Pazartesi, Ağustos 2, 2021

1991’de Türk Şiiri (Prof. Dr. Gıyasettin Aytaş)

1991 fikir ve sanat hayatında önemli hareketliliklerin ya,andığı bir yıl oldu. Mali krizler bu sene de yayıncıların ve dağıtımcıların yakasını bırakmadı. Bütün bunlara rağmen, gene de değişik kitaplar basılarak okuyuculara sunuldu. Hikaye, roman, şiir, deneme ve tenkit sahasında eserler yayınlandı.

TOPLANTI VE PANELLER

Türk şiir hayıtı 1991’de: oldukça hareketliydi. Bu hareketlilik, şiirin geliş­mesi ve yeni katkılar yapacak nitelikte değildi. Çeşitli kamu kurumlarının organi­zatörlüğünde şiir toplantıları düzenlendi. Üst üste yapılan bu toplantıların arka­sından değişik tartışmalar başlatıldı. Bu tartışmalar da şiir hayatımıza yeni ivme­ler kazandırmadı. Sen çağrıldın, ben çağrılmadım gibi basit yaklaşımların ötesin­de ciddi tenkitler yöneltilmedi. Kamu kuruluşları tarafından düzenlenen şiir top­lantılarına. çağrılmayan şairlerin bir kısmı kendi aralarında alternatif toplantılar düzenlediler.

A) POESİUM VEYA ŞİİR SAHTEKARLIĞI

Şiirle ilgili olarak yapılan ve arkasından büyük tartışmaların yapıldığı top­lantılardan biri, “I. Uluslararası İstanbul Şiir Forumu” ( Poesium ) ydu . 7-9 Ma­yıs tarihleri arasında Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda yapılan bir toplan­tıya 19 yabancı ülkeden 21 şair katılırken, ülkemizi de 20 şair temsil etti. Ter­tip heyetinden Hilmi Yavuz ve Özdemir İnce tarafından çok başarılı bulunmasına rağmen, birçok şair bu toplantının şiir adına tam bir fiyasko olduğunu ileri sür­dü.

Genç şairlere yer verilmeyen Poesium’a 1944 tarihinden sonra doğanlar çağrılmadı. Bu durum genç şairler tarafından büyük bir tepkiyle karşılandı. “Bu işler desimal şekilde hesaplanmaz” diyen Rıfat Ilgaz, kendi çağrılmayışına çok alınanlardandı. Bazı şairler de çağrılmalarına rağmen, böyle bir çağrılış şek­line ve düzenleyenlerin önyargılı davranışlarına kızarak katılmadı. Bunlardan Cahit Külebi , kendisine niçin katılmadığı sorulunca “Hilmi Yavuz’un ipiyle cennete bile gitmem” demiştir. Ece Ayhan’ın bir şiir sahtekarlığı olarak kabul ettiği Poesium arkasından daha bir çok genç şairin aynı tepkileri göstermesine vesile oldu.

Poesium beklenenin aksine oldukça sönük geçti. Çoğu oturumlara bir tek izleyici katılmadığı gibi, davetli şairler bile ilgi göstermeyince toplantıların bir kısmı boş koltuklar önünde yapıldı. Bunun üzerine Richard Murphy “Boş salona konuşmak, aklı başka yerde olan birisiyle sevişmeye benziyor” demekten kendini alamadı, Belki şiir bu sözlerinde haklıydı ama, bilmediği diğer bir ger­çek. de, bu toplantının bir zümreye hitap etmekten başka bir amacnın olma­masıydı. Dolayısıyla ilgisizlik normal karşılanmalıdır.

B) ALTERNATİF ŞİİR TOPLANTISI VEYA MERDİVEN ŞİİR GÜNLERİ

Bu arada Poesium’a çağrılmayan ve bu toplantıya muhalefet eden genç şairler 11-12 Mayıs tarihleri arasında “Merdiven şiir Günleri”ui düzenlediler. Öncülüğünü Suna Yakın, Küçük İskender, Nuh Ömer Çetinay , Oğuzhan Akay , Akgün Akova , Nur Balımı, Mehmet Çetin ve Nevzat Çelik’in yaptığı bu toplantı Poesium’un aksine oldukça hareketli geçti. Ancak, bu toplantı da Türk şiirine bir şeyler vermek yerine, bir araya gelenlerin kendi egolarını tatmin etmekten öteye gitmedi.

C) 12. DÜNYA ŞAİRLER KONGRESÎ

I6 – 20 Eylül tarihleri arasında yapılan bir başka şiir toplantısı ise, “Yu­nus Emre’ye Saygı Kurultayı” adı altında düzenlenen “12. Dünya Şairler Kong­resi” idi. Toplantıya yurtdışından 83, yurt içinden 35 ve Türk Dünyasından da şair katıldı. Bu toplantıdan sonra birçok tartışmalar yapıldı. Yapılan tartışmaların diğerlerinden pek farkı yoktu. Gene çağrıldım, çağrılmadım meselesi… Bazıları da, çağrılanların zihniyet ve dünya görüşlerine duydukları tepkiden ötürü tenkitlerini dile getirdiler.

D) DİĞERLERİ

Türk Dil Kurunun, yıl boyunca Türkiye’nin çeşitli illerinde şiir günleri dü­zenledi. şiir şölenleri, Ankara, Diyarbakır, Eskişehir, Çanakkale, Konya, Erzu­ruma , Kütahya ve İstanbul’da büyük bir ilgi görmüş, şiirimizin usta şairleri ve bunların yazmış olduğu şiirleri ustaca okuyan Devlet Tiyatroları’nın değerli sanatçı­larının iştirakleri bu toplantıları daha da renklendirdi. Bu şölenlere yurt içinden şairler katıldığı gibi, yurt dışından da katılanlar oldu. Bilhassa Türk Cumhuri­yetleri şairlerini bu toplantılarda sıkça gördük,

Türkiye Yazarlar Birliği, I991 yılı boyunca haftalık mutad toplantıları çer­çevesinde zaman zaman şiir toplantıları ve şiir tartışmaları düzenledi. Bu top­lantılarda, bazen yeni yazılmış bir şiir kitabı tartışılırken, bazen de belli bir dö­nemin veya anlayışın şiiri değerlendirildi.

İLESAM da 1991 yılı içinde şiirle ilgili çeşitli toplantılar ve günler düzenle­di. Diğerlerinin aksine, daha ciddi ve ağırbaşlı bir havada cereyan eden bu toplantılar büyük bir ilgi gördü.

Türk Ocağı Denizli Şubesi ile birlikte 2 Şubat 1991 Cumartesi günü Şairler Şöleni yapan İLESAM ‘ ın bu toplantısına şair üyeleri iştirak etti. 23 Şubat 199i. tarihinde de, Selçuk Üniversitesi ile birlikte müşterek Şairler Gecesi düzenlendi.

Tataristan Cumuhuriyeti’nde düzenlenen “ Tataristan şiir Şöleni”ne ülkemizi temsilen İLESAM başkanı Yahya Akengin katılırken, Yugoslavya’da düzenlenen “ Siruga şiir Akşamları Festivali’ne de Nüzhet Erman ve Ayhan İnal ülkemizi temsilen katıldılar. Gene İLESAM tarafından milî şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un ölümünün 55. yıldönümü münasebetiyle, 27 Aralık 1991 tarihinde Odalar ve Borsalar Birliği Konferans Salonu’nda bir anma toplantısı tertiplendi..

İLESAM Bünyesinde, Enver Tuncalp , Abdullah Satoğlu , Ahmet Kabaklı ve Ayhan İnal’ın şiirle ilgili değişik tarihlerde konuşmalar oldu.

YAYINEVLERİ VE SİİR KİTAPLARI

Şiir kitaplarının her şeye rağmen piyasaya çıktığı görüldü. Yayınevlerinin büyük bir kısmı, şîir kitabı basımının, sırt meslek aşkı ve sanat sevgisi adına yaptıkları ya da hobi olar ak gördükleri bir gerçek. Ancak bazı yayınevleri, genç şairlerin şiirlerini yaymlam .ak yerine, eski şöhretlere ait şiirlerin toplu basımları­nı yeniden yaparak, bir nebze olsun kendilerini garantiye aldılar. Bunlardan Adam Yayınları Orhan Veli ve Nazım Hikmet’in şiirlerinin toplu basımlarını yaptı.

Bazı yayınevleri ise, basma işinin sırf kazanç yönünü değerlendirerek kitap bastıkları görüldü. Günübirlik ve popüler eserleri basan bu yayınevleri, sanat ve edebiyat hayatımıza herhangi bir şey katmadıkları gibi, şiir adına kazançtan ziyade birçok kayıpların olmasına sebep oldular. Bu arada hayli para eden “ Küri ” meselesi yayın piyasalarında da boy gösterdi.

Şiirin para etmediği günümüzde şiir kitabı basmanın bir risk olduğu bir­çok yayınevi tarafından ifade edilmektedir. Bunlara rağmen Korsan Yayınları arka arkaya şiir kitabı bastı. Bu yayınevinin bastığı kitaplar, gereken ilgiyi de gürdü. Diğer yayınevlerinden bir çoğu ise ya tanınmış şairlerin kitaplarını bastı, ya da şiire kapılarını sımsıkı kapadı.

DERGİLERDE ŞİİR

Dergilerde şiir, hak ettiği yeri bir nebze olsun buldu. Zaten onlar da ol­masa şiiri tamamen unutacağız gibi. Bazı şairler sık sık dergi sayfalarında boy gösterdiler. Bunlar, sevilmelerine rağmen, ortaya koydukları eserlerle yarınlara ulaşmaları pek güç görülüyor .

Şiirin hayattan uzak, tamamen hissi, içe kapanık, okuyana değil yazana bir şeyler veren; en azından yazanın egosunu tatmin eden yapısı, ilerisi için; da ha doğrusu şiirin geleceği için güzel şeyler söylememize engel olmaktadır. Yeni şairler, yeni şiirlerini büyük bir heyecanla yayınlarken, edebi değerden ve es­tetik ölçülerden faydalanmayı akıllarından bile geçirmediler. Bu şairler edebiyat tarihinde yer almaya niyetli görülmüyorlar olsa. gerek.

Genç şairlerden bazıları da, yeni arayışlar içerisine girerek, eski şiirin keli­me hazinesinden faydalanma yolunu tuttular. Seçilen bu kelimeler de şiire gereği gibi monte edilemeyince havada kaldı ve eleştirilere muhatap oldu. Bu kelime­lerden bazıları şunlardı : Seza, İnayet, Belagat, Sima, Matbu, Devasa gibi…

Bu arada 91’in önemli olaylarından biri de Garip Şiirinin yeniden gündeme gelmesiydi. Bir nostaljiden öteye gitmeyen bu arayış gerektiği ilgiyi görmedi. Belki de 1991’in Garip Şiirinin 50. Yıldönümüne rastlaması böyle bir arayışın ve böyle bir yönelmenin gerçekleşmesine sebep oldu denebilir.

Garip Şiirinin 50. Yıldönümü münasebeti ile bazı dergiler özel sayılar yap­tılar. Bazıları da bu yıldönümü ile ilgili olarak çeşitli değerlendirmelere yer verdiler. Varlık ve Milliyet Sanat’ın özel sayıları, gerçekten Garip Şiirinin enine boyuna irdeler nitelikte idi.

Dergilerden Adam Sanat’ta Can Yücel, Gülten Akın, Oğuzhan Akay gibi şairler yıl boyunca şiirlerini yayınladılar. Memet Fuat, yıl boyunca şiir üzerine yazılarıyla Adam Sanat’ta yer alırken, gene ayın dergide Mehmet H. Doğan’ın yazılarını da okuduk.

Düşler dergisinin Eylül 1991’de çıkan 2. sayısında ise “Tarih, İdeoloji, Medya ve Günümüzde Şiirin Durumu” konulu bir soruşturma yapılarak, med­yanın şiirimizde yaptığı olumsuz etkiler üzerinde durulmuş, tarih ve ideolojinin şiirle ilgisi konusunda değişik görüşlere yer verilmiştir.

Bu arada mahalli dergilerin bir çoğu şiire gereğinden fazla yer verdiler. Sayfalarında yer alan şiirlerde herhangi bir estetik ölçü aranmaksızın, sadece şekil olarak şiir olması tercih edildi. Bunlara rağmen bazı tek tük kıymetli şiir­lerin de yayınlandığını belirtmeliyiz.

Şadırvan, Beste, Bizim Belde, Bürde , Cemre, Güneyde Kültür, Güneysu , Kar Çiçeği, Mihmandar, Erciyes, Gülpınar , Kervan, Kül, Rint, İçelde Kültür, Size, Seher, Samanyolu, Köprü, Sanat Bülteni ve İkindi Yazıları gibi dergiler bu yıl da yaşama mücadelesi vererek, genç sanatçı ve araştırmacılara sayfalarını açtılar.

Şiir ağırlıklı bazı dergiler de yayınlandı. Bunlardan Akdeniz Şiir, Paye, Şiir Defteri ve Bürde gibi dergiler 1991 yılı boyunca yeni birçok şiir yayınladılar.

Dergah’ta İsmet Özel’in yanında Cahit Koytak , Süleyman Çobanoğlu , Hü­seyin Atlansoy ve Mehmet Erdoğan’ın güzel şiirlerini okuduk. Varlık’ta Hasan Bülent Kahraman, Atilla İlhan mihverinde şiirler yazarak ön plâna çıktı. Türk Edebiyatı, Türk Dili, Milliyet Sanat, Gösteri, Türk Yurdu, Adam Sanat gibi dergiler, sayfalarında şiire gereğinden fazla yer vermediler. Bunlar içerisinde Türk Yurdu, şiire hiç yer vermedi dersek yalan söylem.iş olmayız. Bu dergile­rimizden büyük bir kısmı şiir konusunda çeşitli mülâkat, soruşturma ve araştırma-inceleme yazıları yayınlamakla yetindiler. Bizim Ocak dergisi ise şiire ge­reken önemi vermediği gibi, tek tük yayınladığı şiirlerle de göz doldurmadı. İkindi Yazıları’nda Mevlana İdris ve Mehmet Efe’nin güzel şiirlerini okuduk.

İktibas’ın 154. sayısında “Şiir İçin İki Ayrı Cenaze Töreni” başlıklı yazı, 91 yılı içinde yapılan Poesium ve 12. Dünya Şairler Kongresini şiddetle tenkit ediyordu. Dergah’ın 11. sayısında “Şiirin Yazanı Yoktur” diyen Burak Tuna bu görüşünde pek de haksız sayılmazdı. Aynı dergide yayınlanan “1960 Son­rası Türk şiiri (Behçet Necatigil tarafından yazılan)” değerlendirmesi gerçek­ten okunmaya üzerinde durulmaya değer bir yazı.

İbrahim Minnetoğlu’nun “Size” dergisinin 207. sayısında çıkan “Şiir Ma­ceramız”; M. Halistin Kukul’un “Erciyes” dergisinin 157. sayısında “Şiirimiz­de Yeni Umutlar ve Kar Çiçeği”; Cihangir Ünal’ın “Sur” dergisinin Mart 1991 sayısında çıkan “Modern şiir Öldü”; M. Fatih Andı’nın “Dergah”ın Mart 1991’­deki sayısında yayınlanan “Şiirin Muteberi, Şiirin İtibarı”; Halim Sabit Suvar­dan’ın “ Gülpınar ” dergisinin Mart 1991 tarihli sayısında çıkan “Cumhuriyet Dönemi’nde Türk şiiri” 1991 yılında dergilerde yayınlanan şiirle ilgili dikkat çeken yazılardı.

1991’de dergilerde şiir kitapları ile ilgili çeşitli tanıtma yazılarının yayım­landığı ve bazı mülâkatların yapıldığı görüldü. Dergah Dergisinin Mart 1991 sayısında Cahit Koytak ile yapılan mülâkat şiirimizin geçmişi ve halihazırdaki durumu hakkında ipuçları verecek nitelikteydi. Bu arada Milliyet Sanat, Gös­teri, Kayıtlar’da çıkan şiirle ilgili yazılar da dikkat çekti.

Gençliğin Sesi, Millî Eğitim ve Din Öğretimi Dergisi gibi dergilerde şiirin kayıp olduğu görüldü. Yayınlanan şiirler ise yasak savmaktan öte değildi. Genç­liğin Sesi de genç şairleri kucaklamada yetersiz kalınca, bunlar gene şiirleri ile birlikte bir yuva bulamamanın hüznünü yaşadılar.

Basın organlarının kültür ve sanat köşelerinde şiirin izine bile rastlayama­dık. Zaten bu bölümlerde gazetenin zihniyetine uygun kültür ve sanat haberleri yasak savmak niteliğinde idi. Ya ölen bir sanatçı ile ilgili kısa haber, ya bir yıl dönümü veya çeşitli toplantılar hakkında çok kısa yazılar… Ancak, Cumhuriyet Gazetesi’nin yayınladığı “Kitap Eki” diğer gazetelere örnek alması gereken bir yayın faaliyeti olarak dikkat çekti. Keşke biraz da tarafsız olup, geniş yelpaze­ye açılsa…

Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Dergisi, Kasım-Aralık 1992, Sayı: 37

HABERLER
HABERLER

Cevap Bırakın

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz