Kapat

Müzik Öğretmenliği Eğitiminde Ses Eğitimi (Doç. Dr. Ayşe Meral Töreyin)

Anasayfa
-----SANAT KÜTÜPHANESİ----- Müzik Öğretmenliği Eğitiminde Ses Eğitimi (Doç. Dr. Ayşe Meral Töreyin)

Müzik öğretmenliği eğitimi; öğrencilerine, bulundukları eğitim düzeyi ve türüne uygun olarak belirlenen müziksel davranışları kazandırabilme becerisine sahip müzik eğitimcileri yetiştirmek amacıyla yapılan, bir mesleki eğitimdir.Türkiye’de müzik öğretmeni yetiştirmeye ilk olarak,1924 yılında Musiki Muallim Mektebi’nde başlanılmıştır. Ancak, bu okul zamanla, yalnızca sanatçı yetiştiren bir kuruma dönüştüğü için müzik öğretmeni yetiştirme işine 1937-1938 eğitim yılından itibaren Gazi Orta Muallim ve Terbiye Enstitüsü’nde açılan müzik şubesinde devam edilmiştir. Eğitim enstitülerinin 1982 yılında üniversiteler kapsamına alınarak eğitim fakülteleri oluşturulmasından sonra sayıları artarak, bugünkü duruma ulaşmıştır.

Günümüzde müzik öğretmenleri, çoğunlukla eğitim fakültelerinin müzik eğitimi anabilim dallarında yetiştirilirken, konservatuvarlar ile güzel sanatlar fakültelerinin müzik bölümlerinden mezun olanlara da eğitim formasyonu dersler okutularak müzik öğretmeni olmaları sağlanmaktadır.

1998-1999 eğitim -öğretim yılından beri eğitim fakültelerinin müzik eğitimi anabilim dallarında, YÖK tarafından hazırlanan ortak program uygulanmaktadır. Bu programla alan, genel kültür ve mesleki formasyon derslerinin ağırlık ve kredileri yeniden düzenlenmiştir.

Bu bağlamda,daha önceki programlarda çalgı eğitimi, müzik kuramları eğitimi ve ses eğitimi olarak belirlenen anabilim/anasanat dalları ve bunlara bağlı dersler “müzik eğitimi anabilim dalı”nda toplanmıştır.

Müzik öğretmenliği eğitiminde ses eğitiminin temel amacı, müzik öğretmeni adayına kendi sesini doğru, güzel ve etkili kullanma ve korumaya ilişkin davranışlar kazandırmakla birlikte, müzik eğitimi vereceği öğrencilerinin seslerini eğitme yöntemlerini de öğretmektir. Bir başka deyişle, ses eğitimi derslerinde, öğretmen adayına sesini doğru kullanmaya yönelik temel davranışları kazandırırken, bu davranışları öğrencilerine nasıl öğreteceğini öğretmek amaçlanmaktadır. O halde, müzik öğretmenliği programlarında ses eğitimi, müzik öğretmeninin hem kendi ses sağlığını, hem de öğrencilerinin ses sağlığını korumaları bakımından önem taşımaktadır.

Son yıllarda yapılan araştırmalar, eğitim fakültelerinin müzik eğitimi anabilim dallarındaki ses eğitimi derslerinde, müzik öğretmeninde bulunması gereken doğru, güzel ve etkili ses kullanma davranışlarının neler olduğunu ve nasıl, hangi yöntemlerle kazandırılması gerektiği hususunda bazı belirsizlikler bulunduğunu göstermektedir. Sözkonusu derslerin ilke, amaç ve yöntemleriyle, ders içeriklerinin ve ses eğitimi repertuvarının, müzik öğretmenliğinin gereklerine uygun olarak hazırlanıp hazırlanmadığı konusunda çeşitli görüşler bulunmaktadır.

Türkiye’de müzik öğretmeni, ilköğretim öncesi kurumlardan başlayarak, ilköğretim ve ortaöğretim okullarında görev yapacağı için, o yaş gruplarının ses özellikleri ile ses gelişimlerini iyi bilip, ona uygun ve doğru yöntemlerle ses eğitimi uygulamalı ve doğru repertuvar oluşturabilmelidir. Aynı zamanda, Türk dilinin yapı ve ses özelliklerine uygun şarkı söyleme biçimini kazandırabilmelidir.

Bu ise, eğitim fakültelerindeki ses eğitimi alan derslerinin programlarında yapılan geliştirme çalışmalarıyla sağlanmakta ve bu amaçla müzik eğitimi programlarındaki ses eğitimi dersleri, yöntemler, ilkeler, amaçlar ve içerik bakımından müzik öğretmenliği gereklerine uygun hale getirilebilmek amacıyla sürekli değişip geliştirilmektedir.

Müzik öğretmeni yetiştirmede yeni model arayışları son yıllarda hem müzik öğretmeni yetiştiren kurumlarda, hem de Yüksek Öğretim Kurullarında ele alınan bir konu olmasına karşın,özellikle ses eğitimi alan derslerindeki bazı tanımlar, ilkeler, amaçlar ve ders içeriklerinin, Türk okul müzik eğitimindeki beklentilere cevap verecek nitelikte olmadığı görülmektedir. O halde müzik öğretmenliğinde ses eğitimi derslerinin ilke, amaç, yöntem veiçerikleri nasıl saptanmalıdır?

Bunun için öncelikle ses eğitimi kavramı ve türleri üzerinde durmak gerekir.

Ses Eğitimi ve Türleri

“Ses eğitimi ;bireylere konuşma ve/veya şarkı söylemede seslerini doğru, etkili ve güzel kullanabilmeleri için gereken davranışların kazandırıldığı ve içinde konuşma, şarkı söyleme, koro ve şan eğitimi gibi alt ses eğitimi basamaklarını barındıran, disiplinler arası bir özel alan eğitimidir. Tanımda kullanılan ‘doğru’ anatomik ve fizyolojik yapıya, dil ve müzik özelliklerine, gerçeğe ve kurallara uygunluğu, ‘güzel’ Söyleme biçimindeki uyum ve ölçülebilirdavranışlardaki dengeyi, ‘etkili’ ise başkaları üzerinde bıraktığı izi nitelendirmektedir. (Töreyin:1998)

Müzik öğretmeni yetiştiren kurumlarda ses eğitimi bugüne kadar şan, şan eğitimi, bireysel söyleme, bireysel ses eğitimi gibi çeşitli adlarla uygulanmış, bu durum ise şan eğitiminin asıl ifade ettiği anlamından farklı şekilde, birbirlerinin yerine kullanılmasına ve giderek de ses eğitimi alanını genel adı olarak kabul edilmesine neden olmuştur.

Öyle ki, toplu ses eğitimi yapılan koro eğitiminde dahi, şan eğitimi yöntemleri uygulanarak özellikle ilk ve ortaöğretim düzeyindeki koristlerde yapay bir söyleme biçimi geliştirilip, doğal ses oluşumuna ve söylenilen şarkının dil özelliklerine uygun olmayan seslendirme biçimleri oluşturulmuştur.

Oysa ses eğitimi bir özel alan eğitimidir ve şan eğitiminden farklı yanları vardır. Koro eğitimi de ses eğitimi alanı içinde yer alır.

Ses eğitimi alanı; temel ses eğitimi de denilen ve sesin öncelikle doğru kullandırılma davranışının kazandırıldığı şarkı söyleme eğitimi, sese dayanıklılık ve sağlamlık kazandırmak ve sanat değeri yüksek, özellikle opera aryaları söyleyebilmeyi öğretmek amacıyla yapılan ve ileri ses eğitimi diye adlandırılan şan eğitimi, belirlenen şarkıları toplu olarak, ortak tını ve ses oluşturarak ve uyumlu söyleyebilmeye ilişkin davranışlar kazandırmak amacıyla uygulanan koro eğitimi ile doğru, etkili ve güzel konuşmaya ilişkin davranışların kazandırıldığı konuşma eğitimini kapsar.

Bu ses eğitimi türleri, verilecek olan öğrencilerin aldığı müzik eğitimi tür ve düzeyine göre, farklı amaçlara yönelik olarak, farklı yöntemler ve farklı ses gereçleri (repertuvar) oluşturarak uygulanır.

Müzik öğretmeni bulunduğu öğretim basamağı ve düzeyini dikkate alarak, çalıştığı kurumun müzik eğitimi türüne uygun olan ses eğitiminin amaç, ilke ve yöntemlerini belirlemeli ve en doğru repertuvarıoluşturmalıdır. Çünkü, ses eğitimi uygulanacak olan öğrencilerin alacağı müzik eğitimi türü (genel, amatör ve/veya mesleki) amaçları, yöntemleri ve repertuvarı dikkate alınmadan yapılan ses eğitimleri, öğrencilerde ileride yapay ve tamamen taklite dayanan ağız ve yüz biçimleriyle çirkin şarkı söyleme davranışı kazandırılıp, tedavisi mümkün olmayan ses rahatsızlıklarına neden olmaktadır.

Sonuç

Türkiye’de ses eğitimi kavramı bir alan adı olarak kabul edilip, içinde barındırdığı alt ses eğitimi basamaklarının, müzik eğitimi türü, düzeyi ve amacına en uygun olan yöntemlerle verilmesi gerekliliği vardır.

Eğitim fakülteleri müzik eğitimi anabilim dallarında verilen ses eğitimi alan dersleri bağlamında; ses eğitimi temel davranışlarının kazandırıldığı şarkı söyleme eğitimi,sanat değeri yüksek eserlerin seslendirilebilmesine ilişkin davranışların kazandırıldığı ileri ses eğitimi veya şan eğitimi ile koro eğitimi ders programlarında köklü değişiklikler yapılmalıdır.

Müzik öğretmeni, kendi aldığı mesleki müzik eğitimi sırasında öğrendiği ses eğitimine ilişkin tüm davranışları,öğretmenlik yaparken genel müzik eğitimi kapsamında verdiği ses eğitiminde, aynı şekilde ve hiç sorgulamadan uygulamaktadır. Oysa, karşısındaki öğrenciler ilköğretim veya ortaöğretim yaşı düzeyinde ve genellikle genel müzik eğitimi almak durumunda olan bireylerdir. Bu durum yukarıda sözü edilen yanlış ve uygun olmayan şarkı söyleme alışkanlıkları kazanılmasına ve buna bağlı olarak da ses kayıplarına neden olmaktadır.

Sonuç olarak, müzik öğretmeni yetiştiren kurumlardaki ses eğitimi alan ders programlarında,Türkçe’nin ses yapısı da dikkate alınarak Türkçe şarkı söyleme yöntem ve teknikleri oluşturulmalıdır. Ayrıca, müzik öğretmeni adaylarına aldıkları ses eğitimi yöntemlerini hangi düzey, tür ve amaçlardaki ses eğitimlerinde nasıl uygulamaları gerektiği ayrıntılı olarak anlatılmalı ve buna ilişkin uygulama çalışmaları yaptırılmalıdır.

Halen ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında görev yapan müzik öğretmenlerine de zaman zaman hizmet içi eğitim kursları açılarak konu ve önemi hakkında bilgi verilmelidir.

Müzed Dergisi, Nisan 2002

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir