Kapat

Memduh Şevket Esendal Hakkında Bir Kitap (Prof. Dr. Gıyasettin Aytaş)

Anasayfa
EDEBİYAT Memduh Şevket Esendal Hakkında Bir Kitap (Prof. Dr. Gıyasettin Aytaş)

20. yüzyıl biyografinin dün­yada altın çağını yaşadığı bir asır olarak anılacaktır. Bu dönemde yapılan çalışmaların büyük bir kısmı, edebiyat tarihi açısından önemli malzemeler sağlamış­lardır.

Edebiyat tarihine malzeme taşıması bakımından, biyografi ve monografilerin önemli bir yeri olduğu muhakkak. Ancak, bu sa­hada yapılmış olan çalışmaların bir kısmı, bilimsel değeri olan eserler olmasına rağmen, diğer bir kısmı da, yapılan yanlışlıklar yüzünden, ele aldıkları şahıs ve devir hakkında uzun müddet yanlış anlamalara ve yanlış bilgilenmelere sebep olan eserlerdir. Bu yüzden, uzun bir müddet daha ciddi çalışmaların yapılması yerine, bu gibi yanlışlıkların tashi­hi üzerinde durmak mecburiye­tinde kalınmıştır.

Edebiyat tarihleri birer anto­loji, biyografi ve bibliyografya kitabı değildir. Bu yüzden. bi­yografi sahasında yapılacak her çalışmanın edebiyat tarihinde yer alması söz konusu olamaz. Bura­da aranacak belli kriterler olmalıdır. Bunlar arasında, sağlam bir bibliyografya, bilinenlerden farklı olarak, yeni ve orijinal bilgiler ve objektif bir tenkit anlayışı… Bu unsurların bulunduğu biyografi­ler, hem edebiyat tarihimiz için sağlam birer kaynak olacak, hem de sosyal tarihimiz için malzeme teşkil edeceklerdir.

Son yıllarda biyografi saha­sında arka arkaya birçok kitap yayınlandı. Büyük bir kısmı Kültür Bakanlığı tarafından ya­yınlanan bu kitaplar içerisinde, kimi zaman yanlış anlamalara meydan verecek birçok bilgi yanlışlarının olduğu görülmek­tedir. İncelemelerin yeterli ol­mayışı, inceleyenlerin bir kısmında da eş, dost ve hatır mesele­sinden dolayı hassas davra­nılmaması yüzünden hatalı ve yanlışlarla dolu kitapların çıktığı kanaatindeyiz.

Ancak, bütün bunlara rağmen, Kültür Bakanlığı yayınları içinde çok ciddi çalışmaların sayısı da az değildir. Bakanlığın, birçok ilim adamımızın yapmış olduğu dok­tora tezlerini kitap haline getire­rek, bu konuda önemli bir görevi yerine getirdiği de göz ardı edilmemelidir. Bunlardan biri de, İsmail Çetişli’nin yapmış olduğu “Memduh Şevket Esendal”* isimli çalışmadır.

Memduh Şevket Esendal, Türk hikayeciliğinde önemli bir yeri olan yazar ve siyaset adamımızdır. Hayatı boyunca mütevazılığı elden bırakmamış, riya­karlık, ikiyüzlülük ve yapmacık davranışlardan sürekli uzak kalmış ve bu gibi davranış içinde olanlardan nefret etmiş bir yaza­rımızdır.

Kendisiyle ilgili olarak, birkaç bitirme tezinin dışında, tam ve mükemmel bir çalışma yapıl­mamış, bu yüzden de okuyucular tarafından yeterince tanınmamıştır.

İsmail Çetişli’nin Memduh Şevket Esendal üzerine yapınış olduğu çalışma, yazarının deyimiyle, “… küçük hacmi içinde (Memduh Şevket Esendal’ı) bir­ bütün olarak tanıtmayı amaçla­yan bir çalışmanın sonucudur.” (s. 5 Beş ana bölümden meydana gelen bu kitap, son kısmına ekle­nen belgelerle birlikte -önsöz hariç- toplam 237 sayfadır.

Eserin birinci bölümünde Esendal’ın “Hayatı, Fikirleri, Mi­zacı ve Eserleri” üzerinde duran Çetişli, bu bölümü de kendi arasında beş kısına ayırarak, sırasıyla. Esendal’ın, “Hususi, Siyasi. ve Memuriyet Hayatı” üzerinde durup, “Doğumu, Ailesi, Çocuk­luğu”, “Tahsil Hayatı”, “İttihat ve Terakki Dönemi”, “Elçilik Yılları”, Meclis yılları ve “Son Yılları ve Vefatı”hakkında bilgiler vermiş­tir. Esendal’ın hayatı ile ilgili ola­rak kronolojik bir sıra takib eden Çetişli, böylece ileride olabilecek tekrar anlatımların da önüne geçmiş olur.

Esendal, düzenli bir tahsil ha­yatı görmemiştir. Bunun sebebini inceleyen Çetişli üç konu üzerinde durur:

“Bunların başında ‘Eti senin kemiği benim’­ felsefesine dayanan bir eğitim anlayışı” (s.5);

Diğer bir husus “eğitimin ye­tersiz, pratik ve hayata yönelik olmaktan uzak, tamamıyla ezberci bir anlayışa dayanması” (s. 6);

Son olarak da, Esendal’ın aile­vi problemleri gelmektedir. Baba­sını erken yaşta kaybetmiş olan Esendal. böylece ailenin geçim sorumluluğunu üstlenmek zorunda kaldığı için düzenli bir tah­sil hayatı olmamıştır.

Esendal’la ilgili olarak bütün bilgi ve belgeleri değerlendiren Çetişli, bu konuda en büyük yardımı, Esendal’ın hayatta olan yakınlarından görür. Onun özel hayatında olduğu gibi, edebi hayatı ile ilgili yapılan yanlışlıkları ortaya koyan Çetişli, Tahir Alan­gu’nun “İlk yazılarını’ İrtikâ gaze­tesi (1889-1902) ve ‘Musavver­-Fen ve Ebep mecmuasında (1889-1900) yayınlanmıştır” (s. 23) görüşünün yanlışlığını ortaya koyarak şöyle der: “Alangu’nun belirttiği gazete ve mecmua koleksiyonlarını taradığımızda M. Şevket’in herhangi bir yazı veya hikayesini göremedik.” (s. 23) diyerek, bu konuda yapılan hata­yı tashih eder.

Memduh Şevket’in sanat ve edebiyat hayatına nasıl başladığı konusunda ortaya çıkan çeliş­kilere bir açıklık getiren Çetişli, onun ilk hikayesinin “Veysel Çavuş” ve bu hikayenin yazılış ta­rihinin “4 K. Evvel 1324 ( 17 Aralık 1908) tarihli ‘Tanin’ gazetesinde ve M.Ş. imzasıyla yer alan hikayenin yazılış tarihi 25 T. Evvel 1324 ‘ 7 Kasım 1908)” (s. 23) olduğu belirtir.

“Yazarlarımızın yarım asra yaklaşan sanat hayatındaki en velud ve düzenli eser yayınlaya­bilme dönemi, 1942-1951 tarih­leri arasındaki on yıldır. Yedi ayrı gazetede ve dergideki 41 hikaye ile iki hikaye kitabı, bu dönemin eseridir.” (s. 26) Bunu tablo ha­linde ortaya koyan Çetişli, id­diasını temellendirmiş olur.

Esendal’ın fikirlerini iki kısım­da değerlendiren yazar, birinci kısımda “Edebi Fikirlerini”, ikinci kısımda da “Sosyal, Siyasi ve Eko­nomik Fikirleri”ni incelemiştir. “Mizacına Ait Bazı Hususiyetler” üzerinde de duran Çetişli, Esen­dal’ı “Türk hikayesine yeni bir tarz kazandırıp bu türde kaleme aldığı eserlerinin nitelik ve niceliğiyle haklı bir şöhretin sahibi olmuş güçlü bir yazar, İttihat ve Terak­kiden Demokrat Parti iktidarına kadar ki yarım asırlık bir dö­nemde inandığı düşüncenin mü­cadelesini vermiş bir politikacı, 17 yıl ülkesini başarıyla temsil etmiş bir hariciyeci ve hatırı sayılır bir ressam…” (s. 50) şeklinde tav­sif eder.

Esendal’ın eserleri kısmında, kronolojik sıraya dikkat edilerek, eserlerinin ilk baskıları ve daha sonra yapılmış baskıları da dahil olmak üzere alt alta sıralanmıştır. Bu kısımda Romanları, Hikayeleri ve çeşitli gazete ve dergilerde yayınlanmış hikâyelerin bibliyog­rafyası verilmiştir.

Eserin ikinci bölümünde Memduh Şevket’in hikâyeleri üzerinde durulmuş, onun “hikayeleri ve hikayeciliğini iki devre halinde” (s. 61) ele almıştır. Birinci devre olarak 1908­1920 yıllarını inceleyen araştırıcı, Esendal’ın bu dönemde dokuz hikâyesinin yayınlandığını söyler. (s. 62) “Memduh Şevket birinci devre hikayelerinde, çok büyük ölçüde kendinden önce Türk Hikaye geleneğine bağlı ve bu gele­neğin tabii bir devamı olma gay­retinin yazarıdır” ( s. 62.) diyen Çetişli, onun bu devrede yayın­lanan hikâyelerinde hayata, “tah­lilci, tasvirci ve tenkitçi bir sosyal gerçekçilikle bak” tığını söyle­mektedir. (s. 62)

Esendal’ın hikâyeciliğinin ikinci devresi olarak 1921-1952 yıllarını değerlendiren araştırıcı, yazarın bu dönemde büyük bir değişim geçirdiğini ifade eder. (s. 69) Birinci devresinde olduğu gibi, ikinci devresinde de realist olduğunu belirten Çetişli, birinci devrenin aksine, Esendal’ın ikinci devrede “nakilci gerçekçi oldu­ğunu” (s. 71) söyler. Esendal’ın hikayeciliği konusunda, “günlük ve tabii hayattan alınmış birtakım kesitlerin veya bu kesitlerdeki ruh hallerinin, türün hazırladığı imkanlar dahilindeki en tabii bir anlatımla ifadesi 1921-1952 döne­mi Esendal hikayesinin temel ve bariz vasfıdır” (s. 79) hükmüne varmıştır.

Memduh Şevket’in Çehov’la ilişkisi üzerinde duran Çetişli, onun Bakü görevi sırasında Rusça öğrencelikten sonra, Çehov’ıın eserlerini okuyarak onu daha yakından tanıyıp etkilendiğini söyler. Daha sonra Çehov’un hi­kayeleriyle Esendal’ınkiler ara­sındaki benzerlikler üzerinde durur. (S. 9

Üçüncü bölümde Memduh Şevket’in romanları üzerinde in­celeme yapan yazar, Romaları çeşitli yönlerden değerlendirmiştir. Esendal’ın romanlarında Türk toplumunun geçirmiş olduğu sosyal değişme ile aile müessesesinin ele alındığını belirten araştırıcı, onun daha ziyade, gör­düğü olumsuzlukları sergilediğini ifade eder. (s. 123)

“Memduh Şevket Esendal’ın Dil ve Üslubu” eserin dördüncü bölümünde ele alınmıştır. Bu bölümde yazarın kelime hazinesi ve kullandığı kelimelerde zaman içerisinde meydana gelen deği­şiklikler ifade edilerek., daha sonra eserlerinde görülen deyim­ler, argolar. mahalli söyleyişler ve tekerlemeler üzerinde durul­muştur.

Esendal’ın üslubunu da tıpkı hikayelerinde olduğu gibi iki kısımda değerlendiren Çetişli, iki devre arasındaki üslup farklılıkları üzerinde durur. (s. 149)

Eserin beşinci bölümünde hi­kâye ve romanlarından çeşitli örnekler veren Çetişli, hikayele­rinden, “Veysel Çavuş, İhtiyar Çilingir, Hürriyet Gelirken, Has­ta, Otlakçı, Gençlik, Hayat Ne Tatlı, Feminist, Komiser ve Hacı Dedemin Evi” adlı hikayelerini örnek olarak kitabına almıştır. Romanlarından ise, “Ayaşlı ve Kiracıları” isimli romanından seç­tiği bir bölüme yer vermiştir.

Sonuç kısmında genel bir değerlendirme yapan Çetişli, bib­liyografya verirken, Kitaplar, Ma­kaleler ve Tezler olmak üzere. bibliyografyayı üç kısma ayırmış­tır.

İsmail Çetişli’nin yapmış olduğu bu çalışımda, bilimsel tas­nif metoduna azami ölçüde riayet edilnıiştir. Böylece eserin hem teknik başarısı sağlanmış, hem de okunma kolaylığı artırmıştır. Ge­nellikle birinci derecede kaynak­lara inen araştırıcı, ikinci ve üçüncü derecede kaynakları mümkün olduğuna kullanma­maya dikkat etmiştir. Yapmış olduğu alıntılar esere ustalıkla sin­dirilmiş, böylece hem bütünlük sağlanmış, hem de ifade edilmek istenen fikir veya düşünce daha da kuvvetlendirilmiştir.

Mümkün olduğunca sade ve anlaşılır bir dil kullanmaya dikkat eden Çetişli, yanlış anlamalara meydan vermemek için azami gayreti göstermiştir. Ancak, sık sık Memduh Şevket’ten “Otlakçı yazarı” diye bahsedilmesi yadır­ganacak bir duı-um olarak ortaya çıkmaktadır. Çünkü, Esendal’ın sadece “Otlakçı” hikayesi bulun­mamaktadır. Yaklaşık 200’e yakın hikayesi olan Esendal’ın “Otlakçı” ile şöhret bulması bir yana, ditrer hikayelerinin de “Otlakçı” kadar önemli olduğu kanaatindeyiz… Hem Esendal bütün yönleriyle değerlendirilerek, onun eserleri­nin hepsinin kıymeti ortaya konulup, hem de sadece bir eseri varmış gibi takdim edilmesini an­lamak mümkün değildir. Bu ko­nunun araştırıcının gözünden kaçtığını umuyoruz. Bütün yönleriyle bakıldığı zaman, bu eserin geniş bir incelemenin sonunda hazırlandığı ve Memdulı Şev­ket’in hakkında bilgi edinmek is­teyenleri doyuracak nitelikte olduğu ortaya çıkmaktadır.

* Çetişli, İsmail; Memduh Şevket Esndal, Kültür Bakanlığı Yay. ANK.

Bilgi Çağında Eğiti, Yıl:1, Sayı: 1 Haziran 1994

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir