Kapat

Gerçek Bir Hikaye: Aşkımız Aksaray’ın En Büyük Yangını (Ege Küçükkiper)

Anasayfa
-----SANAT KÜTÜPHANESİ----- Gerçek Bir Hikaye: Aşkımız Aksaray’ın En Büyük Yangını (Ege Küçükkiper)

 

Devlet Tiyatroları, 8 Temmuz 2012’de kaybettiğimiz, Türk Tiyatrosunun en önemli yazarlarından Güngör Dilmen’in bu müzikli oyununu içerisinde bulunduğumuz sezonda (2012-2013) repertuarına kattı. Ustayı unutmadı ve saygısını dile getirdi. Ben de bu oyun vasıtasıyla saygılarımı belirtmek ve kendisinden biraz bahsetmek istiyorum. Güngör Dilmen denince akla gelen ilk oyun, yıllardır Kenter Tiyatrosunda bir başka usta olan Yıldız Kenter’in oynadığı “Ben Anadolu” adlı oyundur. “Midas’ın Kulakları”ve “Deli Dumrul”u da unutmamak gerek tabii. Umarım bu oyununda ömrü uzun ve seyircisi bol olur. Güngör Dilmen’de, bıraktığı birbirinden değerli eserleriyle yaşamaya devam eder…
Bir anlatıcı vasıtasıyla açılan, gelişen ve biten oyun, 19. yüzyıl sonlarında geçiyor. Aksaray’da eski bir konağa yerleşen Mahitap hatunla, orada oturan Artin adlı bir Yahudinin, aşkları konu ediliyor. Artin, müzisyenlikle geçimini sağlayan ve utangaçlığından dolayı sevdiği kadına (Mahitap hatun) açılamayan biri. Bu nedenle tanıdığı bir büyüğü yardımıyla hallediyor işini.  Firuz Bey adındaki bu büyük, ikisinin arasını yapıyor yapmasına ama iyi mi yapıyor? Başlarda iyi giden evlilik, sonraları bozuluyor ve bir yangınla sonuçlanıyor. Yangını çıkaransa Mahitap hatun. Hem de kendi canını hiçe sayarak. Bir de görevleri, yangını söndürmek olan tulumbacılar (şimdinin itfaiyesi) var oyunda. Ama bu yangın kolay söndürülebilecek cinsten değil.
Sünnet olmadan evlenemeyeceğini anlayan Artin, çaresiz oluyor sünnetini. Dinler arası farklılıklar insanların görüşleriyle vurgulanmış. Kahvehane sahnelerinde ise gazeteler okunuyor, haberler tartışılıyor. Bu tarafıyla, gündeme dair göndermelerde bulunuluyor. Oyun, bir nevi güncelliğini yakalayarak, insanı daha içine çekiyor ve düşünmeye sevk ediyor. Oyunun sonunda anlatıcı, (Macit Sonkan) tüm bu yaşananların, gerçek bir hikaye olduğunu söylüyor. Fakat Aksaray’da çıkan yangının nedeni bilinmiyor. Yazar ise aşktan çıktığını varsaymış ve bize böyle sunmayı uygun görmüş. Kim bilir belki bir doğruluk payı vardır.
REJİ – DEKOR – KOSTÜM – MÜZİK VE OYUNCULUKLAR
Faik Ertener iyi bir kurgu yapmış. Fakat oyunda bazı boş sahneler var. Kırpma yapılması, oyunu daha verimli kılıp, izleyiciyi kendine daha çok bağlardı diye düşünüyorum. Tulumbacıların kendi aralarında konuşma sahneleri gereğinden fazla uzatılmış ve biraz sıkmış. Konuştukları, oyunun bütünlüğüne de uymuyor zaten. Müzikli bir oyun oluşu ise dinamizm katarak, hoşluk yaratmış. Şarkıların sözleri oyunu özetler nitelikte yazılmış. Cem İdiz iyi bir iş çıkarmış. Dekor tasarım Osman Şengezer imzalı. 19. yüzyıl sonlarındaki cumbalı evleri ve o dönemin sokakları iyi betimlenmiş. Dekor değişiminin olmaması dikkat kaybını önlüyor. Aksesuarlar da bize o atmosferi yansıtıyor. Ayrıca afiş tasarımını da çok beğendim. Devlet Tiyatroları her sezon ayrı bir afiş konseptiyle karşımıza çıkıyor.
Kostümler adeta konuşuyor. Kadınların kostümleri hemen hemen aynı, yalnızca renkleri farklı. Tulumbacılar da bir örnek giyinmiş fakat tulumbacıların başı olan kişinin kostümü farklı bir renk olsaydı daha iyi bir fark yaratılabilirdi. Erkeklerin ise takım elbiseli ve fesli oluşu, dönem yaratımına yardımcı olmuş durumda. Çok farklı bir koreograf yok. Oyunculuğuyla öne çıkan, diğer oyunculardan farklı bir yere konumlandırılan bir oyuncu yok. Herkes rolünü güzel ve keyif alarak oynuyor. Teker teker isimlerini yazamayacağım kadar kalabalık bir kadro söz konusu. Başrollerde Turan Günay, Demet İyigün, Macit Sonkan, Ergun Akvuran ve Ayşe Tunaboylu boy gösteriyor.
TARİHİ AKSARAY YANGINLARI
İlki 1855 yılında 748 binanın yanmasıyla oluşan tarihi Aksaray yangınları, ikincisini 1873’te, 186 binanın yanışıyla, üçüncüsünü 1880’de, 67 binanın kül oluşuyla, dördüncüsünü 1890’da  200 bina ile en son 1911’de 2400 binayla büyük çapta beş kez yanmıştır. Usta yazar Güngör Dilmen’e, bu yangınlar ilham kaynağı olmuştur. İstanbul’un eski tarihini öğrenmek ve bu aşkın yangınına tanıklık etmek isteyen herkes bu oyunu görmeli. Emeği geçenleri kutlar, alkışlarının bol olmasını dilerim.
Güngör Dilmen’e saygıyla…
Not: Oyunda sis kullanılmaktadır. Oyun süresi 110 dakika / 2 perdedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir