Kapat

Ayla Yakıcı (Hayatı)

Anasayfa
-----SANAT KÜTÜPHANESİ----- Ayla Yakıcı (Hayatı)

1955 (Kasım) Rize’de doğdu.
1979 Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümünü bitirdi.
1980 – 1982 Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi’nde Lisansını tamamladı.
1982 – 1987 Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi, “Güzel Sanatlar Eğitimi” Ana Bilim Dalında Yüksek Lisansını tamamladı.
2009 – 2018 Bilyay (Spiritüel) Akademiye devam etmektedir.
1983 – 2001 Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığında Eğitim Uzmanı olarak görev yaptı.

Milli Eğitim Şuralarında, Kitap İnceleme Komisyonlarında, Güzel Sanatlar Özel İhtisas Komisyonunda Koordinatör Uzman olarak çalıştı. Çeşitli Konferanslara ve sempozyumlara katılarak raporlar hazırladı. Birçok kişisel ve karma sergiler açtı, fuarlara katıldı ve söyleşilerde bulundu. Soyut biçim araştırmalarıyla ilgili çalışmalarını sürdürmekte olup, yetişkinlere ve çocuklara, Soyut Resim Eğitimi ile ilgili özel dersler vermektedir. Çocuklar için; Evren ve Çocuk (Biçimlemeler – Boyamalar) ve Evrensel Gerçekler (Çocuk Şiirleri) kitaplarının hazırlık çalışmalarını tamamladı. Şiir kitaplarının birincisi ’’Karanlığın İçindeki Işık, Işığın içindeki Karanlık’’ 2009 yılında yayımlandı. Cemal Süreyya Derneği üyesidir. Estetik ve felsefeyle ilgili denemeler yazmaktadır. 2011 yılında, Yaşayan Sanatçılar Ansiklopedik Sözlük ve Uluslararası Sanatçılar Kataloğunda yer aldı. “Soyut Sanat Eğitimi ve Estetik” adlı kitap çalışmasının hazırlık aşamalarını tamamlamaktadır. Resim çalışmalarını İstanbul’da kendi atölyesinde sürdürmektedir.

Evrenin Sonsuz Hedefleri

Evrenin sonsuz hedefleriyle, yaratıcı sürecin sorgulanması; Evrenin sonsuz bilgi ve gelişme boyutunun yorumlanmasını gerektirir. Bu aşamada: Evren ve Sanat birlikte yol izler. Evrenin sanatsal varlığındaki çeşitlilik zengin bir dil yaratır. Evren bütün ayrıntıları, oluşumları, boşluğundaki dolulukları bünyesinde barındırır. Evrenin sonsuz hedefleri ve “Estetik var oluşumuz” Evrendeki dengeleri ve karşıtlıkları algılayışımızı zorunlu kılar. Bu aşamada Sanat; özellikle “Resim sanatı ve Soyut Resim”; idealizmi sorgular. Somut görünüşlerin ve gerçeklerin ötesinde ki;  Öz – Biçim ilişkisini araştırarak çözümler, kavramlaştırır. Evrenin ve Sanatın birlikteliği, ruhsal düşünceyi geliştirir, yönlendirir, insana çok yönlü bakış açısı kazandırır.

İletişimsel boyutta zihinsel algıların geliştirilmesi; Evreni deneyimleyen sanata sonsuz yaratım olanakları sunar. Evrende hiçbir biçimin kendini tekrar etmemesi, biçimler arasındaki “Farklılıkları, Değişimleri” zenginlikler olarak sanata taşır. Varoluşçuluğu irdeleyen Sanat: Ne, neden, niçin sorularını varlık yorumunda değerlendirerek, kavramlara ivme kazandırır. Bu aşamada bilgiler, hareketin dönüşümünü, öğrenme boyutunda, kavramlar ve dengeler üzerinde temellendirir. Evrendeki oluşumlar; Birlik ve bütünlükteki ahenk, bütünler içerisindeki çokluk; Öz-Biçim arasındaki iletileri sanata aktarır. “Doğru-Yanlış”, “Güzel-Çirkin”, ayrımlaşması; “Etkiler ve Tepkiler” olarak sanatın konu alanına girer. Karanlık ve Aydınlık, Gece ve Gündüz örtüşmesi; sanatta gizemli ve mistik bir dil yaratarak romantizmin etkilerini çağrıştırırlar.

Sanatta kavramlar içselleştikçe, ruhsal bilinç de konumlanır. Ruhsallık madde ötesi boyutta algılanır. “Öz’e Dönüş”, kendine dönüş olarak yeni yaratımların coşkusuyla, hareketin dönüşümündeki gerçekleri, varoluşları sanata taşır. Sonsuzluk Evreninde; “Söz bir ses, ses bir çizgi, çizgi bir sonsuzluk. Sonsuzluk bir varış, varış bir bitiş, varış bir başlangıç olur.” Sanat; ruhsal gücün ve düşünme gücünün gelişimiyle boyutlanır. “Duygular, imgeler, kavramlar” bilinçaltı dünyasıyla da ilişkilendirilir. Rüyalar düşüncelere anlamlılık katarak, hayal gücündeki hedefsel algılamaları gün ışığına çıkarır.

Sanat, evrenin estetik varlığını dillendirerek; kavramları ve imgeleri boyutlandırır. Duygu ve düşünceler; renkler ve sesler olarak sanatın konusu olur. Işığın ve rengin çeşitliliği ve çok yönlü etkisi, ruhsallıkla odaklaşır. Müziğin ritimsel frekansları, duyguların coşkularını, estetiğin şiirselliğiyle harmanlayarak, resimleri boyutlandırır. Duygulanımlar ruhsal ve sezgisel etkileri, renk değerlerinde dengeleyerek kavramlaştırırlar. Estetik yönelişler, ışık ve renklerdeki zengin armonileri İç Evrenin de sesi olarak sanata yansıtır.

Evrenin sonsuz oluşumlarını, kendine çeken “Ruhsal Varoluşun ve Gelişimin” doruk noktası olan Sanat: “Gerçek Ötesi ” boyutlarda var olmak ve yok olmak dönüşümünü, sanatının gerekçesi yapar. “Gerçeğin Gerçeği” çağrıştırması, “Ruhsal Bilincin” de konumlandırılmasını gerektirir. Evrenin sonsuz değişimlerindeki gerçekler “Gerçek Ötesinin” de vurguları olarak sanatta ki hedefsel algılamaları ve anlamlardaki kavrayışların çok yönlülüğünü dile getirirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir