‘Asri Zamanlar’ ve Anadolu’da Çağdaş Sanat (Şule Ateş)

Nur Baba Romanında Yozlaşan Bektaşi Tekesi (Prof. Dr. Gıyasettin Aytaş)

Osmanlı Aydınlarının Mısır Algısı: Mehmet Akif Örneği (Yrd. Doç. Dr. Hayrettin Ayaz)

Yerinde Bir Buluş (Prof. Cevad Memduh Altar)

Suriye’de Erken Osmanlı Dönemine Ait Yapılarda Süsleme ve Bezemeler (Lamia Al Jasser)

Mimari 30 Aralık 2016
3.556

Suriye’deki Osmanlı Dönemi (1516-1918) ikiye ayrılır:

1- Erken dönem (1516-1846)
2- Geç dönem (1846-1918)

Şam’daki anıtsal yapıların çoğu Osmanlı Dönemi’nin ilk yüzyılında surların, şehrin dışında, yapılmıştır ancak bunlara ek olarak Surların içinde inşa edilmiş pek çok han, hamam, saray da vardır.1 Halep’teki erken Osmanlı Dönemi’ne ait yapıların çoğunluğu ise surların iç kısmında ve surların dışındaki kuzey bölgesinde inşa edilmiştir.

Benim makalemde üzerinde duracağım erken Osmanlı dönemi yapıları ikiye ayrılmaktadır:

1- Dini yapılar (camiler, medrese külliyeleri, tekkeler)
2- Sivil yapılar (Hanlar, evler, saraylar, kahveler ve hamamlar)

Makalemde Suriye’de bulunan en önemli erken Osmanlı dönemi yapıları üzerine yoğunlaşarak bunlardaki süslemeleri tasvir edeceğim.

Halep

Dini yapılarda süsleme ve bezemeler özellikle de Osmanlı stili Hüsreviyye Medresesi, Behramiye ve Adiliyya Camileri gibi ibadethanelerin tavana yakın yerlerinde yoğunlaşmışken küçük medrese ve mescitlerde süsleme neredeyse hiç yok gibidir. Eski çağlarda (Memlükler, Eyyübiler) yaygın bir hal alan sarkıtlı kapılar da oldukça sade, çok az süslü hale gelmişti.

Hüsreviyye Medresesi

Hüsrev Paşa tarafından 15442 tarihinde inşa edilmiştir. Halep’te inşa edilen ilk Osmanlı stili külliyedir (cami, iki medrese ve tekke) ve muhtemelen Mimar Sinan’ın tasarımlarından biridir. İbadethanenin önündeki 5 kubbeyle örtülü revak Manisa Camii’yle benzerlik göstermektedir. Bu tarzı Mimar Sinan, İbrahim Paşa Camii (959H/1551)3 gibi başka camilerde de tekrarlamıştır.
İbadethane: Kare şeklindedir, bir adet büyük kubbeyle örtülüdür.

Mihrap: İbadethanenin iç kısmında güney duvarında zengin bezemelerle süslü çokgen bir mihrap yer almaktadır. Mihrab dört kenar ile sınırlandırılmıştır. Kemerlerin üzerinde de çiçek motifleriyle yapılmış bir taç vardır. Mihrap, kırmızı, beyaz ve siyah mermer ve yaldızlı çiniler kullanılarak yapılmış, üzeri de çiçek desenleri, geometrik desenler, yıldız şekilleri ve Kurandan bölümlerle süslenmiştir.4

Minber: Sarı ve siyah taşlardan yapılmıştır. Parmaklıkları yıldız şeklinde oyulmuştur. Mimberin kapısının üzerinde siyah ve sarı kemer taşlarından yapılmış bir basık kemer vardır.Yeşil renkli kemer üstü dolgusu yaldızlı çiçek motifleriyle süslenmiştir. Bu motifler de yine çiçek motifleriyle bezenmiş bir alınlığın altında yer almaktadır.

Müezzinin oturduğu yer siyah ve sarı kemer taşlarıyla yapılmış sivri kemerlerle çevrelenmiştir.

Müezzin Mahvili: İbadethanenin kuzey-batı köşesinde dikitli sütunlar üzerine oturtulmuş ahşap bir mahvil bulunur ve dış cephesi renkli resimlerle süslüdür.

İbadethane Duvarları (Pano 2): İbadethanenin zengin süslemelere sahip simetrik bir cephesi vardır. Ortadaki küçük dikitli ana giriş kapısının iki yanında iki adet ince, mavi kolon bulunur ve bu kolonlar da çiçek motifleri ile süslenmiştir. Arka taraftaki girişin üzerinde basık kemer vardır. Kemer siyah ve koyu sarı çentikli kemer taşlarından yapılmıştır, kemer üstü dolgusu da geometrik desenlerle süslüdür. Ayrıca şiirler, binanın tarihçesini belirtir, yazılar ve Kurandan ayetler de yer alır.

Girişin her iki tarafında birbiriyle aynı iki adet dikdörtgen pencere bulunur (Pano 2). Pencere siyah lento ve payanda, sağır, sivri ve dört merkezli kemerle çerçevelenmiştir. Lentoyla kemerin arasında beyaz zemin üzerine maviyle yazılmış Kuran’dan metinler içeren çiçek motifli çiniler vardır. Ortada, iki pencerenin arasında, sarkıtlı nişi olan çokgen bir mihrap yer almaktadır. Bu mihrap, Halep’teki ilk sarkıtlı mihraptır. Bu tür mihrap daha sonra Ahmediye medresesi, Vefaiyye Tekkesi, Adiliye cami ve diğerlerinde görülmüştür.

Minare: Çokgendir, 16 köşesi vardır, minarenin tabanı siyah-beyaz çentikli taşlarla, tepesi ise mavi ve beyaz çinilerle kaplanmıştır. Balkon bir dizi dikitin üzerine inşa edilmiştirve geometrik şekilli oymalarla süslü parmaklıklarla çevrilmiştir.

Adiliye Cami

Muhammed Paşa b. Ahmet Paşa b. Dokah-keen tarafından 1555-6’da5 yaptırılmıştır.

İbadethane: Kare şekillidir, üzeri büyük bir kubbe ile örtülmüştür. Güney duvarının iç kısmında çok güzel bir mihrap yer alır. Duvarların yukarı kısımlarında vitraylı hilal şeklinde aralıklar vardır.

Mihrap (pano 4): Nişin seviyesine kadar çıkan mermer panolarla kaplıdır. Nişin içinde dikitler ve önde de çentikli siyah ve beyaz kemer taşlarından yapılmış bir sivri kemer vardır. Kemer üstü dolgusu arabesk motiflerle süslenmiş, üzeri de bir dizi dikit ve tekrar eden bir çiçek motifiyle süslü bir kornişle taçlandırılmıştır.

İbadethanenin Duvarları (pano 5): Hüsreviyye’ninkilere benzer, ortada duvarın içinden açılmış bir giriş kapısı vardır. Kapı dikitlerle süslüdür ve iki mermer kolonun üzerindedir. Bu kolonlarda yine çiçek motifleri, geometrik desenler hakimdir.

Girişte çentikli siyah, beyaz ve koyu sarı kemer taşlarından yapılmış basık kemer vardır, ahşap kapının üzerinde kakma yıldız motifleri bulunur. Ön tarafta koyu sarı, siyah ve beyaz çentikli taştan yapılmış bir sivri kemer yer alır.

Girişin her iki yanında iki adet dikdörtgen şekilli pencere vardır. Pencerelerin üzerleri siyah lento ve sağır, payanda ve dört merkezli kemerle çerçevelenmiştir. Lentoyla kemerin arasındaki alanda ortada Kuran’dan bölümler olacak şekilde beyaz zemin üzerine mavi ve mor renkte çiniler yapılmıştır. Bu tür pencerelerin aynılarını ibadethanenin iç kesiminde de görüyoruz.İki pencerenin arasında dikitlerle süslü bir mihrap bulunmaktadır.

Ahmediye Medresesi

Ahmad Taha zade tarafından1751’de6 yapılmıştır. Bu medresedeki dekorasyonda daha çok yapının duvarları, cephesi, mihrap ve mezarlar üzerinde durulmuştur.

İbadethane: Küçük, kare şeklindedir ve üzeri bir kubbeyle örtülüdür.

Mihrap: Dikitli nişinin üzerinde çiçeklerden oluşmuş bir başlık bulunur, iki yanında çiçek motifleriyle süslü iki konsol ve ikide kolon vardır. Kolonların her birinin başlığı çiçekli bezemelerle süslemiştir ve tabanları da dikitlidir.7

Türbenin Duvarları: Çizgili taşlardan inşa edilmiştir, kapısı ve penceresi vardır. İkisi de basık kemerlidir. Kapının üzerinde tarihçenin yer aldığı beyaz mermerden bir levha vardır. Beyaz levha da siyah mermerden başka bir levhanın içindedir. Pencerenin üzerinde tekrar eden çiçek motifleri vardır ve bu motifler levhanın üst kısmını da saracak şekilde uzanır.

İbadethane Duvarları: Tüm duvarı kaplayan taşa oyulmuş çiçek bandından başka süslemeler de bulunur. İbadethanenin kapısının üzerinde ise bir yazıt yer alır.

Mezarlar: çiçek motifleri ve yazıtlar da süslenmiştir.

Behramiye Cami

Behram Paşa tarafından (919H/1513-1520)8 Jaloom’da inşa edilmiştir. Bu binanın süslemeleri daha çok girişte, ibadethanenin içinde ve cephede yoğunlaşmıştır.

Girişin Cephesi: Girişte dikitlerin üzerine oturtulmuş çokgen bir kubbenin örttüğü bir dehliz yer alır. Arka tarafta siyah ve koyu sarı çentikli kemer taşlarından yapılmış basık kemerli bir giriş yer alır. Ön tarafta ise beyaz ve siyah kemer taşları kullanılarak yapılmış bir sivri kemer vardır ve bu yıldız şekilli bir çerçeveyle çerçevelenmiştir.

İbadethane: Kare şeklindedir. Orta kısmı büyük bir kubbeyle örtülüdür. Güneyde mihrabın bulunduğu eyvan vardır. Eyvan beyaz ve siyah kemer taşlarından yapılmış 5 adet sivri kemerle çevrelenmiştir. Kemerler sarkıt başlıklı kolonlar üzerinde oturur. Adiliye ve Hüsreviyye’dekilere benzeyen dikdörtgen biçiminde dört pencerenin üzeri siyah lento ve sağır, payanda ve dört merkezli kemerle çerçevelenmiştir. Lentoyla kemerin arasındaki alanda ortada Kurandan bölümler olacak şekilde beyaz zemin üzerine mavi ve mor renkte çiniler yapılmıştır. İbadethanenin her bir yanında üçer pencere vardır. Kubbenin altındaki kasnakta vitray yıldızlar vardır.

Mihrap (pano 6): İbadethanede sarkıtlı bir mihrap bulunur. Mihrap bir eyvanın içindedir. Her iki yanında birbirine bağlı iki kolon vardır ve kolonların başlıkları da dikitlidir. Mihrabın cephesinde iç içe geçmiş yarım daire ve dikdörtgen şekiller, iki sıra dikitin altında uzanan beyaz, koyu sarı ve siyah mermer panolar vardır. Panoların üzerinde bir yazıt göze çarpar. Bunun da üzerinde diyagonal küçük bir kare, karenin içinde de kufi yazılar bulunur.

Minber: Beyaz ve koyu sarı mermerden yapılmıştır, kenarında geometrik süslemeler bulunur. Girişin üzerinde beyaz ve sarı taşlardan yapılmış basık kemer bulunur. Kemerin üzerinde dikitli kornişler vardır ve müezzinin oturduğu yer dört adet dikitli kolonla çevrelenmiştir. Bunların da tepesinde bir sıra dikit ve çiçek motifiyle süslü bir korniş vardır.

Diğer tüm örneklerde dikitli kolonların ibadethanenin önündeki sıra kemerlerinde yer aldığını görmekteyiz.

İbadethanenin duvarları (pano 7) simetriktir, ana kapının üzerinde sarı ve beyaz kemer taşlarından inşa edilmiş bir sivri kemer vardır. Bu kemerin iki yanında mermer kolonlar bulunur ve başlıkları dikitlidir. Ahşap kapı yıldız şekilleriyle süslenmiştir. Girişin üzerinde basık kemer vardır. Kemer siyah, sarı ve alacalı kemer taşlarından yapılmıştır. Kemerin üzerinde çiçekli arabesk motiflerin altında bir sıra dikitin altında sivri kemer üzerine oyulmuş siyah çerçeveli bir tablet bulunur.

Girişin her iki yanında birer dikdörtgen pencere vardır, pencerelerin çevresi sarı lentoyla çevrilmiştir. Pencerenin hemen yanında küçük bir mihrap yer alır, mihrabın üzerinde çiçek desenleriyle süslü dikitli bir niş vardır.

Mevlevi Tekkesi

Mirza Fûlaz ve Mirza Elvan tarafından 16. yüzyılda Bab’ül-Farag’ın yakınında inşa edilmiştir. Binanın süslemeleri daha çok Semahanenin bulunduğu batı duvarında ve türbede yer alır.

Duvarlar (pano8): Yedi adet alçak resesle zenginleştirilmiştir. Bunların üzerinde iki sıra dikitin süslediği 3 çerçeveli kapısı 4 de çerçeveli penceresi vardır. Duvarın alt kısmı çizgili taşlardan inşa edilmiştir. Pencereler dikdörtgendir. Pencerelerin üzerinde koyu sarı lento bulunur, bunun da üzerinde bir sıra çentikli beyaz ve siyah kemer taşı uzanır. Tepede yarım aylar vardır. Bunlardan bazıları sağır kemer olan dört merkezli, at nalı, sivri kemerin altında uzanır.

Reseslerin her bir yanında bir sıra çiçek motifiyle süslenmiş 3 kat dikitli başlıklı meneviş vardır.

Ulu Cami

Halep’teki Ulu Cami’nin İbadethanenin kuzey duvarı 3. Murat Han’ın zamanında yeniden inşa edilmişti.9

İbadethanenin Girişi (pano 9): Giriş sivri bir kemerle çevrelenmiştir, üzerinde iç içe geçmiş yarım daireler, beyaz ve sarı panolar vardır ve kemer üstü dolgusu da düz panolarla süslüdür.

Kapının üzerinde çentikli beyaz ve siyah kemer taşlarından örülmüş basık kemer uzanır ve üzeri şiir ve yazıt tabletleriyle süslüdür.

Girişin her iki yanında birer pencere ve kapalı kapılar bulunur.

Pencere: Fazla derin olmayan dikey bir yatağın içine açılmış çizgili taşlardan örülü sivri kemerle çevrelenmiştir. Pencerenin üstündeki lento bir sıra çentikli sarı, beyaz ve siyah kemer taşından yapılmış sağır, dört merkezli, sivri, at nalı kemerin altında yer alır.

Kapılar (pano 10): Kapıların üzerinde geometrik bir süsleme oluşturan ahşap barlarla doldurulmuş sivri kemerler vardır. Ahşap süslemeler her kapıda farklıdır.

Her iki kapının arasında birbirini takip eden kübik taşların oluşturduğu bir daire vardır. Bu dairlerin içleri her birinde farklılık gösteren süslemelerle doldurulmuştur, ancak zamanın etkisiyle çoğu tahrip olmuş durumdadır.

Türbe: İbadethane dört sıraya bölünmüştür. Her sıra 20 sütundan oluşur. Güney duvarında 10 ve 11. sütunlar arasında Yahya Peygamber’in türbesi bulunur. Türbenin üç iç duvarı sekizgen ve kare çinilerle kaplıdır.

Türbenin Yükseltilmesi: Dikitli başlıkları olan kolonlar üzerine oturmuş sarı ve siyah kemer taşlarından yapılmış bir kemerdir. Kemerin içi iç içe geçmiş pirinç çubuklarla doldurulmuştur. Alt kısımdaki ızgaralar yukarı kısımdakilerden daha geniştir.

Çubukların üzerine yerleştirilmiş bir kuşakta H.1120’de Nabi adlı bir Türk şairi tarafından yazılmış olan ve türbenin restore edilişini anlatan bir kitabe bulunur.10

İki kolonun yanında iki büyük duvara yapışık sütun yer alır. Bu sütunların alt kısımları mor, mavi ve koyu mavi renklerde, 6 benzer çiçek motifi içeren sekizgen çinilerle kaplıdır. Bunların çevresi de çiçek motifli 4 üçgen birim içeren mavi ve beyaz kare seramikler ve bir sıra beyaz ve yeşil seramikle çevrilidir.

Duvara yapışık sütunların her biri iki sıra dikitle süslenmiştir (pano 11).

Sivil Yapılar Evler

Suriye’deki anıtsal evlerin çoğu Osmanlı döneminden kalmadır. Bu dönemden öncesine ait çok az sayıda ev vardır.

Jallool, Frafera ve Bab Kunisreen gibi varlıklı muhitlerin surları içinde ve Jedaydah ve Assalibel’in surları dışında hala pek çok geleneksel Osmanlı evi, sarayı bulunmaktadır.

Bu evler çoğunlukla üç birimden oluşur (kadınlar, erkekler ve hizmetliler için) ve başlıca bölümleri şunlardır: giriş-avlu-eyvan. Avlunun kuzeyinde kış Qua’ası ile güneyde yaz Qua’ası. Süslemeler daha çok havuzlarda, yerde, tavanda ve duvarlarda yoğunlaşmıştır (Özellikle de qua’alarda).

Evlerdeki süslemeler ikiye ayrılır:

1- Geometrik süslemeler (mozaik): Bu süsleme, süslenen alanın bir yıldızla başlayarak birbiri içine geçen geometrik parçalara bölünmesi ve sonra da farklı renklerde yıldızların ortaya çıkarılmasıdır.

2- Yazılar: Şiirler, Kuran’dan İncil’den bölümler ve ders verici öyküler

3- Su ve tutkalla ya da alkolle karıştırılmış toz boyalarla boyanmış renkli resimler. Bu resimler çoğunlukla ahşap satıhlar üzerine ya da direkt olarak duvar ve tavanlara yapılırlar.

Ahşap İşleri: Ahşap işleriyle birlikte dekorasyonda yeni bir moda akımı başlamış oldu ki bu da ahşabın üzerindeki kabartma desenlerin boyalar ve yaldızla boyanmasından ibaretti. Geleneksel Suriye evleri, ahşap kaplama duvarları ve tavanlarıyla diğerlerinden ayrılırlar, bu süsleme tekniğinin en güzel örneklerini bugün Şam, Humus, Hama ve Halep’teki harika ahşap panolarla süslü evlerde görebiliriz. Bu örneklerden bazıları Şam’daki Vakeel, Gazalah, Catargasi, Azm saraylarıdır ve benzer örnekler Hama’da da vardır. Evlerdeki panolar 17-18-19. yüzyıla aittir.

Duvar panoları, tavanlar, duvarlar ve pervazlar Suriye’nin Osmanlı dönemine ait el sanatlarının şaheserleri olarak görülmektedir.

Erken döneme ait panolarda çiçek desenleri, arabesk motifler, hayvan figürleri, kuşlar ve hatta insan figürleri gibi her türlü nesneye yer verildiğini görüyoruz. Daha sonraki dönemlerde sık sık kullanılan meyve tabakları, manzara resimleri ise Barok stiline yaklaşan bir tarza işaret ediyordu. Sanatçı, sıva üzerine boya ve yaldızla çalışıyordu. Değişmeyen şey ise şiirler, öğüt verici hikayeler ve Kuran ve İncil’den pasajlardır.

Vakeel’in Evi

17. yüzyılda El-Çedayde bölgesinde inşa edilmiştir.

Qua’a kare alanın ortasındadır ve tam ortada da havuz vardır. Bunun çevresinde üç adet eyvan vardır. Qua’a’nın ahşap işiyle bezeli 9 duvarı 1912’de satılmıştır ve Berlin’deki İslam müzesinde sergilenmektedir. Panolar İncil’den ve edebiyattan esinlenilmiş konular ve manzara, bitki, hayvan figürleriyle kitabeler içermektedir.

Evlerde sıkça kullanılan başka bir süsleme de taşa işlenen, kapıları ve pencereleri süsleyen çiçek motifli alınlıklardı. Bu süslemeler, aynı dönemde Avrupa’da ortaya çıkan Rokoko akımıyla benzerlik göstermektedir ve özellikle de taşın bol bulunduğu Halep’te dikkat çekmektedir. Bu tür süslemeleri Halep’te Frafear, Jalloom ve Bab Kenesren’deki önemli evlerde görebiliriz.

Açıkbaş Evi

18. yüzyılın ortalarında Assalibel’de inşa edilmiştir. Eyvanın arka duvarında bir tablet vardır. Tablet, üzerinde taşa oyulmuş kabartma çiçek motifleri bulunan bir taç çerçeveyle çevrelenmiştir. Kabartma üçgen ve yarım daire şekilli kabartmalar da vardır. Çiçek bezemeleri kapıları ve pencereleri süslemektedir ve aralarında da telkari biçimini alır. Aynı çiçek motiflerinin, kabartmaların kullanıldığı birbirine paralel iki sütun kornişi de vardır (pano 12).

Gazaleh Evi

17. yüzyılda El-Cedayda bölgesinde inşa edilmiştir.

Bir avlu, avluyu çevresinde bir eyvan, güneyde iki oda, batıda qua’a, bir küçük oda ve mutfaklı iki büyük odadan -doğu ucunda- oluşur. Evin iç duvarı kapıların ve pencerelerin üstlerini ve çevrelerini de kuşatan pek çok süslemeyle bezelidir. Bunların yanısıra qua’a ve diğerlerinin duvarlarını ve tavanlarını kaplayan ahşap işeri vardır.

Qua’a: Üç eyvanla çevrili kare şeklindedir, iki köşede iki oda vardır ve üzerlerinde de balkon yer alır.

Qua’anın tavanı ve 9 duvarı yeşil, kahverengi, kırmızı, koyu sarı ve açık kırmızı renkleriyle boyanmış ahşap panolarla süslüdür. Panolarda yine çiçek motifleri, vazolar ve kitabeler işlenmiştir (pano 3).

Ahşap kapı ve pencereler ahşaba oyulmuş yıldız şekilli oymalarla süslüdür.

Qua’anın Duvarı: Bir düzlem üzerinde bir kapı ve kapının her iki yanında ikişer pencere vardır. Pencerelerden her biri beyaz ve siyah parçalı kemer taşlarından yapılmış basık kemerlerle çevrilidir. En dışta yine siyah bir çerçeve vardır ve bu çerçeve de siyah, beyaz ve koyu sarı kemer taşlarıyla çevrilmiştir.

Eyvanın Duvarı: Siyah ve beyaz kemer taşlarından oluşan sivri bir kemerdir. İki kat süslemeye sahiptir: ilk katta bezemeli dikitler ve ikinci katta da kemere oyulmuş gibi duran bir tepe vardır.

Güney Duvarı: Pencere ve kapıların üzerleri iki yıldızın ya da çiçek motiflerinin çevresinde iç içe geçen şekillerden oluşan üçgenlerle süslenmiştir. Bazı kapı ve pencerelerin üzerinde dikit ya da kabuklarla süslü sivri kemerler uzanır. Lentoyla kemerin arasındaki alanda arabesk çiçek motifleriyle süslü bir tablet vardır. Duvarın yukarı kısımlarında üçgen çiçek ve geometrik desenlerle süslü hilaller vardır (pano 14).

Duvarın ortasında bir kapı ve kapının iki yanında da birer pencere vardır. Bunlar çizgili taşlardan yapılmıştır. Beyaz, siyah ve koyu sarı çentikli bir sıra kemer taşının altında lento uzanır.

Hilallerin çevresi tekrar eden geometrik süslerle çevrilidir, süslerin her birinin ortasında gül şeklinde bir rozet vardır ve küp şeklinde taşlarla çerçevelenmişlerdir.

Bu tip süsleme bu duvarda ve diğer duvarlarda sık sık tekrarlanmaktadır. Bunun bir örneği de Han el-Vezir’de karşımıza çıkmaktadır.

Avlunun, eyvanın, havuzun ve diğerlerinin zeminlerinde geometrik şekilde yerleştirilmiş renkli mermerler (mor, beyaz, siyah ve sarı) kullanılmıştır (pano 15).

El Vezir Han

Halep Valisi tarafından Svaykuate Ali tarafından (1682)11 inşa ettirilmiştir. Binanın süslemeleri dış tarafta ve iç tarafta doğu duvarında yoğunlaşmıştır.

Dış Duvar: Çizgili taşlardan örülmüş bir girişi vardır. Çevresinde tekrar eden geometrik desenler ve desenlerin ortasında gül şeklinde bir rozet vardır. Her iki tarafında taşa oyulmuş bir aslan vardır, aslanların çevresi de siyah taşlarla çevrilidir. Giriş, siyah, beyaz ve sarı kemer taşlarından yapılmış ve bir sıra dikit ve çiçek deseniyle süslü sivri kemerle çevrilidir.

Girişin üzerinde yıldız motifleriyle süslenmiş bölümün iki yanında bir sıra beyaz, siyah, pembe ve sarı çentikli kemer taşlarının altında iki dikdörtgen pencere vardır.

Duvarın üst kısmı taştan inşa edilmiştir ve bir süslü konsol ile çiçek desenleriyle bezeli yarım ay şekilli kemerin çevresinden dolanan küp şeklinde taşlardan oluşmuş bir çerçeve yer alır. Bu çerçevenin içinde sivri, dört merkezli, at nalı kemerlerin ve 6 köşeli yıldızın çevrelediği iki küçük pencere bulunur (pano 16).

Duvarın bu yüzü diğer kısımlardan daha yüksektir ve bir sıra palmiye yaprağı motifiyle süslenmiştir. Kuzey tarafında girişin yanında desteksiz üç sivri kemeri olan Sebil vardır. İlki 5 şaşırtıcı çiçek deseniyle süslenmiştir. İkincide bir dizi dikit vardır ve üçüncüsü de üç sıra palmiye yaprağı içeriri.

İç Duvar: (pano 17) Girişin üzerindeki yüksek kısım her biri birer sıra dikitle süslenmiş iki alçak dikey resesle kaldırılmıştır. Duvarda çizgili taştan yapılmış iki adet dikdörtgen pencere ve bir sıra çentikli kemer taşı yer alır. Pencerelerin her iki yanında da kolona bitişik birer meneviş vardır.

İki resesin orta kısmında birbirini takip eden küp şekilli taşlar ve iç içe geçmiş yarım dairelerle çevrili daire şeklinde hilaller vardır.

İki resesin yanlarında geometrik desenlerle süslenmiş, bir dizi küp şeklinde taşla çevrelenmiş iki pencere bulunmaktadır. Gazal evinde de bunlara benzer süslemelerden bahsetmiştik.

Girişin her iki yanında kolona bitişik menevişler vardır.

Şam

Dini binalar

Osmanlı dönemine ait çok sayıda önemli bina vardır, bunlardan bazıları:

1- Sultan Süleyman Külliyesi, 962-974h/1544-1566 yılları arasında inşa edilmiştir, birincisi tekke ikincisi de medrese olmak üzere iki büyük binadan oluşur.

2- Derviş Paşa Külliyesi
3- Sinan Paşa Külliyesi
4- As’ad Paşa el-Azim Hanı
5- As’ad Paşa el-Azim Sarayı Ve diğer birçok yapı vardır.

Süleymaniye Tekkesi

1445 yılında Sultan Süleyman’ın döneminde inşa edilmiş ve 1559-60’da açılmıştır. 6 binadan oluşur. Çizgili taşlar kullanılarak inşa edilmiştir. Ön tarafındaki dört merkezli dört revak orta avluyu çevreleyen kolonlar üzerine oturmuştur.

İbadethanenin ön kısmındaki revakın ibadethaneye giden iki sırası vardır ve bunlar bir basamakla ayrılırlar.

İbadethane: Kare şeklindedir, üzeri büyük bir kubbe ile örtülüdür. İbadethanenin içinde küçük mermer parçacıklarıyla yapılmış mozaikle çevrili dikitli bir mihrap bulunur. Kapılar ve pencerelerin üzerinde lentoyla siyah ve beyaz kemer taşlarından yapılmış dört merkezli payanda kemeri uzanır. Lentoyla kemerin arasındaki alan beyaz çerçeveli mavi, yeşil ve bazen de kırmızı renkli çiçek desenleriyle bezeli seramiklerle kaplıdır, bu seramikler demir kırmızı olmadığı için Şam’da üretilmiş ve zeminde de kobalt mavisi kullanılmıştır. Pencerelerin üzerlerinde kullanılan bu tür süsleme dış duvarlardaki kapıların üzerlerinde ve kuzey, batı ve doğu revaklarının arkasındaki odaların pencerelerinin üzerinde de kullanılmıştır.

Minareler: İki çokgen minaresinin balkonları dikitler üzerine oturmuştur ve çevreleri kafesli parmaklıklarla çevrilmiştir, minarenin konik şekilde daralan kısmı da seramiklerle kaplanmıştır.

İbadethanenin duvarları (pano 19): İbadethanenin bu bölümünün süslemeleri Halep’teki Hüsreviye ve Adiliyye’deki süslemelerle benzerlik gösterir.

Simetriktir. Aşağıdan pencerelerin üst kısımlarına kadar dikey beyaz ve mor mermerle kaplanmıştır, yukarı kısımlar yatay siyah ve sarı çizgili taşla kaplanmıştır.

Duvarın orta kısmında iki yanında küçük kolonlar bulunan dikitlerle süslü bir giriş kapısı vardır, kapı girişi beyaz ve siyah çentikli kemer taşlarıyla örülmüş bir basık kemerin altında uzanır. Kapının üzerindeki levhanın üzerinde binanın tarihçesini Türkçe olarak anlatan bir yazı vardır. Giriş kapısının çevresinde rengarenk mermerlerden (beyaz, siyah ve kırmızı) 6 köşeli yıldızlar oluşturan geometrik süslemeler göze çarpar.

Giriş kapısının yanında bir pencere ve dikitlerle süslü bir mihrap vardır.

Pencerenin çevresi mor mermer bir çerçeveyle çevrilidir, çerçevenin üzerinde siyah lento ve siyah ve beyaz kemer taşlarıyla yapılmış payanda ve sivri kemer bulunur. Kemerle lentonun arasındaki alan beyaz mermer çerçeve içinde yeşil ve açık mavi renklerde çiçek motifleriyle süslü çinilerle kaplıdır.

Selimiye Medresesi Selimiye Tekkesi’nin doğusunda (1566) yılında ayrı olarak inşa edilmiştir. Tasarımı Tekke’ninkine çok benzer.

Kuzey Dış Duvar-Giriş Kapısı: Ön tarafta ortada gül şeklini alan iç içe geçmiş çizgilerle çerçevelenmiş büyük bir sivri kemer vardır. Kemerin iki yanındaki iki dairesel sıra beyaz ve siyah çentikli kemer taşlarından yapılmıştır. Sıraların üzerindeki beyaz ve siyah kemer taşlarından yapılmış basık, büyük kemerin üzerinde de tekrar eden sekizgen şekillerle süslü mermer bir bant uzanır.

İbadethane: Kare şeklindeki ibadethanenin üstü büyük bir kubbeyle örtülüdür. Açık ve koyu mavi, açık ve koyu yeşil ve beyazla işlenmiş çiçek motifli çiniler duvarları kaplar ve mihrabı çevreler. Duvarın orta kısmında mihrabın üstüne kadar bir sıra çini uzanır. Bu çinilerle 12 hilalden birinin arasında üzerinde Kur’an’dan bölümler içeren bir tablet yer alır.

İbadethanenin üzerini örten kubbenin merkezinde Kur’an’dan alınmış bölümler 4 kez tekrarlanarak bir gül motifi oluşturur.

Mihrap (pano 20): Mihrap çinilerle süslüdür, 10 köşeli bir çokgenin yarısına benzer bir şekil alır, her açının kendi süslü çerçevesi vardır.

Dikitli bir nişle süslenmiş mihrabın ön kısmında beyaz ve siyah kemer taşlarından yapılmış bir at nalı kemeri vardır.

Dikitler 5 sıradır. Kemer üstü dolgusu beyaz, mavi ve yeşil çinilerle kaplıdır.

İbadethanenin Duvarları (pano21): Alt kısımlar çizgili taştan yapılmıştır ve siyah ve beyaz kemer taşlarından yapılmış sivri at nalı kemerle çevrilmiş bir resesin içine yapılmış bir girişi vardır. Kemerin üzerindeki kemer üstü dolgusu mavi, koyu mavi, yeşil, koyu yeşil ve beyaz renklerle işlenmiş çinilerle kaplıdır, çevresi de sarı renkli zigzag çerçeveyle çevrelenmiştir. Resesin iki yanında pencereler vardır. Her pencerenin üzeri çentikli kemer taşına benzer şekil verilmiş bir renkli sıva kuşağı vardır. Bu sıva kuşağı resesin kemerinin yukarı kısmını da saracak şeklide uzanır ve bunun çevresi de bir sıra geometrik ve yıldız şekilli daireler ve karelerle sarılmıştır.

Derviş Paşa Camii

Addawishiyya’da 1571-5 yılları arasında Derviş Paşa tarafından yaptırılmıştır. İçinde bir türbe, bir medrese, minarenin önünden geçerek avluya çıkan bir giriş, güneyde ibadethane ve ibadethanenin önündeki revaktan oluşur.

Dış Duvar Giriş: Çizgili taşlarla inşa edilmiş bir giriş kapısından ibarettir, içinde dikitlerin olmaması dikkat çekmektedir.

Süslemeler renklendirilmiş harçla boyanmış süslemelerden ibarettir.

Ön tarafta yıldız motifleriyle süslü bir sivri kemer vardır. Girişin üzerinde siyah ve beyaz kemer taşlarıyla yapılmış basık kemer uzanır. Kemerin çevresinde ortada gül oluşturacak şekilde birbiri içine geçmiş çizgilerle süslü bir kuşak vardır. Bu kuşağın üzerindeki tablette tarihçe bilgileri yer alır. Bu tablet de birincisi zigzaglı ikincisi ortasında gül şeklinde bir madalyonu bulunan sekizgenlerden oluşan iki kuşakla çevrilidir. İki çerçevenin arasında kırmızı, yeşil ve pembeyle renklendirilmiş sıva vardır. Duvarlar ve kemer taşları, dairesel ya da köşeli sıralar halinde içleri sıvayla doldurulmuş oyma geometrik şekillerle çevrilidir.

İbadethane (pano 22): İki kolon üzerine oturan iki kemer 7 kubbeyle örtülmüş 3 bölüme ayrılmıştır. Bir alın üzerine oturan en yüksek kubbesi ortadaki kare kısmı örter ve ibadethanenin her bir yanını çevreleyen 3 kubbesi vardır.

Orta kubbe boyalıdır. Tam ortası Selimiye’deki gibi gül şekli oluşturacak şekilde 4 kez tekrarlanan Kur’an bölümleriyle süslüdür.

Taşıyıcı kolonlar dokuzgendir, arabesk ve karmaşık motiflerle süslenmişlerdir. Başlıkları baklava şeklinde süslenmiştir. Güney duvarının yukarı kısımlarından aşağıya doğru uzanan 64 çininin üzerinde mavi zemine beyaz renkle yazılmış bir metin vardır.

Kuzey duvarı çiçekli arabesk desenlerle süslü bir kuşakla çevrilmiş çinilerle süslüdür.

Mihrap (Pano 22): Yoğun şekilde süslenmiştir. Öndeki kemerin çevresi siyah-beyaz zigzaglı kuşakla çevrilmiştir. Niş de yine siyah-beyaz zigzaglarla süslüdür. Mihrabın üzerinde kahverengi, beyaz, siyah ve mor geometrik bir levha bulunur. Bunun iki yanında siyah çerçeveli levhalar vardır. Kemer üstü dolguları mozaik gibi görünen çok titiz bir süslemeyle kaplıdır. Mihrabın doğu kısmında üzeri arabesk motifleriyle bezenmiş kahverengi mermer bir levha vardır.

Mihrabın resesi iki Korint tarzı sütunla takviye edilmiştir.

İbadethanenin (kuzey-batı) köşesinde inşa edilmiş olan Asudda dikitli başlıkları olan dokuzgen kolonlar üzerine oturur.

İbadethanenin duvarları: Pencerelerin üst kısımlarına kadar sekizgen çinilerle kaplanmıştır. Yine çinilerle kaplı bir mihrapla seramik taş kaplı başka bir mihrap ve iki yeşil kolon, kemer üstü dolgusu beyaz zemine mavi ve turkuaz işlemeli bir kemerden oluşur.

Assabeel: Binanın kuzeydoğu köşesinde nişe benzeyen, tamamen süslenmiş bir reses vardır (bir kuşak zigzag, sıvayla doldurulmuş yıldız şekilleri, çiniler ve 4 satırlık bir metin).12

Minare: 20 köşeli bir çokgendir; düz taşlardan inşa edilmiştir; balkonu bir dizi dikitin üzerindedir.

Sivil Binalar

Azm Sarayı

Omayyad Camii’nin yakınında 1749 yılında inşa edilmiştir. Tipik bir evdir. Sibaii, Dahdah, Horaniye gibi pek çok 18. yüzyıl evine benzer. Bu saray çok büyük bir saraydır ve odaları çok süslüdür. En önemlisi:

Ana qua’a (pano23): Avlunun güney kısmında yer alır ve genellikle olduğu gibi üç eyvanla çevrelenmiş bir kare alan içerir. Öndeki eyvanın güney duvarının ortasındaki resesi iki reses takviye eder. Bu resesin yanındaki pencerelerin üzerinde beyaz, siyah ve sarı çentikli kemer taşlarından yapılmış basık kemer uzanır. Üç resesin üzerinde bir dikitli niş vardır. İki küçük kolon üzerine oturan sivri kemer çentikli ve renkli taşlardan yapılmıştır. Kemer üstü dolgularında görülen yıldız motiflerinin üzerinde beyaz zemine yaldızlı yazılmış parlak metinler, onların da üzerinde de iki sıra yaldızlı dikitten oluşan bir korniş bulunur. Öndeki reseslerin arasındaki duvar beyaz, siyah ve sarı çizgili taşlardan örülmüştür.

Eyvan düz ahşap bir tavanla kapatılmıştır, tavan çiçek desenleri ve geometrik desenlerle süslenmiştir ve yeşil, kırmızı, kahverengi ve yaldızla boyanmıştır (pano 24).

Eyvan iki karşılıklı duvarı, dört resesi bulunan diğer eyvanların duvarlarına benzemektedir. Her biri beyaz, siyah ve sarı çentikli kemer taşlarıyla örülmüş birer basık kemerle örtülmüştür. Kemerlerin üzerinde de bazıları sıvayla doldurulmuş taşa oyulmuş geometrik desenler içeren tabletler vardır.

Batı Qua’a: Her zamanki gibi üç eyvanla çevrili bir kare alandan oluşur. Ön eyvanın duvarı diğer duvarlar boyalı ve süslemeli ahşap panolardan oluşur.

Güney Eyvanı: Eyvanın güney duvarı dört resesle zenginleştirilmiştir. Her birinin üzerinde beyaz ve sarı çentikli kemer taşlarından yapılmış basık kemerler uzanır. Kemerlerin üzerinde de tüm duvarları kaplayan bir kuşak geometrik süsleme vardır. En üstte de dört adet tablet yer alır. Tabletler, kuşak ve kemer taşları içleri renkli sıvayla doldurulmuş taşa oyulmuş geometrik şekillerle süslenmiştir.

İç Duvarlar (pano 25): Avluyu saran tüm duvarlar beyaz, siyah ve sarı çizgili taşlardan örülmüş ve Ablaquela süslenmiştir. Her kapı ve pencerenin üzerinde bir tablet bulunur.

Pencerelerin üzerinde Ablaquela süslü beyaz ve sarı kemer taşlarıyla örülmüş basık kemerler uzanır.

Duvarların yukarı kısımlarında çiçek motifleri işlenmiş çerçeveler içinde hilaller vardır.

Havuz (pano 26): Kuzeyde, Ana Qua’anın önünde çok güzel sekizgen sığ bir havuzun olduğu bir revak bulunur. Havuzun kenarları suyun havuzun çevresine taşmasını sağlayacak kadar alçaktır. Havuzda kullanılan küçük mermer taş parçacıkları çeşitli geometrik şekiller oluşturmaktadır.

Esat Paşa El-Azim Hanı

Buzuriye Çarşısı’nda (1752-3) yapılmıştır. Sanat şaheseri olarak kabul edilmektedir. Çazgili taşlardan inşa edilmiştir. Planı simetriktir. Girişi doğu-batı ekseni üzerindedir. Üzeri dokuz kubbeyle kapatılan avlunun çevresinde zemin katta iki sıra odayla birinci katta da odaların önündeki revakla çevrelenmiştir. Osmanlı Devri’nden önce Şam’da üzeri kapalı han avlusu bulunduğuna dair hiçbir kanıt yoktur. Bu nedenle de bunun gibi diğer üzeri kapalı hanların da Osmanlı Dönemi’nde yapıldığını kabul edebiliriz. 13

Ana Girişin Duvarları: Ortasında üç adet tek eksenli kemeri olan bir kapısı vardır. En küçüğü beyaz ve siyah çentikli kemer taşlarıyla yapılmıştır. Her bir kemer iki yanındaki küçük, ince kolonların üzerine oturur. Kolonların gövdeleri dikey ve yatay zigzag ve kıvrımlarla süslüdür. Kapının üzerinde dört sıra dikit ve bunların üzerinde de tarak niş vardır. Kapının üzerinde uzanan basık kemer bir çerçeveyle sarılmıştır. Bu çerçeve kapının tam üzerinde iki tane teğet yarım daire oluşturur, dairelerden altta olanına tarihçeye ilişkin bilgiler işlenmiştir. Kemerin üzerinde, yarım dairelerin her iki yanında çiçek motifleriyle süslü iki alan bulunur.

Arkada, üzeri demirle süslenmiş iki adet katlanır ahşap kapı vardır. Kapılardan birinde bir de küçük kapı vardır. Giriş renkli bezemelerle çok özenle süslenmiştir. Avluda kemerlerin üzerine oturduğu dört adet süslü sütun vardır.
Duvarlar çizgili taşlarla örülmüş, dört kubbe de kırmızı ve mavi renkli sıvalarla değişik hatlar çizilerek süslenmiştir.

Hama

Hama’daki Azm Sarayı

18. yüzyılda inşa edilmiştir. Suriye’deki diğer saraylarla benzer özellikler taşır. Ana Qua’ada mermer, duvarları ve tavanı kaplayan boyalı ahşap, havuzlar ve sebiller gibi pek çok süsleme türü kullanılmıştır.

Sonuç

Erken Osmanlı döneminde inşa edilen binalardaki süslemeler binanın türüne göre ya da kullanılan malzemeden ötürü yapıldığı şehre göre farklılık göstermektedir.

Şam’da ve Halep’te süslemelerin daha çok yoğunlaştığı yerler:

– İbadethane, duvarları, kapısı, mihrabı, minberi, minaresi, dini binalarda.
– Girişin bulunduğu dış cephe, hanlarda, kamu binalarında.
– İç cepheler, Qua’alar, eyvanlar, havuzlar, evlerde ve saraylarda,
– Osmanlı tarzı binalarda kullanılan süsleme türleri şunlardır:

Mozaik: Geometrik ve Çiçek Motifli Süsleme: Küçük taş ya da mermer parçaları çok güzel geometrik şekiller oluşturur. 5 cm’den daha büyük parçaların yanı sıra sadece 1 cm’lik çok küçük parçalar da kullanılır. Sebillerde, havuzlarda, çeşmelerde ve diğer yerlerde görülen bu tür süslemelerin on binlerce parçadan oluşanları vardır. İslam mimarisinde görülen ilk mermer mozaik örneği 1154’te Şam’da inşa edilen Muristan Nuriddin’dir.

Geometrik ve Çiçek Desenleri: Taşa oyulanlar

Ablaque (Sıva): Geometrik desenler ya da çiçek motifleri taşa oyulur ve içleri renkli sıvayla doldurulur. Bu tür süsleme Şam’daki yapıların iç cephelerinde avlunun çevresinde, özellikle de özenle süslenmiş evlerde görülmektedir. Halep’te Ablaque çizgili taş anlamına gelmektedir.

Dikit: Bir biri üzerine gelen yatay nişler dizisidir. Dikitler en çok taşa, mermere, sıvaya ve ahşaba oyulurdu. Giriş kısmındaki en erken kullanımı Halep’teki Shazbakht Medresesi’nde taşa oyulmuş olarak görüyoruz.

Dizi: Memlükler döneminde binayı yapanın işine ilişkin şekiller olarak başlamış, Osmanlı döneminde süs haline gelmiştir. Yuvarlak ya da çokgendir, üzeri çiçek motifleri, geometrik desenler ya da nadiren de hayvan figürleriyle süslüdür.

Çiniler: Şam’da Memlükler döneminde de kullanılmıştır. Bu döneme ait bir örnek 15. yüzyılda inşa edilmiş olan Terouzi Camii’nde görülmektedir. Duvarların çiniyle kaplanması İran’da bu tarihten önce de bilinen bir teknikti.

Suriye’de kare şekilli ya da sekizgen çinilerin kullanımı Osmanlı döneminde yaygınlaştı. Seramikler camilerin, medreselerin, Halep ve Şam’daki evlerin duvarlarını süsledi. Sadece dini yapılarda değil, evlerde de kullanıldı. Bunun örneğini 17. yüzyılda Halep’te inşa edilmiş olan Canbulat Sarayı’nda görüyoruz. Bu bina, eyvanının duvarlarını süsleyen kare şekilli çinilerle ünlüdür.

Çinilerin boyutları farklı farklıdır. Kareler 21-23 cm arasındadır. Bu çinilerin Türkiye’de çinileriyle ünlü İznik’te yapıldığı söyleyenler olduğu kadar o günlerde Halep ve Şam’da da çini üretiminin yapıldığını iddia edenler vardır.
Şam’daki Osmanlı Dönemi çinileri üçe ayrılır:

1- Süleymaniye tekkesi çinileri: beyaz üzerine çok titiz palmiye yaprakları vardır.

2- Assiniyya çinilerinin daha az maharetle yapılmış motifler ve iç içe geçmiş motifler içerdiği görülmektedir.

3- Addawishiyya’da yıldız motifi kullanılmıştır.21 Sırlı çinilerin kullanıldığı en önemli binalar:

Şam: Süleymaniye Tekkesi (1554), Selimiye (1560), Saadettin Zaviyesi, Mustafa Paşa Mescidi (1563), Addarweeshiyya (1571), Derviş Paşa Türbesi (1579), Assinaniyya (1585).

Halep: Canbulat Sarayı, Hüsreviyye, Al Adiliyya, Al Bahramiyya.

Yazmalar: Kapıların, minberin üzerinde, duvarlarda. Taş, çini ya da metal üzerine yazılmış olanları vardır.

Geometrik ve çiçek motifli kafesler:

-Taş üzerinde (pencerelerin, kapıların üzerinde, minarelerin korkuluklarında) -Ahşap üzerinde (sudda ve minberlerde),

-kafesli sıva üzerinde (hilaller), vitrayla doldurulur, daha çok ibadethane ve bazen de odalarda kullanılır.

İç İçe Geçen Mermer Panolar: İlk olarak Eyyübilerden kalma Shadthbakthtiyya ve Firdevs ve diğerlerinin mihraplarında kullanılmaya başlanmış daha sonra Osmanlı Dönemi’nde Bahramiyyada ve Ulu Cami’nin cephelerinde kullanılmıştır.

Renkli Çentikli Kemer Taşları: Bu tür süslemeler ilk olarak Eyyübiler Dönemi’nde görülmeye başlanmış ancak Memlüklere kadar yaygınlık kazanmamıştır. Daha sonra Osmanlı döneminde gelişme göstermiş ve pek çok karmaşık figür kullanılmaya başlanmıştır.

Alçak Dikey Resesler: Üzerlerinde bir sıra dikit bulunur.

Ahşap İşleri: Eski stilde ahşap oymalar ya da ufak ahşap parçalarının birleştirilmesiyle yapılan işler Osmanlı döneminde gerilemiş ve kapı ve pencerelerde kullanımı popülerliğini yitirmiştir.

Al Acami olarak bilinen daha farklı bir ahşap işi ortaya çıkmıştır. Bu yeni stilde kabartma ahşap figürler renkli boyalar ve yaldızla boyanıyordu. Bu resimlerde ünlü şehirlerinden manzaralarından, tabağın içine yerleştirilmiş meyvelere, çiçek motiflerinden geometrik desenlere kadar pek çok konu işleniyordu ve çevrelerinde de metinler yer alıyordu.

Ahşap tavanlar iki şekilde inşa ediliyordu: ya süslü kirişlerle tutturuluyor ya da kirişsiz hali gibi boyanıyordu.

Weltsiger, tavanın süslemeli ahşapla kaplanması uygulamasının çok eski bir uygulama olduğunu ve Osmanlı döneminde ortaya çıkan şeklin çok eski bir geleneğin ürünü olduğunu ve Şam’daki en eski bezemeli tavanın 8. yüzyıldan kalma Al-Bistami Evi’nde bulunduğunu söylemektedir. Ancak ben, duvarların bezemeli ahşapla kaplanması uygulamasının Osmanlı döneminde başladığını düşünüyorum.

1 Rihawi A. s. 225.
2 Al Gazzi K. cilt 2 s. 93.
3 RIMOND A. s 111.
4 Daha fazla bilgi için bkz. Jasser L S 344.
5 Al Gazzi. K. Vol 2 s 89.
6 Al Gazzi. K. Vol 2 s 45. Jasser L. S 393 725.
7 For more details look: Jasser. L. S 397.
8 Al Gazzi. K. cilt 2 s 41.
9 Gazzi vol 2. s189.
10 Gazzi vol 2. s 187.
11 Al Gazzi. K. cilt 2 s 150.
12 Welsiger C. Watsiger C s 135.
13 Weltsiger. C. Watsinger. C. s 162-164.

Bahnasi A 1968, Ashsham the Civilization. 1st editiion Ministry of Culture, 293p Gonila U Aleppin house p 5.

Creswell K. A. C. 1978 The Muslim Architecture of Egypt, 2nd edition Haker Art Books New York 300 p. Al Gazzi. K 1991. The River of Gold in Alepin History, the 2d edition dar al kalam Aleppo 3vol, 1649p.

Issa A. M. 1988-Glossary For Islamic Art Terms. Istanbul. 77p. Jasser. L 2000. The Archaeological Madrasas in Aleppo. the 1st edition Aleppo 725f.

Kurd Ali. M 1971. khutat Ashsham 2nd edition Dar Al Ilm Beirut vol 4276p.

Rihawi A. 1979 The Islamic Arabian Architecture Ministry of Culture Damascus 306p. Rimond. A. 1986-Arabian Capitals, its Architect and Planning in Ottoman Era, 1st edition Dar Al Magd 164p.

Weltsiger. C. Watsinger. C 1924 in Germany, 1984 in Arabic. The Islamic Archeology in Damascus City. Damascus 483p. Çeviren: Nesligül Özgen

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.