olduğu görülmektedir.

Üçüncü Alt Problem: Resim öğretmenliği bölümünde bulunan akademisyen ve lisans öğrencilerinin ilköğretim
4. sınıf düzeyinde öğrenim gören 10 öğrencinin resimlerine ilişkin değerlendirme puanları arasında farklılık var
mıdır?

Tablo 3’e bakıldığında Resim Öğretmenliği bölümünde görev yapan akademisyenlerin ilköğretim 4. Sınıf
düzeyinde öğrenim gören öğrencilerin resimlerine vermiş oldukları puanlar (X=23,82) ile Resim Öğretmenliği
bölümünde öğrenim gören öğrencilerin ilköğretim 4. Sınıf düzeyinde öğrenim gören öğrencilerin resimlerine vermiş oldukları puanlar arasında t=-2,18, p<,05’e göre anlamlı farklılık olduğu görülmektedir. Bu anlamlı
farklılık, lisans öğrencilerinin akademisyenlere göre değerlendirdikleri resimleri daha yeterli gördüklerinden
kaynaklanmaktadır.

TARTIŞMA VE SONUÇ

Çalışmanın amacına göre belirlenen alt problemlere ilişkin bulgular incelendiğinde;
Birinci Alt Problem: Genel itibari ile Resim Öğretmenliği bölümünde görev yapan akademisyenler ve bu
bölümde öğrenim gören lisans öğrencileri ilköğretim 4. Sınıf ta öğrenim gören öğrencilerin resimlerini
incelediklerinde; 1., 2. ve 6. resimde puanlayıcılar kısmen yeterli olarak görmektedir, aynı zamanda lisans
öğrencileri bu üç resmi akademisyenlere göre daha yeterli olarak değerlendirmiştir. 3. ve 5. resimde
puanlayıcılar yetersiz olarak görmektedir, aynı zamanda lisans öğrencileri bu üç resmi akademisyenlere göre
daha yeterli olarak değerlendirmiştir. 4., 7., 8. ve 10. resimde puanlayıcılar yeterli olarak görmektedir, 7.
resimde akademisyenler lisans öğrencilerine göre daha yeterli olarak değerlendirirken, diğer 3 resimde lisans
öğrencileri akademisyenlere göre daha yeterli olarak algılamaktadır. 9. resimde akademisyenler kısmen yeterli
olarak değerlendirirken öğrenciler yeterli olarak değerlendirmektedir. Resimlerin her biri incelendiğinde
değerlendirme kriterlerine alan itibari ile uzman olan akademisyenlerin daha fazla dikkat ederek objektif bir
değerlendirme yaptığı görülürken, lisans öğrencilerinin değerlendirme kriterlerini daha subjektif bir şekilde
algıladıkları ve bu yüzden resimleri biraz daha yeterli gördükleri sonucuna ulaşılmıştır.

İkinci Alt Problem: Resim Öğretmenliği bölümünde görev yapan akademisyenlerin ilköğretim 4. Sınıfta öğrenim
gören öğrencilerin resimlerini değerlendirirken puanlara anahtarında yer alan kriterlere uygunluğunu
değerlendirme düzeyleri ile lisans öğrencilerinin resimlerin puanlama anahtarındaki kriterlere uygunluğunu
değerlendirme düzeyleri arasında orta düzeyde bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Akademisyenlerin
değerlendirme kriterleri açısından eğitimleri ve alan uzmanlığı göz önünde bulundurulursa, lisans öğrencileri ile
aynı şekilde bir değerlendirme yapma olasılığının düşebileceği ve aradaki ilişkinin de çok yüksek çıkmaması
aldıkları eğitimin sonucu olarak görülmektedir. Bu sonuca göre akademisyenlerin, çalışmanın amacına uygun
belirlenen kriterler hakkında sahip oldukları bilgi ve donanımın lisans öğrencilerine orta düzeyde bir başarı ile
aktarabildikleri sonucuna ulaşılabilir ya da lisans öğrencilerinin orta düzeyde bir öğrenme gerçekleştirdiği
sonucu da çıkarılabilir.

Üçüncü Alt Problem: Akademisyenlerin ilköğretim 4. Sınıf öğrencilerine ait resimleri değerlendirirken elde
edilen puan ile lisans öğrencilerinin aynı resimleri değerlendirirken elde edilen puan arasında bir farklılık olduğu
görülmektedir. Bu farklılık, lisans öğrencilerinin değerlendirme kriterlerini biraz olsun göz ardı ederek subjektif
bir değerlendirme yoluna gittikleri ve akademisyenlerin daha profesyonel ve objektif bir değerlendirme
yaptığından dolayı lisans öğrencilerine göre resimleri daha yetersiz gördüklerinden kaynaklanmaktadır.
Öneriler;

· Bölümün uygulama ağırlıklı içeriğinden dolayı alan derslerinin kredi saati artırılarak yeterli düzenlemelere
gidilebilir.
· Ders içeriklerinin belirlenen program hedeflerine ulaşmadaki öneminden yola çıkarak, derslerin içerikleri
araştırılarak beklentilere cevap verebilir nitelikte yeniden düzenlenebilir.
· Programda öğretmenlik meslek bilgisi dersleri ile alan eğitim derslerinin sürelerinde dengeli bir dağılıma
gidilebilir.

Not: Bu çalışma 25-27 Nisan 2013 tarihlerinde Antalya’da 28 Ülkenin katılımıyla düzenlenen “ International
Conference on New Trends in Education – ICONTE – 2013 ”da sözlü bildiri olarak sunulmuştur.

KAYNAKÇA

Ayaydın, A., Vural, D. Ü., Tuna, S., Yılmaz, M. G., Alakuş, A. O., Mercin, L. (ed). (2011). Sanat Eğitimi ve Görsel
Sanatlar Öğretimi. (2. Bs.) Ankara: Pegem A

Artut, K. (2001). Sanat Eğitimi Kuramlar Ve Yöntemleri. (1. Bs.), Ankara: Anı Yayıncılık.

Artut, K. (2006). Sanat Eğitimi Kuramlar Ve Yöntemleri. (4. Bs). S: 145-151-152, Ankara: Anı Yayıncılık.
Aykaç, V. K. (2004). Sanat Eğitiminde Değerlendirme Ve Süreç Dosyası. II. Sanat Eğitimi Sempozyumu içinde 28-
29-30 Nisan (s. 221-232) Ankara: Gazi Üniversitesi.
Baler, H. T. (1990). 3- 7 Yas Çocuklarında Resim Yoluyla Yaratıcılığın Geliştirmesi. Eğitim Bilimleri I. Ulusal
Kongresi içinde. Güzel Sanatlar Eğitimi Ve Eğitim Öğretim Programları Ve Öğretim II. 24-28 Eylül 2: 93-101.
Ankara: Ankara Üniversitesi.
Buyurgan, S. ve U. (2001). Sanat Eğitimi ve Öğretimi. (1. Bs). Ankara: Dersal Yayıncılık
Büyüköztürk, Ş., Çakmak, E. K., Demirel, F., Akgün, Ö. E., Karadeniz, Ş. (2011). Bilimsel Araştırma Yöntemleri.
Ankara: Pegem A.
Doğan, P. (2004). Günümüz Sanat Eğitiminde Özgün Arayışlar. II. Sanat Eğitimi Sempozyumu içinde 28-29-30
Nisan (s. 389-391). Ankara: Gazi Üniversitesi
Fıscher, E. (1995). Sanatın Gerekliliği (8. Bs.). Çev. Cevat Çapan İstanbul: Payel Yayınları.
Kırışoğlu, O.T. (2009). Sanat Kültür Yaratıcılık (1. Bs.). Ankara: Pegem A.
Söylemez, S. (2004). Sanat Eğitiminde Yeni Yaklaşımlar. 2. Sanat Eğitimi Sempozyumu içinde 28-29-30 Nisan (s.
393-401) Ankara: Gazi Üniversitesi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir