Pazar, Ağustos 1, 2021

Azerbaycan Manilerinde / Bayatılarında Meyve (Yrd. Doç. Dr. Eyüp Akman)

Kültür ürünlerine, yaşanılan coğrafyanın, tarihin, sosyal olayların yansıması pek tabiidir. Bu nedenle her toplumun kültürel değerlerinde o topluma ait maddi ve manevi izler bulabiliriz. Bir mimar, yapmış olduğu sanat eserine muhakkak yaşadığı döneme ve topluma ait motifler ve semboller yerleştirir. Bu, edebi eserlerimiz için de geçerlidir. Sözlü veya yazılı her edebi eserde başta eserin müellifi, eserin yazıldığı zaman ve yazılma şartları hakkında bilgiler mevcuttur. Biz de bu tebliğimizde Azerbaycan bayatılarına/manilerine Azerbaycan coğrafyasının nasıl yansıdığını ele alarak, edebi eserlerde sadece edebî bilginin değil bunun yanında tarihî ve coğrafik bilgilerin de bulunabileceğini anlatmaya çalışacağız.

Azerbaycan’da mani karşılığı olarak bayatı sözü kullanılmaktadır. Azerî araştırıcılar bayatı sözünün etimolojisi üzerinde durmuşlar fakat bu konuda tam bir fikir birliği sağlayamamışlardır. Yaygın olan ve kabul gören görüşe göre bu kelime, Divan u Lugati-t Türk’te isimleri sayılan Oğuz boylarından Bayat kabilesiyle alakadardır.1

Azerbaycan manilerinin çoğunluğu “men aşıg”, “ezizinem”, “aşık”, “aşığın”gibi sözlerle başlamaktadır. Bu durum Azerî araştırıcılar tarafından incelenmiş ve şu kanaate varılmıştır: Bu sözler, gelişigüzel olan sözler değil, ilk defa bayatıyı söyleyen aşıkların adlarıdır. Men Aşık dendiğinde Sarı Aşık, Ezizinem dendiğinde Ezizi isminde bir aşık kastedilmiştir.2Eğer bu görüş kabul edilirse aşağıdaki maninin yazarı da Aşık Bayatı olmalıdır.

Bağça bara bağlıdır

Heyva nara bağlıdır

Bayatının sözleri

Hamsı yara bağlıdır

Fakat şunu da kabul etmek gerekir ki, Azerbaycan aşıklarının çoğu bayatı söylemede ustadır. Bu konuda sonuç olarak, anonim bir tür olan mani türü, aşıkların dilinde daha da değişerek ve zenginleşerek yaşama imkanı bulmuştur, diyebiliriz.

1988 verilerine göre Azerbaycan’da dikili alanların, bu cümleden meyvelerin kapladığı alan 295.000 hektardır. Dikili alanların dağılımı incelendiğinde üzüm bağlarının %49.1 ile ilk sırayı aldığı görülür. Bunu %46.3 ile diğer meyveli alanlar takip etmektedir.3Arazisinin yarısı dikili ağaçlara ayrılan bir ülkede doğal olarak meyve, her tür edebi ve bedii eserlere dahil olacaktır.

Aşağıda, Azerbaycan manilerinde meyveleri inceleyeceğiz. Đncelediğimiz bu maniler Vagıf Veliyev’in 1985 yılında yayınladığı Bayatılar4 isimli kitabından alınmıştır.

Azerbaycan manilerinde kendisinden en fazla söz ettiren meyve elmadır. Elma Türk kültüründe çok kullanılmış bir motiftir. Masallarımızda, halk hikayelerimizde, manilerimizde elma motifiyle sık sık karşılaşmaktayız. Özellikle masallarda ve halk hikayelerinde dervişin verdiği sihirli elma ile hamile kalma motifi yaygındır. Köroğlu kollarından sayılan Âşık Güruni Hikayesinde, Adil Şah hikayesinde, Elif ile Mahmut hikayesinde ve Arzu ile Kamber hikayesinde dervişin verdiği elma sayesinde hamile kalma motifi vardır. Bu motifi biz masallarda da görürüz. Erzurum’dan derlenen Topal Leylek masalında ve diğer masallarda dervişin verdiği elma ile padişahın karısı hamile kalır.5 Azerbaycan manilerinde de durum farklı değildir. Azeriler elmaya, alma demektedirler. Bundan dolayı da bu kelime, manilerde “almak” fiilinden gelen “alma”emir kipiyle cinas yapılarak kullanılmaktadır.

Ezizim, alma menden,

Bağ senden, alma menden

Dermanım senin olsun

Tek derdin alma menden

Azerbaycan manilerinden anladığımıza göre, Azerbaycan’da değişik renkli elmalar vardır. Ak alma, kızıl alma, can alması gibi.

Bağda can alması var

Yar gonag alması var

Ne çatılıb gaşların

Yohsa can alması var

Görüldüğü gibi bu manide can elması ve gonak (misafir) elmasından bahsedilmektedir. Aşağıdaki manide de “ak elma”dan söz edilmektedir. Ayrıca manide, bu elma türünün Şirvan şehrinde yetiştiği de belirtilmektedir.

Şirvan’ın ağ alması

Yemeye bağ alması

Galıbdır bir Allah’a

Yaramın sağalması

Kızıl elma motifi aşağıdaki manide şöyle geçer:

Men aşık gızıl alma

Yollara düzül alma,

Bilsem ki yar gönderib

Sahlaram yüz il alma

Yine ak ve kızıl elmaya paralel olarak kara elmayla da Azerbaycan manilerinde karşılaşmaktayız:

Ezizim alma gara,

Geymeye alma gara

Helbeti bir yar sevdim

Saldılar galmagala

Bazen manilerde elma, sadece son mısraya kafiye oluşturabilmesi için kullanılmıştır.

Almanın adı nedi,

Dünyanın odu nedi,

Ele gardaş deyirsiz

Bilmirem dadı nedi

 

Alma bıçaklanır mı

İplik saçaklanır mı

Dil bilmez zalım oğlu

Yastıg gucaklanır mı

Azerbaycan’da bol yetişen diğer bir meyve de üzümdür. Özellikle yetmiş yıllık Sovyetler Birliği Dönemi’nde bu meyve üzerinde ısrarla durulmuş, yetiştirilmesi için hükümetler tarafından destek verilmiştir. Çünkü üzüm bol olunca şarap da bol olacak ve şarap içenlerin sayısında artış görülecektir. Böylelikle özellikle Müslüman kesimler dinden uzaklaşmış olacaktır.

Azerbaycan’ın %7 si tarıma elverişli topraklara sahiptir. Azerbaycan’da tarım sektörünün temelini pamukçuluk, bağcılık, tahıl üretimi, sebzecilik, tütüncülük, ipekçilik, meyvecilik ve çay yetiştiriciliği meydana getirir. Sovyet döneminde oluşturulan merkezî planlama çerçevesinde diğer Türk cumhuriyetlerinde olduğu gibi, Azerbaycan da bir tarım ülkesi olmaya mahkum edilmiştir. Sovyet ekonomi plancılarına göre Azerbaycan’da daha çok pamuk, şarapçılık için üzüm yetiştirilmiştir. Bilhassa pamukçuluk için pek çok arazinin ayrıldığı görülmektedir. Dolayısıyla üretilen pamuk, Sovyetlerin hammadde ihtiyacını karşılayacak şekle getirilmiştir. Sovyet döneminde Azerbaycan’da üretilen üzüm, Sovyetlerdeki üzüm istihsalinin % 23’ünü, pamuk ise %8’ini teşkil etmiştir.6

Azerbaycan manilerinde üzümle ilgili çok sayıda mani bulmak mümkündür.

Bağında üzüm suyu

Yemeli üzüm suyu

 

Yâda gardaş demekden

Galmadı üzüm suyu

Azerbaycan şivesinde baştaki ünsüz harfler bazen düşmektedir. Yıldız değil, ıldız (ılduz veya ulduz), yüz değil üz gibi. Özellikle bu üz kelimesi manilerde üzüm kelimesiyle kafiye oluşturmaktadır. Üzüm, Azerbaycan’da en fazla Karabağ, Şirvan, Gence’de yetişmektedir. Bu durum manilere de yansımıştır.

Şirvan’ın gara üzümü

Ölürem bas gözümü

Ezrail bir aman ver

Yara deyim sözümü

 

Gence’nin terh üzümü

Yemeye terh üzümü

Senden el götürmerem

Dannasa halg üzümü

Garabağda üzüm galdı

Yemedim gözüm galdı,

Yarı bir saat gördüm

Üreyimde sözüm galdı

Bu manilerde üzümün renginden de bahsedilmiştir. Azerbaycan topraklarında kara üzümden başka ak üzüm ve sarı üzümün de yetiştiğini biz manilerden anlıyoruz.

Bağımda üzüm sarı

Yemeye üzüm sarı,

Gelbimi yaraladın

Barı gel, özün sarı

 

Ezizim gara bağlar,

Ağ salhım gara bağlar,

Gürbet elde galanın

Üreyi yara bağlar

Azerbaycan manilerinde sık geçen meyvelerden biri de nardır. Bildiğimiz gibi nar Türk sözlü ve yazılı kültüründe çok kullanılmaktadır. Başta masallar olmak üzere, bilmeceler, halk hikayeleri ve şiirlerimizde nar meyvesi sık geçmektedir. Hepimizin bildiği “Çarşıdan aldım bir tane, eve geldim bin tane” bilmecesinin cevabı nardır. Bununla ilgili bilmeceleri çoğaltabiliriz. Masallara gelince, Ziya Gökalp’in Altın Işık isimli kitabında yer alan bir masalın adı “Nar Tanesi”dir. Yediği sihirli bir nar sayesinde şehzade, olağanüstülükler yaparak sevdiğine kavuşur.7 Safranbolu’dan derlediğimiz “Fesleğenci Kızı” isimli bir masalda da hasta olan bir beyin oğlu “Nar memleketi”ne gönderilir ve orada iyileşerek geri döner.8Kastamonu’da anlatılmakta olan bir başka masalda da, her yıl bir tane narı yetişen fakat o narın da dev tarafından yenildiği ve en sonunda o devin küçük kardeş tarafından öldürüldüğünden bahsedilmektedir.9 Erzurum’dan derlenmiş masallarda da nar sık geçen bir meyvedir. Bilge Seyidoğlu’nun Erzurum’dan derlediği iki masalın ismi Nar Tanesidir. Burada masal kahramanı olan kızların ismidir nar tanesi. Bir başka Erzurum masalında da sihirli üç nardan söz edilir. Bu narların üçünden de kız çıkar. Fakat ilk nar susuz yerde açıldığı için kızlar ölür ve üçüncü nar su başında açıldığı için kız kurtulur.10

Nar motifine halk hikayelerinde de rastlamaktayız.

Azerbaycan manilerinde nar daha ziyade sevgilinin memelerine benzetilmiştir. Klasik “gül memeli” sevgili benzetmesi burada “nar memeli” olmuştur.

Arhanda çoh bahan var

Çaylar kimi ahan var

Sıhılır nar memeler

Ne dar göynek yahan var

Şu manide de sevgili bir bağa benzetilmiş, âşık da bu bağa bağban olmak istemektedir.

Eziziyem, gara gız,

Tellerini dara gız

Gönüllü bağban olam

Goynundaki nara gız

Azerbaycan’da nar Şirvan ve Gence bağlarında çok yetişmektedir. Doğal olarak bu vilayet, manilerde kendisine yer bulmuştur.

Şirvan’ın şirin narı

Yemeye şirin narı

Sovgatlı sizin olsun

Gönderin bizim yarı

 

Şirvan’ın yollarında

Nar derdim kollarında

Olaydım bir çüt golbag

Yar senin gollarında

Azerbaycan manilerinde nar ile ayva hep beraber anılmaktadır. Fakat nar, ayvaya göre biraz daha “şirin”dir.

Şirindir

Heyvadan nar şirindir

Sağolsun gohuma gardaş

Hamıdan yar şirindir

Yemek zevkleri son derece üstün olan Azerîler misafirlerine sunmak üzere “honça”adı verilen bir tepsiye değişik değişik meyveleri dizerler ve misafire ikram ederler. Bu durum aşağıdaki manide ifadesini bulmuştur.

Bağçadan üzdüm narı

Honçaya düzdüm narı

Küstürüb yola saldım

Gaşları çatma yarı

Elmadan bahsederken ayvadan da söz etmiştik. Ayva, genellikle renginden dolayı sararıp solmayı temsil etmektedir.

Aftahını doldurdum,

Astanaya goydurdum,

Alma kimi gız sevdin

Heyva kimi soldurdun

 

Bu dağın garı menem

Heyvadan sarı menem

Dövran bele getirdi

Oğuldan yarı menem

Dut, Azerbaycan manilerinde geçen bir diğer meyve türüdür. Aşağıdaki manilerden dut ağacının Azerbaycan’da bulunduğunu anlıyoruz:

Bağında tut nüberi

Yemeye tut nüberi

Bele ki bî-vefasan

Adımı tutma barı

 

Tut ağacı deyilem

Her gelene eyilem

Eğil üzünden öpüm

Men özgesi deyilem

 

Tut ağacı tutludur

Dibi eceb otludur

Gurban olum geline

Adahlısı ketlidir

Bu meyve türlerinden başka Azerbaycan manilerinde karpuz, badem, fıstık(püste),erik (alça),incir,kiraz,şeftali, ceviz(koz)gibi meyveleri bulmak mümkündür. Bu meyvelerin geçtiği manilere örnek metinler kısmında yer verilecektir.

Sonuç

Azerbaycan’da yetişen meyvelerin çoğu manilere de girmiştir. Manilerde geçen meyveler bize o bölgede hangi meyvenin yetiştiğini göstermesinin yanı sıra Türk halkının tabiatla barışık ve onunla haşır neşir olduğunu da göstermektedir. Buna, maniyi düzen kişilerin bir fotoğraf sanatçısı gibi çevresine karşı titiz ve dikkatli olduğunu da ilave etmeliyiz.

ÖRNEK METİNLER

Bostanda garpız olar

Yanında yarpız olar

Oğlanı derde salan

Bir ala göz gız olar

 

Garpızı bıçakladım

Dört yanın saçakladım

Ha gözledim gelmedin

Yastığı gucakladım

 

Ezizem badam çalar,

Bağ salan, badam çalar

Hörüyün gırk bent ele

Açılar, adam çalar

 

Ağaçta püste menem,

Çiçekten deste menem,

Sevgilimi verseler

Behişti istemem

 

Ağaçta püste sarı,

Dolan gel dosta sarı,

Saçların kefen eyle

Cenazem üste sarı

 

Bağımızda var erik

Eriği de deredik

Ehde bî-ilgar oldun

Sevdiyini görerdik

 

Alça gül açdı neynim,

Dilim dolaştı neynim,

Uşag sayıb susduğum

Goşuldu gaçdı, neynim,

 

Alçanın kal vahtında

Gilasın bal vahtında

Açdım yahan düymesin,

Dilimin lal vahtında

 

Armut ağaçta kaldı,

Bir bir nübarın saldı,

Seni gördüm tutuldum

Dediler: yazıg laldı

 

Armut ağacı haça

Elim dolaştı saça

İgid odur, vermeseler

Sevdiyin ala, gaça

 

Âşık yara encir al

Saça benzer zencir al,

Yorgun düşen maral tek

Yar goynunda dincin al

 

Get bazardan encir al

Saatına zencir al

Uzak yoldan gelmisen

Gir goynuma dincin al

 

Şeftali kal olubdu

Deyibdi al olubdu

Her gün ohuyan bülbül

Bu sabah lal olubdu

 

Şeftali çiçekledi

Çiçeği leçekledi

Yattığı yalan oldu

Ölmeyi gerçekledi

 

Şeftalıyam sarıyam

Bu dağların garıyam

Men feleye neyledim

Goymadı bir yarıyam

 

Goz ağacı gocadı

Gönlüm oyug bacadı

Ay meni beyenmeyen

İndi halin necedi

KÜÇÜK SÖZLÜK

Alça :Erik

Astana :Eşik

Bar :Meyve

Behişt :Cennet

Çüt :Çift

Danna- :Tenkit etme, kınama

Dincin al- :Dinlenmek

Galmagala sal-:Dedi kodu etmek

Gilas :Kiraz

Gohum :Akraba, soy

Golbag :Bilezik

Gonag :Misafir

NOTLAR:

1 Mürsel Hekimov:Azerbaycan Aşıg Şe’r Şekilleri ve Gaynagları, Bakü 1999, s.14

2 Mürsel Hekimov: a.g.e. s.21

3 Asaf Koçman: Azerbaycan Coğrafyası, Đzmir 1994 s.142

4 Vagıf Veliyev: Bayatılar, Bakü 1985

5 Bilge Seyidoğlu: Erzurum Halk Masalları Üzerninde Araştırmalar, Ank. 1975 s.31

6 Mehmet Saray: Yeni Türk Cumhuriyetleri Tarihi, (Ankara 1999)s.12

7 Ziya Gökalp: Altın Işık,Ankara 1976, s.31-40

8 Eyüp Akman: Safranbolu Folklorundan Örnekler, Ankara 2004, s.46

9 Eyüp Akman:Araç Folklorundan Örnekler (Oycalı Köyü- Kastamonu),Ankara 2002, s.19-21

10 Bilge Seyidoğlu:Erzurum Halk Masalları Üzerinde Araştırmalar,Ank. 1975 s.52

 

HABERLER
HABERLER

Cevap Bırakın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz